Tevbe/Bara'e Sûresi69. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كالذين | — | kālleƶīne | gibi | Like those |
| 2 | من | — | min | before you | |
| 3 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden öncekiler | before you |
| 4 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idiler | they were |
| 5 | أشد | ش د دŞD̃D̃ | eşedde | daha yaman | mightier |
| 6 | منكم | — | minkum | sizden | than you |
| 7 | قوة | ق و يGVY | ḳuvveten | kuvvetçe | (in) strength, |
| 8 | وأكثر | ك ث رKS̃R | ve ekṧera | ve daha çok | and more abundant |
| 9 | أموالا | م و لMVL | emvālen | mal | (in) wealth |
| 10 | وأولادا | و ل دVLD̃ | ve evlāden | ve evladça | and children. |
| 11 | فاستمتعوا | م ت عMTA | festemteǔ | onlar zevklerine baktılar | So they enjoyed |
| 12 | بخلاقهم | خ ل قḢLG | biḣalāḳihim | kendi paylarına düşenle | their portion, |
| 13 | فاستمتعتم | م ت عMTA | festemteǎ'tum | zevkinize baktınız | and you have enjoyed |
| 14 | بخلاقكم | خ ل قḢLG | biḣalāḳikum | payınıza düşenle | your portion |
| 15 | كما | — | kemā | gibi | like |
| 16 | استمتع | م ت عMTA | stemteǎ | zevklerine baktıkları | enjoyed |
| 17 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | those |
| 18 | من | — | min | before you | |
| 19 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden öncekilerin | before you |
| 20 | بخلاقهم | خ ل قḢLG | biḣalāḳihim | kendi paylarına düşenle | their portion, |
| 21 | وخضتم | خ و ضḢVŽ | ve ḣuDtum | ve siz de daldınız | and you indulge |
| 22 | كالذي | — | kālleƶī | gibi | like the one who |
| 23 | خاضوا | خ و ضḢVŽ | ḣāDū | dalanlar | indulges (in idle talk). |
| 24 | أولئك | — | ulāike | onlar | Those, |
| 25 | حبطت | ح ب طḪBŦ | HabiTat | boşa gidenlerdir | worthless, |
| 26 | أعمالهم | ع م لAML | eǎ'māluhum | yaptıkları | (are) their deeds |
| 27 | في | — | fī | in | |
| 28 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyada | the world |
| 29 | والآخرة | ا خ رEḢR | vel'āḣirati | ve ahirette | and (in) the Hereafter. |
| 30 | وأولئك | — | ve ulāike | ve işte | And those, |
| 31 | هم | — | humu | onlardır | they |
| 32 | الخاسرون | خ س رḢSR | l-ḣāsirūne | ziyana uğrayanlar | (are) the losers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كالذين من قبلكم كانوا اشد منكم قوة واكثر امولا واولدا فاستمتعوا بخلقهم فاستمتعتم بخلقكم كما استمتع الذين من قبلكم بخلقهم وخضتم كالذى خاضوا اولئك حبطت اعملهم فى الدنيا والءاخرة واولئك هم الخسرون
Arapça (Harekeli)
كَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ كَانُوا أَشَدَّ مِنكُمْ قُوَّةً وَأَكْثَرَ أَمْوَالًا وَأَوْلَادًا فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُم بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذِينَ مِن قَبْلِكُم بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذِي خَاضُوا أُولَئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Transliterasyon
Kellezîne min kablikum kânû eşedde minkum kuvveten ve eksere emvâlen ve evlâdâ(evlâden), festemteû bi halâkihim, festemta’tum bi halâkikum kemastemteallezîne min kablikum bi halâkihim ve hudtum kellezî hâdû, ulâike habitat a’mâluhum fid dunyâ vel âhıreh(âhıreti), ve ulâike humul hâsirûn (hâsirûne).
Transliteration (Eng.)
Ka<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena min qablikum k<span class="u">a</span>nooashadda minkum quwwatan waakthara amw<span class="u">a</span>lan waawl<span class="u">a</span>danfa<span class="b">i</span>stamtaAAoo bikhal<span class="u">a</span>qihim fa<span class="b">i</span>stamtaAAtumbikhal<span class="u">a</span>qikum kam<span class="u">a</span> istamtaAAa alla<span class="u">th</span>eena minqablikum bikhal<span class="u">a</span>qihim wakhu<span class="u">d</span>tum ka<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eekh<span class="u">ad</span>oo ol<span class="u">a</span>-ika <span class="u">h</span>abi<span class="u">t</span>at aAAm<span class="u">a</span>luhumfee a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khirati waol<span class="u">a</span>-ikahumu alkh<span class="u">a</span>siroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Siz de, sizden öncekilere benziyorsunuz; onlar, kuvvetçe daha ileriydi sizden, malları, evlâtları da daha fazlaydı. Nasîbiniz kadar faydalanmak istediniz, nitekim sizden öncekiler de nasipleri kadar faydalanmak istediler ve onlar nasıl kâfirliğe daldılarsa siz de daldınız. Yaptıkları iş, dünyâda da boşa gitti, âhirette de ve onlardır ziyankârların ta kendileri.
