Tevbe/Bara'e Sûresi74. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (46 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يحلفون | ح ل فḪLF | yeHlifūne | yemin ediyorlar | They swear |
| 2 | بالله | — | billahi | Allah'a | by Allah |
| 3 | ما | — | mā | (that) they said nothing, | |
| 4 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | söylemediklerine | (that) they said nothing, |
| 5 | ولقد | — | veleḳad | halbuki | while certainly |
| 6 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | söylediler | they said |
| 7 | كلمة | ك ل مKLM | kelimete | (o) sözü | (the) word |
| 8 | الكفر | ك ف رKFR | l-kufri | küfür | (of) the disbelief |
| 9 | وكفروا | ك ف رKFR | ve keferū | ve inkar ettiler | and disbelieved |
| 10 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 11 | إسلامهم | س ل مSLM | islāmihim | İslam olduktan | their (pretense of) Islam, |
| 12 | وهموا | ه م مHMM | ve hemmū | ve yeltendiler | and planned |
| 13 | بما | — | bimā | bir şeye | [of] what |
| 14 | لم | — | lem | not | |
| 15 | ينالوا | ن ي لNYL | yenālū | başaramadıkları | they could attain. |
| 16 | وما | — | ve mā | And not | |
| 17 | نقموا | ن ق مNGM | neḳamū | ve öc almağa kalktılar | they were resentful |
| 18 | إلا | — | illā | sırf | except |
| 19 | أن | — | en | diye | that |
| 20 | أغناهم | غ ن يĞNY | eğnāhumu | kendilerini zengin etti | Allah had enriched them |
| 21 | الله | — | llahu | Allah | Allah had enriched them |
| 22 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūluhu | ve Elçisi | and His Messenger |
| 23 | من | — | min | of | |
| 24 | فضله | ف ض لFŽL | feDlihi | lutfiyle | His Bounty. |
| 25 | فإن | — | fein | eğer | So if |
| 26 | يتوبوا | ت و بTVB | yetūbū | tevbe ederlerse | they repent, |
| 27 | يك | ك و نKVN | yeku | olur | it is |
| 28 | خيرا | خ ي رḢYR | ḣayran | daha iyi | better |
| 29 | لهم | — | lehum | kendileri için | for them, |
| 30 | وإن | — | ve in | yok eğer | and if |
| 31 | يتولوا | و ل يVLY | yetevellev | dönerlerse | they turn away, |
| 32 | يعذبهم | ع ذ بAZ̃B | yuǎƶƶibhumu | onlara azabedecektir | Allah will punish them |
| 33 | الله | — | llahu | Allah | Allah will punish them |
| 34 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azapla | (with) a punishment |
| 35 | أليما | ا ل مELM | elīmen | acıklı | painful, |
| 36 | في | — | fī | in | |
| 37 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyada | the world |
| 38 | والآخرة | ا خ رEḢR | vel'āḣirati | ve ahirette | and (in) the Hereafter. |
| 39 | وما | — | ve mā | yoktur | And not |
| 40 | لهم | — | lehum | onların | for them |
| 41 | في | — | fī | in | |
| 42 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 43 | من | — | min | hiçbir | any |
| 44 | ولي | و ل يVLY | veliyyin | velisi | protector |
| 45 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 46 | نصير | ن ص رNṦR | neSīrin | yardımcısı | a helper. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يحلفون بالله ما قالوا ولقد قالوا كلمة الكفر وكفروا بعد اسلمهم وهموا بما لم ينالوا وما نقموا الا ان اغنىهم الله ورسوله من فضله فان يتوبوا يك خيرا لهم وان يتولوا يعذبهم الله عذابا اليما فى الدنيا والءاخرة وما لهم فى الارض من ولى ولا نصير
Arapça (Harekeli)
يَحْلِفُونَ بِاللَّهِ مَا قَالُوا وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ إِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُوا وَمَا نَقَمُوا إِلَّا أَنْ أَغْنَاهُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ مِن فَضْلِهِ فَإِن يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ وَإِن يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَمَا لَهُمْ فِي الْأَرْضِ مِن وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ
Transliterasyon
Yahlifûne billâhi mâ kâlû, ve lekad kâlû kelimetel kufri ve keferû ba’de islâmihim ve hemmû bi mâ lem yenâlû, ve mâ nekamû illâ en egnâhumullâhu ve resûluhu min fadlih|i|, fe in yetûbû yeku hayren lehum, ve in yetevellev yuazzibhumullâhu azâben elîmen fid dunyâ vel âhıreh(âhıreti), ve mâ lehum fîl ardı min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Transliteration (Eng.)
