Tevbe/Bara'e Sûresi52. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | هل | — | hel | """Do" | |
| 3 | تربصون | ر ب صRBṦ | terabbeSūne | gözetiyor musunuz? | you await |
| 4 | بنا | — | binā | bizim için | for us |
| 5 | إلا | — | illā | yalnız | except |
| 6 | إحدى | ا ح دEḪD̃ | iHdā | birini | one |
| 7 | الحسنيين | ح س نḪSN | l-Husneyeyni | iki iyilikten | (of) the two best (things) |
| 8 | ونحن | — | veneHnu | ama biz | while we |
| 9 | نتربص | ر ب صRBṦ | neterabbeSu | gözetiyoruz | [we] await |
| 10 | بكم | — | bikum | size | for you |
| 11 | أن | — | en | that | |
| 12 | يصيبكم | ص و بṦVB | yuSībekumu | ulaştırmasını | Allah will afflict you |
| 13 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah will afflict you |
| 14 | بعذاب | ع ذ بAZ̃B | biǎƶābin | bir azab | with a punishment |
| 15 | من | — | min | from | |
| 16 | عنده | ع ن دAND̃ | ǐndihi | kendi tarafından | [near] Him, |
| 17 | أو | — | ev | veya | or |
| 18 | بأيدينا | ي د يYD̃Y | bieydīnā | bizim ellerimizle | by our hands? |
| 19 | فتربصوا | ر ب صRBṦ | feterabbeSū | haydi gözetin | So wait, |
| 20 | إنا | — | innā | biz de | indeed, we |
| 21 | معكم | — | meǎkum | sizinle beraber | with you |
| 22 | متربصون | ر ب صRBṦ | muterabbiSūne | gözetenleriz | "(are) waiting.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل هل تربصون بنا الا احدى الحسنيين ونحن نتربص بكم ان يصيبكم الله بعذاب من عنده او بايدينا فتربصوا انا معكم متربصون
Arapça (Harekeli)
قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَا إِلَّا إِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ أَن يُصِيبَكُمُ اللَّهُ بِعَذَابٍ مِّنْ عِندِهِ أَوْ بِأَيْدِينَا فَتَرَبَّصُوا إِنَّا مَعَكُم مُّتَرَبِّصُونَ
Transliterasyon
Kul hel terabbesûne binâ illâ ıhdel husneyeyn|i| ve nahnu neterabbesu bikum en yusîbekumullâhu bi azâbin min indihî ev bi eydînâ, fe terabbasû innâ meakum muterabbisûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul hal tarabba<span class="u">s</span>oona bin<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>i<span class="u">h</span>d<span class="u">a</span> al<span class="u">h</span>usnayayni wana<span class="u">h</span>nu natarabba<span class="u">s</span>ubikum an yu<span class="u">s</span>eebakumu All<span class="u">a</span>hu biAAa<span class="u">tha</span>bin minAAindihi aw bi-aydeen<span class="u">a</span> fatarabba<span class="u">s</span>oo inn<span class="u">a</span>maAAakum mutarabbi<span class="u">s</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Bizim ya gazi yahut şehît olmamızdan, o iki güzel âkibetten birine uğramamızdan başka bir şey mi gözetmedesiniz? Ve biz de sizin ya Allah katından, yahut da bizim elimizle, bizim tarafımızdan bir azâba uğramanızı gözleyip beklemedeyiz. Haydi siz gözetleyedurun, biz de sizinle berâber gözetlemekteyiz.
Ali Bulaç
De ki: "Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah'ın ya Kendi Katından veya bizim elimizle size bir azap dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Bize ancak iki güzel şeyden birinin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Öyle ise bekleyiniz, biz de doğrusu sizinle birlikte beklemekteyiz.”
Diyanet İşleri
De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz.
Edip Yüksel
De ki: "Biz sizin için, ALLAH'ın, ya kendi tarafından veya bizim elimizle sizi cezalandırmasını umarken siz bizim için ancak iki güzelden birini (gazilik veya şehitlik) umabilirsiniz. Umutla bekleyin, biz de umutla bekliyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Siz bizde iki güzelliğin (Zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi siz gözetedurun, biz de sizinle beraber gözetmekteyiz."
Erhan Aktaş
De ki: “Bize iki güzellikten* birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah’ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz.”
Hakkı Yılmaz
De ki: “Siz, bize iki güzelliğin birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size, Allah'ın Kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi, siz gözetedurun, şüphesiz biz de sizinle beraber gözetenleriz.”
Muhammed Esed
De ki: "Bize (olması mümkün) iyiler iyisi iki şeyden birisi değil de, ille de (kötü) bir şey olmasını mı umup gözlüyorsunuz? Fakat, bilin ki, sizin kadar biz de gözlüyoruz, Allah'ın (ya) kendi katından ya da bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını! O halde, umutla gözleyin; bilin ki, biz de sizinle birlikte gözleyeceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Bizim için iki güzellikten biri değil de, ille de (kötülük) beklentisi içinde misiniz? Bizim size ilişkin beklentimizse -O'nun katından ya da bizim elimizle- Allah'ın gazabına uğramanızdır. Artık bekleyin; bilin ki biz de sizinle birlikte bekliyoruz!"
Suat Yıldırım
Münafıklara de ki: “Bizim hakkımızda bekleyip gözlediğiniz, iki güzel şeyden, yani zaferden veya şehid olmaktan başka bir şey midir? Biz ise Allah'ın, ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!
Süleyman Ateş
De ki: "Bize yalnız iki iyilikten (ya gazilik veya şehidlikten) birini gözetmiyor musunuz? Ama biz, Allah'ın size ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azab ulaştırmasını gözetiyoruz. Haydi gözetin, biz de sizinle beraber gözetenleriz."
Şaban Piriş
De ki:-Bize iki iyiden başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allahın kendi katından veya bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin siz, biz de sizinle bekleyenleriz!
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Bizim için iki güzelliğin birinden başkasını mı bekliyorsunuz? Biz de size Allah'ın, kendi katından veya bizim ellerimizle bir azap çarptırmasını bekliyoruz. Artık bekleyin, sizinle beraber biz de bekliyoruz."
Edip-Layth-Martha
Say, "While we wait for you to be afflicted by God with retribution from Him, or at our hands you can only expect for us one of two good things. So wait, we are with you waiting."
Muhammad Asad
Say: "Are you, perchance, hopefully waiting for something [bad] to happen to us-[the while nothing can happen to us] save one of the two best things?* But as far as you are concerned, we are hopefully waiting for God to inflict chastisement upon you, [either] from Himself* or by our hands! Wait, then, hopefully; behold, we shall hopefully wait with you!"
Rashad Khalifa
Say, "You can only expect for us one of two good things (victory or martyrdom), while we expect for you condemnation from GOD and retribution from Him, or at our hands. Therefore, wait, and we will wait along with you.",
The Monotheist Group
Say: "You can only expect for us one of two good things; while we wait for you to be afflicted by God with a retribution from Him, or by our hands. So wait, we are with you waiting."