Ali Bulaç
Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp-ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Ey münafıklar, siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mal ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Onlar kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı onların zevke dalıp gittiği gibi, siz de zevke dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da âhirette de boşa çıkmıştır. Asıl ziyana uğrayanlar da onlardır.
Diyanet İşleri
(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (batıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.
Edip Yüksel
Tıpkı sizden öncekilere benziyorsunuz; sizden daha güçlüydüler, sizden daha çok mal ve çocuklara sahiptiler. Kendilerine düşen paydan hoşlandılar, sizden öncekilerin kendi paylarından hoşlanmaları gibi siz de kendi payınızdan hoşlandınız. Kendilerini kaptıranlar gibi siz de kaptırdınız. Onlar, işleri dünya ve ahirette boşa çıkmış kimselerdir. Onlar, kaybedenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.
Erhan Aktaş
Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı* gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
Hakkı Yılmaz
Siz de tıpkı kendinizden önceki, sizden daha güçlü-kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı ve de paylarına düşen kadar yararlanan kimseler gibisiniz. İşte siz de, sizden öncekiler paylarına düşen kadarıyla nasıl yararlanmak istedilerse siz de onlar gibi payınıza düşen kadarıyla yararlanmak istediniz. Siz de dalanlar gibi daldınız. İşte bunların, dünyada ve âhirette amelleri boşa gitti ve işte bunlar, kayba/zarara uğrayıp acı çeken kimselerin ta kendileridir.
Muhammed Esed
(Onlara de ki: "sizler de) sizden önce yaşayıp gitmiş (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar; onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de kendi payınızı alıp yararlandınız; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarını aldıkları gibi: Ve işte siz de, tıpkı onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. (Geçmişte de, gelecekte de) işte bu tür kimselerdir, yapıp-ettikleri bu dünya hayatında da öte dünyada da boşa gitmiş olanlar; ve işte böyleleridir, kaybedenler!
Mustafa İslamoğlu
(De ki onlara): "(Siz de) tıpkı sizden önceki (ikiyüzlüler) gibisiniz. Onlar kuvvet bakımından sizden daha güçlüydüler, servet ve sayıca daha fazlaydılar; fakat bu dünyadan paylarına düşenle safa sürmeyi seçtiler; siz de kendi payınıza düşenle safa sürmeyi seçtiniz; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarına düşenle safa sürmeyi seçtikleri gibi: sonunda siz de aynı onlar gibi batılın bataklığına saplandınız. Önünde de sonunda da, bu tür kimselerin çabaları boşa gidecektir; sonunda kaybedecek olan da bunlardır.
Suat Yıldırım
Ey münafıklar! Sizin durumunuz tıpkı sizden önce helâk olan ümmetlerin durumuna benzer. Üstelik onlar kuvvetçe sizden daha güçlü olup, malları daha fazla, evlatları daha çoktu. Onlar bu dünyadaki nasipleri kadar zevk almak istediler. İşte sizden öncekiler nasıl öyle nasiplerince yaşamak istedilerse, siz de yine kısmetinizce zevk almak istediniz. Siz de o batağa dalanlar gibi daldınız. Onların yaptıkları işler, hem dünyada hem de âhirette boşa gitti. İşte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri oldular.
Süleyman Ateş
(Siz de), sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar kuvvetçe sizden daha yaman, mal ve evladça sizden daha çok idiler. Onlar, (dünya malından) kendi paylarına düşenle zevklerine baktılar, sizden öncekilerin, (dünyadan) kendi paylarına düşenle zevklerine baktıkları gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevkinize baktınız ve (batıla) dalanlar gibi siz de(batıla) daldınız. Onlar, eylemleri, dünya ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir ve ziyana uğrayanlar da onlardır.
Şaban Piriş
Sizden daha kuvvetli malları ve evlatları daha çok olanlar gibi... Nasipleri kadar yaşadılar. Siz, öncekilerin nasiplerinden istifade ettikleri gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette yaptıkları boşa gidenlerdir. İşte bunlar mahvolanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Tıpkı sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mallar ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi. Tıpkı onların dalıp gittiği gibi siz de dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. İşte böyleleri hüsrana batmıştır.
Edip-Layth-Martha
Like those before you; they were more powerful than you, and had more wealth and offspring. They enjoyed their lot, and you enjoyed your lot as those before you enjoyed their lives; and you indulged as they indulged. These are those whose works crumbled in this world and the hereafter, and they were the losers.
Muhammad Asad
[Say unto them: "You are] like those [hypocrites] who lived before your time.* Greater than you were they in power, and richer in wealth and in children; and they enjoyed their share [of happiness]. And you have been enjoying your share -just as those who preceded you enjoyed their share; and you have been indulging in scurrilous talk -just as they indulged in it. It is they .whose works have come to nought in this world and in the life to come - and it is they, they who are the cost!"*
Rashad Khalifa
Some of those before you were stronger than you, and possessed more money and children. They became preoccupied with their material possessions. Similarly, you have become preoccupied with your material possessions, just like those before you have become preoccupied. You have become totally heedless, just as they were heedless. Such are the people who nullify their works, both in this world and in the Hereafter; they are the losers.,
The Monotheist Group
Like those before them, they were more powerful than you, and with more wealth and children. They enjoyed their lives, and you enjoyed your lives as those before you enjoyed their lives; and you jested as they jested. They had their works crumble in this world and the next, and they were the losers.