Tevbe/Bara'e Sûresi70. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Has not | |
| 2 | يأتهم | ا ت يETY | ye'tihim | onlara gelmedi mi? | come to them |
| 3 | نبأ | ن ب اNBE | nebeu | haberi | (the) news |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 5 | من | — | min | (were) before them, | |
| 6 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | kendilerinden öncekilerin | (were) before them, |
| 7 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavminin | (the) people |
| 8 | نوح | — | nūHin | Nuh | (of) Nuh, |
| 9 | وعاد | ع و دAVD̃ | ve ǎādin | ve Ad | and Aad, |
| 10 | وثمود | — | ve ṧemūde | ve Semud | and Thamud, |
| 11 | وقوم | ق و مGVM | ve ḳavmi | ve kavminin | and (the) people |
| 12 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim | (of) Ibrahim |
| 13 | وأصحاب | ص ح بṦḪB | ve eSHābi | ve halkının | and (the) companions |
| 14 | مدين | — | medyene | Medyen | (of) Madyan, |
| 15 | والمؤتفكات | ا ف كEFK | velmu'tefikāti | ve yerlebir olanların | and the towns overturned? |
| 16 | أتتهم | ا ت يETY | etethum | onlara getirmişti | Came to them |
| 17 | رسلهم | ر س لRSL | rusuluhum | elçileri | their Messengers |
| 18 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | açık deliller | with clear proofs. |
| 19 | فما | — | fe mā | And not | |
| 20 | كان | ك و نKVN | kāne | değildi | was |
| 21 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 22 | ليظلمهم | ظ ل مƵLM | liyeZlimehum | onlara zulmediyor | to wrong them |
| 23 | ولكن | — | velākin | fakat | but |
| 24 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they were (to) |
| 25 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusehum | kendi kendilerine | themselves |
| 26 | يظلمون | ظ ل مƵLM | yeZlimūne | zulmediyorlardı | doing wrong. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم ياتهم نبا الذين من قبلهم قوم نوح وعاد وثمود وقوم ابرهيم واصحب مدين والموتفكت اتتهم رسلهم بالبينت فما كان الله ليظلمهم ولكن كانوا انفسهم يظلمون
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَأُ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ إِبْرَاهِيمَ وَأَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِ أَتَتْهُمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانَ اللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَكِن كَانُوا أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Transliterasyon
E lem ye’tihim nebeullezîne min kablihim kavmi nuhin ve âdn ve semûde ve kavmi ibrâhîme ve ashâbi medyene vel mu’tefikât|i|, etethum rusuluhum bil beyyinat|i|, fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alam ya/tihim nabao alla<span class="u">th</span>eena minqablihim qawmi noo<span class="u">h</span>in waAA<span class="u">a</span>din wathamooda waqawmiibr<span class="u">a</span>heema waa<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bi madyana wa<span class="b">a</span>lmu/tafik<span class="u">a</span>tiatat-hum rusuluhum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>ti fam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>naAll<span class="u">a</span>hu liya<span class="i"><span class="u">th</span></span>limahum wal<span class="u">a</span>kin k<span class="u">a</span>nooanfusahum ya<span class="i"><span class="u">th</span></span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizden önce gelip geçen Nûh, Âd ve Semûd kavimleriyle İbrahim'in kavmine, Medyen ve Mu'tefikeler ehline âit haberler gelmedi mi size? Peygamberleri, apaçık delillerle onlara geldiler de onlara Allah zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmettiler.
Ali Bulaç
Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve yerle bir olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Onlara resulleri apaçık deliller getirmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Onlara kendilerinden öncekilerin, Nûh, ‘Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrâhim kavminin, Medyen halkının ve alt-üst olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Peygamberleri onlara apaçık mûcizeler getirmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.
Diyanet İşleri
Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.*
Edip Yüksel
Nuh'un halkı, Ad, Semud, İbrahim'in halkı, Medyen sakinleri ve altüst olmuş ülkelerin (Sadom ve Gomore) halkları gibi kendilerinden öncekilerin haberleri onlara ulaşmadı mı? Elçileri kendilerine apaçık belgelerle gitmişlerdi. ALLAH onlara zulmediyor değildi, aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh Kavmi'nin, Âd'in, Semûd'un, İbrahim Kavmi'nin, Medyen Ashabı'nın ve o mü'tefikelerin haberi gelmedi mi? Onların hepsine peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmetmiş değildi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Erhan Aktaş
Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud halklarının, İbrahim halkının ve Medyen sahiplerinin ve mûtefikelerin* haberi gelmedi mi? Rasulleri onlara açık kanıtlar getirmişti. Allah, onlara haksızlık etmiş değildi. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.