Ya<span class="u">h</span>lifoona bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span>q<span class="u">a</span>loo walaqad q<span class="u">a</span>loo kalimata alkufri wakafaroobaAAda isl<span class="u">a</span>mihim wahammoo bim<span class="u">a</span> lam yan<span class="u">a</span>loowam<span class="u">a</span> naqamoo ill<span class="u">a</span> an aghn<span class="u">a</span>humu All<span class="u">a</span>huwarasooluhu min fa<span class="u">d</span>lihi fa-in yatooboo yaku khayran lahumwa-in yatawallaw yuAAa<span class="u">thth</span>ibhumu All<span class="u">a</span>hu AAa<span class="u">tha</span>banaleeman fee a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khiratiwam<span class="u">a</span> lahum fee al-ar<span class="u">d</span>i min waliyyin wal<span class="u">a</span> na<span class="u">s</span>eer<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Söylemediklerine dâir yemin ederler Allah adına, fakat andolsun ki, küfür sözünü söyledi onlar ve Müslüman olduklarını izhâr ettikten sonra kâfir oldular, elde edemedikleri şeyi de yapmaya çalıştılar, bu öç almaya kalkışmaları da ancak Allah'ın ve Peygamberinin, lütfedip onları zenginleştirmesine karşılıktı. Tövbe ederlerse hayırlı olur onlara, fakat yüz çevirirlerse Allah, onları dünyâda da, âhirette de elemli bir azapla azaplandırır ve yeryüzünde onlara ne bir dost bulunur, ne bir yardımcı.
Ali Bulaç
Allah'a and içiyorlar ki (o inkar sözünü) söylemediler. Oysa andolsun, onlar inkar sözünü söylemişlerdir ve İslamlıklarından sonra inkara sapmışlardır ve erişemedikleri bir şeye yeltenmişlerdir. Oysa intikama kalkışmalarının, kendilerini Allah'ın ve elçisinin bol ihsanından zengin kılmasından başka (bir nedeni) yoktu. Eğer tevbe ederlerse kendileri için hayırlı olur, eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de acı bir azapla azaplandırır. Onlar için yeryüzünde bir koruyucu-dost ve bir yardımcı yoktur.
Bayraktar Bayraklı
Münafıklar söylemediklerine dair Allah adına yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler. Müslüman olduktan sonra inkâr ettiler, başaramadıkları bir şeye yeltendiler. Sırf Allah ve Peygamberi, Allah'ın lütfuyla kendilerini zengin etti diye, şimdi öç almaya kalktılar; Allah ve Peygamberinin iyiliğine karşı böyle nankörlük ettiler. Eğer tövbe ederlerse kendileri için daha iyi olur. Yok eğer dönerlerse Allah onlara dünyada da âhirette de acı bir biçimde azap edecektir. Yeryüzünde onların ne velisi/koruyucusu, ne de yardımcısı vardır.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kafir oldular. Başaramadıkları bir şeye (Peygambere suikast yapmaya) de yeltendiler. Ve sırf Allah ve Resulü kendi lütuflarından onları zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar. Eğer tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur. Yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de elem verici bir azaba çarptıracaktır. Yeryüzünde onların ne dostu ne de yardımcısı vardır.*
Edip Yüksel
İnkâr sözlerini konuşmalarına ve teslim olduktan sonra inkâr etmelerine rağmen, onları söylemediklerine dair ALLAH'a yemin ediyorlar. Aslında, ulaşamayacakları şey için çaba gösterdiler. ALLAH ve O'nun lütfuyla elçisi kendilerini zenginleştirdikten sonra öç almaya kalktılar! Tövbe ederlerse kendileri için iyi olur. Yüz çevirirlerse, ALLAH onları dünya ve ahirette acı bir azapla cezalandırır; yeryüzünde ne bir dostları ne de bir yardımcıları olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, kötü bir şey söylemedik, diyerek Allah'a yemin ederler. Onlar o küfür kelimesini kesinlikle söylediler. İslâm'a girdikten sonra yine kâfirlik ettiler. Ve o başaramadıkları cinayeti tasarladılar. Halbuki intikam almaları için Allah'ın, Resulü ile onları lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur. Yok yanaşmazlarsa Allah onları dünyada da, ahirette de acıklı bir azaba uğratır. Yeryüzünde onları koruyacak veya onlara yardım edecek bir kimse de bulunmaz.
