Tevbe/Bara'e Sûresi6. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإنve inve eğerAnd if
2أحدا ح دEḪD̃eHadunbirisianyone
3منmine-danof
4المشركينش ر كŞRKl-muşrikīneortak koşanlar-the polytheists
5استجاركج و رCVRstecārakeaman dilerseseek your protection
6فأجرهج و رCVRfeecirhuonu yanına althen grant him protection
7حتىHattāta kiuntil
8يسمعس م عSMAyesmeǎişitsinhe hears
9كلامك ل مKLMkelāmesözünü(the) Words of Allah.
10اللهllahiAllah'ın(the) Words of Allah.
11ثمṧummesonraThen
12أبلغهب ل غBLĞebliğhuonu ulaştırescort him
13مأمنها م نEMNme'menehugüvenli bir yere(to) his place of safety.
14ذلكƶālikeböyle (yap)That
15بأنهمbiennehumçünkü onlar(is) because they
16قومق و مGVMḳavmunbir topluluktur(are) a people
17لا(who) do not know.
18يعلمونع ل مALMyeǎ'lemūnebilmez(who) do not know.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وان احد من المشركين استجارك فاجره حتى يسمع كلم الله ثم ابلغه مامنه ذلك بانهم قوم لا يعلمون

Arapça (Harekeli)

وَإِنْ أَحَدٌ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ اسْتَجَارَكَ فَأَجِرْهُ حَتَّى يَسْمَعَ كَلَامَ اللَّهِ ثُمَّ أَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Ve in ehadun minel muşrikînestecâreke fe ecirhu hattâ yesmea kelâmallâhi summe eblighu me´meneh|u|, zâlike bi ennehum kavmun lâ ya´lemûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-in a<span class="u">h</span>adun mina almushrikeena istaj<span class="u">a</span>rakafaajirhu <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yasmaAAa kal<span class="u">a</span>ma All<span class="u">a</span>hithumma ablighhu ma/manahu <span class="u">tha</span>lika bi-annahum qawmun l<span class="u">a</span>yaAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Müşriklerden biri, senden aman dilerse aman ver ona da Allah sözünü dinlesin, sonra da emîn olduğu yere dek yolla onu. Bunun sebebi de, onların, bilmeyen bir topluluk olmalarıdır.

Ali Bulaç

Eğer müşriklerden biri, senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.

Bayraktar Bayraklı

Müşriklerden biri senden güvence isterse, Allah'ın kelâmını anlaması için ona fırsat ver; sonra yine Müslüman olmazsa onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu müsamaha, onların bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.

Diyanet İşleri

Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelamını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.

Edip Yüksel

Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.

Erhan Aktaş

Eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah’ın sözlerini öğrenip anlama imkânı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir kavimdir.

Hakkı Yılmaz

Eğer ortak koşanlardan herhangi biri aman dilerse, Allah'ın kelâmını dinlemesi için ona aman ver. Sonra onu güvenli yerine ulaştır. Bu, şüphesiz onların bilmeyen bir toplum olmaları nedeniyledir.

Muhammed Esed

Ve Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlardan biri senin korumana başvurursa, onu koruma altına al, olur ki (senden) Allah'ın sözünü işitip anla(yabili)r; ve sonra onu, kendini güvenlik içinde hissedebileceği bir yere ulaştır; bu (davranışın), onların (belki de yalnızca) (hakkı) bilmedikleri için (günah işleyen) kimselerden olmaları ihtimalinden dolayıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isterse ona sığınak ol; bakarsın Allah'ın kelamına kulak verir. Sonunda onu kendini güvende hissedebileceği bir yere bırak! Böyle davran, çünkü onlar hakikati bilmeyen bir topluluktur.

Suat Yıldırım

Eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isteyip yanına gelmek isterse, sen ona güvence ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesin, düşünsün. Sonra şayet Müslümanlığı benimsemezse onu, kendisini güvenlikte hissedeceği yere (vatanına) ulaştır. Öyle! (Bu sığınma ve gönderme işlemini yapmalı), zira onlar İslâm'ın gerçek mahiyetini bilmeyen bir topluluktur.

Süleyman Ateş

Ve eğer ortak koşanlardan biri güvence dileyip yanına gelmek isterse, onu yanına al ki, Allah'ın sözünü işitsin; sonra onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Böyle (yap), çünkü onlar, bilmez bir topluluktur.

Şaban Piriş

Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onu güvene al, ta ki Allahın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse / senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah'ın kelamını dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.

Edip-Layth-Martha

If any of those who have set up partners seeks your protection, then you may protect him so that he may hear the words of God, then let him reach his sanctuary. This is because they are a people who do not know.

Muhammad Asad

And if any of those who ascribe divinity to aught beside God seeks thy protection,* grant him protection, so that he might [be able to] hear the word of God [from thee]; and thereupon convey him to a place where he can feel secure:* this, because they [may be] people who [sin only because they] do not know [the truth].

Rashad Khalifa

If one of the idol worshipers sought safe passage with you, you shall grant him safe passage, so that he can hear the word of GOD, then send him back to his place of security. That is because they are people who do not know.,

The Monotheist Group

And if any of the polytheists seeks your protection, then you may protect him so that he may hear the words of God, then let him reach his sanctity. This is because they are a people who do not know.