Hakkı Yılmaz
Onlara, kendilerinden önceki kişilerin; Nûh'un toplumunun, Âd'ın, Semûd'un, İbrâhîm'in toplumunun, Medyen ashâbı'nın ve alt-üst olmuş kentlerin haberi gelmedi mi? Onlara elçileri açık delillerle gelmişlerdi. Ve sonra Allah, onlara haksızlık eden biri değildi. Velâkin onlar, şirk koşmak sûretiyle kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Muhammed Esed
O halde, iç göz önüne almazlar mı, kendilerinden öncekilerin başına gelenleri? Nûh toplumunun (başına gelenleri), 'Âd ve Semûd toplumlarının, İbrahim toplumunun, Medyen halkının ve yıkılıp giden bütün o şehirlerin (başına gelenleri)? Bunların hepsine, kendi (içlerinden çıkarılan) elçiler, hakkı ortaya koyan apaçık delillerle gelmişlerdi, (fakat bu toplumlar onlara karşı çıktılar:) dolayısıyla, Allah değildi (azabıyla) onlara zulmeden; onların bizzat kendileriydi kendilerine zulmeden.
Mustafa İslamoğlu
Yoksa kendilerinden önce geçip gidenlerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud'un, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve bütün o altı üstüne gelmiş kentlerin (felaket) haberleri onlara ulaşmadı mı? Öncekilere (de) elçileri hakikatin apaçık delilleriyle gelmişlerdi (fakat inkar ettiler). Sonuçta, Allah onlara kıymış değildi; fakat onlar asıl kendi kendilerine kıydılar.
Suat Yıldırım
Kendilerinden önce gelip geçmiş milletlerin başlarına gelen olaylara dair haber onlara ulaşmadı mı? Nuh kavminden, Âd, Semud ve İbrâhim kavminden, Medyen halkından ve şehirleri yerle bir edilen toplumdan haberdar olmadılar mı? Onlara peygamberleri açık deliller getirdi ama inanmadılar, bundan dolayı Allah'ın gazabına uğradılar. Ama onlara Allah zulmetmedi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.*
Süleyman Ateş
Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve başları üstüne ters dönen şehirlerin haberi gelmedi mi? Elçileri, onlara açık deliller getirmişti (Ama inanmadılar, bundan dolayı Allah'ın gazabına uğradılar). Allah onlara zulmediyor değildi, onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş
Onlara, kendilerinden önce geçen Nuh, Ad, Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen ve alt üst olmuş şehirlerin halklarının haberleri gelmedi mi? Resulleri onlara belgeler getirmişlerdi. Allah, onlara zulmetmemiş fakat onlar, kendi kendilerine zulmetmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Gelmedi mi onlara kendilerinden öncekilerin haberi: Nuh kavminin, Ad'ın, Semud'un, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altı üstüne gelmiş kentlerin. Resulleri onlara açık-seçik ayetler getirmişti. Allah onlara zulmediyor değildi; aksine, öz benliklerine onlar zulmediyorlardı.
Edip-Layth-Martha
Had not the news of those before them come to them, the people of Noah and Aad and Thamud. The people of Abraham, and the dwellers of Midian, and those overthrown. Their messengers came to them with proofs; it was not God who wronged them, but it was themselves that they wronged.
Muhammad Asad
Have, then, the stories of those who preceded them never come within the ken of these [hypocrites and deniers of the truth]?-[the stories] of Noah's people, and of [the tribes of] `Ad and Thamud, and of Abraham's people, and of the folk of Madyan, and of the cities that were overthrown?* To [all of] them their apostles had come with all evidence of the truth. [but they rejected them:] and so it was not God who wronged them [by His punishment], but it was they who wronged themselves.
Rashad Khalifa
Have they not learned anything from the previous generations; the people of Noah, `Aad, Thamood, the people of Abraham, the dwellers of Midyan, and the evildoers (of Sodom and Gomorrah)? Their messengers went to them with clear proofs. GOD never wronged them; they are the ones who wronged their own souls.,
The Monotheist Group
Did the news not come to them of those before them, the people of Noah and 'Aad and Thamud. And the people of Abraham, and the dwellers of Midyan, and those overthrown. Their messengers came to them with clarity; it was not God who wronged them, but it was themselves that they wronged.