Erhan Aktaş
Münafıklar söylemediklerine* dair Allah’a yemin ediyorlar. Ant olsun küfür sözünü* söylediler. İslam olduktan sonra kâfir oldular. Elde edemeyecekleri bir şeye yöneldiler. Öç almaya kalkışmaları da ancak Allah ve Rasulü’nün kendi fazlından onları* zengin etmiş olmasındandır. Eğer tövbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde ne bir veli ne bir yardımcı vardır.
Hakkı Yılmaz
Onlar, söylemediklerine, Allah'a yemin ederler. Hâlbuki onlar, küfrü; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetme sözünü kesinlikle söylediler. İslâmlaşmalarından sonra da kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden birileri oldular. Ve ulaşamadıkları, sahip olamadıkları şeyleri çok istediler. Onlar sadece, Allah'ın ve Elçisi'nin mü’minleri Allah'ın armağanlarından zenginleştirmiş olmasından kinlendiler. Artık, eğer hatalarından dönerlerse kendileri için hayırlı olur. Eğer geri dururlarsa da Allah, onları dünyada ve âhirette çok acıklı bir azap ile azaplandıracaktır. Yeryüzünde onlar için bir koruyucu, yol gösterici yakın ve iyi bir yardımcı da yoktur.
Muhammed Esed
(İkiyüzlüler, kötü) bir şey söylemedikleri konusunda Allah'a yemin ediyorlar; oysa, onların hakkı inkara varan bir söz sarf etmiş oldukları ve (böylece,) önce Allah'a teslimiyetlerini ifade edip sonra da hakkı inkar etmiş oldukları bilinen bir şey: böyle yaparken onlar, ulaşamayacakları bir amaç peşindeydiler. Allah'ın ve O'nun lütuf ve cömertliği sayesinde Elçisi'nin kendilerini (ruhen ve manevî olarak) zengin ve yetkin kılmasından başka bir hata (ya da eksiklik) bulamazlardı (dinde). Bundan sonra, eğer pişman olup tevbe ederlerse, bu onların kendi iyiliklerine olacaktır; ama yüz çevirirlerse, Allah onları hem bu dünyada hem de öte dünyada pek çetin bir azaba uğratacak; ve onlar da bu dünyada kendilerine ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, (kötü) bir söz söylemediklerine ilişkin Allah adına yemin ediyorlar; oysa ki onlar kesinlikle küfre varan sözler söylemişler, böylece Allah'a teslim olmalarından sonra inkara sapmışlar ve başarmaları mümkün olmayan bir işe soyunmuşlardı. Onların kin duymaları için, Allah'ın ve O'nun lutfu sayesinde Elçisi'nin kendilerini zengin ve yetkin hale getirmesi dışında bir neden yok ki! Artık tevbe ederlerse, bu kendileri hakkında daha hayırlı olur; yok eğer yüz çevirirlerse, Allah onları bu dünyada da öte dünyada da pek acı bir azaba çarptıracak; ve onlar yeryüzünde kendileri için ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Suat Yıldırım
Onlar Allah'a yemin ederek, olumsuz bir şey söylemediklerini ileri sürerler. Halbuki küfür sözünü söylediler, İslâm'a girdikten sonra inkâr ettiler, başaramadıkları, netice alamadıkları birtakım cinayetlere yeltendiler. Münafıkların Peygamber'e ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi, Allah ve Resulünün Kendi lütfu ile müminlerin ihtiyaçlarını gidermesiydi. Onlar tövbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Yok yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada da âhirette de acı bir azaba uğratır. Onlara bütün bir dünyada, ne bir hâmi, ne de bir yardımcı bulunamaz.*
Süleyman Ateş
(Senin aleyhinde söyledikleri yakışıksız sözleri) söylemediklerine Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler, İslam olduktan sonra inkar ettiler, başaramadıkları bir şeye yeltendiler. Sırf Allah ve Elçisi, Allah'ın lutfiyle kendilerini zengin etti diye (şimdi) öc almağa kalktılar. (Allah ve Elçisinin iyiliğine karşı böyle nankörlük ettiler.) Eğer tevbe ederlerse kendileri için daha iyi olur. Yok eğer (inkar yoluna) dönerlerse Allah onlara dünyada da, ahirette de acı bir biçimde azabedecektir. Yeryüzünde onların ne velisi, ne de yardımcısı vardır.
Şaban Piriş
Müslüman olduktan sonra küfre düşüp kesinlikle küfür sözünü söylemişlerken, söylemedik diye Allaha yemin ettiler. Başaramayacakları bir şeye giriştiler. Allah ve Resulü onları Allahın bol nimetinden zenginleştirdiği için intikam almaya yeltendiler. Eğer tevbe ederlerse kendileri için iyi olur. Eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünya ve ahirette acı veren bir azapla cezalandırır. Onlar için yeryüzünde bir veli ve yardımcı da yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Söylemediklerine ilişkin Allah'a yemin ediyorlar. And olsun ki, o küfür sözünü söylediler. İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar. Başaramadıkları birşeyi tasarladılar. Oysa ki intikam almaları için, Allah'ın ve resulünün, Allah'ın lütfuyla kendilerini zengin etmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Eğer yan çizerlerse Allah onlara dünyada da ahirette de acıklı bir azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onların ne bir dostu olacaktır ne de bir yardımcısı.
Edip-Layth-Martha
They swear by God that they did not say it, while they had said the word of rejection, and they rejected after they had peacefully surrendered, and they were concerned with what they could not possess; and they could not find any fault except that God and His messenger had enriched them from His bounty. If they repent it is better for them, and if they turn away, then God will punish them severely in this world and the next. They will not have on earth any ally or supporter.
Muhammad Asad
[The hypocrites] swear by God that they have said nothing [wrong]; yet most certainly have they uttered a saying which amounts to a denial of the truth,* and have [thus] denied the truth after [having professed] their self-surrender to God: for they were aiming at something which was beyond their reach.* And they could find no fault [with the Faith] save that God had enriched them and [caused] His Apostle [to enrich them] out of His bounty!* Hence, if they repent, it will be for their own good. but if they turn away, God will cause them to suffer grievous suffering in this world and in the life to come, and they will find no helper on earth, and none to give [them] succour.
Rashad Khalifa
They swear by GOD that they never said it, although they have uttered the word of disbelief; they have disbelieved after becoming submitters. In fact, they gave up what they never had. They have rebelled even though GOD and His messenger have showered them with His grace and provisions. If they repent, it would be best for them. But if they turn away, GOD will commit them to painful retribution in this life and in the Hereafter. They will find no one on earth to be their lord and master.,
The Monotheist Group
They swear by God that they did not say it, while they had said the word of rejection, and they rejected after they had submitted, and they were obsessed with what they could not possess; and they could not find any fault except that God and His messenger had enriched them from His bounty. If they repent it is better for them, and if they turn away, then God will punish them severely in this world and the next. They will not have on the earth any ally or supporter.