Tevbe/Bara'e Sûresi92. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (23 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولاve lāve yoktur (sorumluluk)And not
2علىǎlāon
3الذينelleƶīnekimselerethose who,
4إذاiƶāzamanwhen
5ماwhen
6أتوكا ت يETYetevkesana geldiklerithey came to you
7لتحملهمح م لḪMLliteHmilehumbinek içinthat you provide them with mounts,
8قلتق و لGVLḳultesen deyinceyou said,
9لا"""Not"
10أجدو ج دVCD̃ecidubulamıyorumI find
11ماbir şeywhat
12أحملكمح م لḪMLeHmilukumsizi bindirecekto mount you
13عليهǎleyhiüzerineon [it].
14تولواو ل يVLYtevellevdönenThey turned back
15وأعينهمع ي نAYNveeǎ'yunuhumve gözlerindenwith their eyes
16تفيضف ي ضFYŽtefīDuakarakflowing
17منmine[of]
18الدمعد م عD̃MAd-dem'ǐyaş(with) the tears,
19حزناح ز نḪZNHazenenüzüntüden(of) sorrow
20ألاellādolayıthat not
21يجدواو ج دVCD̃yecidūbulamadıklarındanthey find
22ماbir şeywhat
23ينفقونن ف قNFGyunfiḳūneinfak edecekthey (could) spend.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولا على الذين اذا ما اتوك لتحملهم قلت لا اجد ما احملكم عليه تولوا واعينهم تفيض من الدمع حزنا الا يجدوا ما ينفقون

Arapça (Harekeli)

وَلَا عَلَى الَّذِينَ إِذَا مَا أَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَا أَجِدُ مَا أَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِ تَوَلَّوا وَّأَعْيُنُهُمْ تَفِيضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا أَلَّا يَجِدُوا مَا يُنفِقُونَ

Transliterasyon

Ve lâ alellezîne izâ mâ etevke li tahmilehum kulte lâ ecidu mâahmilukum aleyhi tevellev ve a´yunuhum tefîdu mined dem´i hazenen ellâ yecidû mâ yunfikûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wal<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena i<span class="u">tha</span>m<span class="u">a</span> atawka lita<span class="u">h</span>milahum qulta l<span class="u">a</span> ajidu m<span class="u">a</span>a<span class="u">h</span>milukum AAalayhi tawallaw waaAAyunuhum tafee<span class="u">d</span>umina a<span class="b">l</span>ddamAAi <span class="u">h</span>azanan all<span class="u">a</span> yajidoo m<span class="u">a</span>yunfiqoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir de sana gelince onları bindirmek için senden binek istemişlerdi de sizi bindirecek binek bulamıyorum demiştin; bu uğurda sarfedecek bir şey bulamadıklarından mahzûn olup gözleri yaşlarla dolarak dönmüşlerdi; onlara da suç yok.

Ali Bulaç

Bir de (savaşa katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için sana her gelişlerinde "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşana boşana geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden gözleri yaş dökerek geri dönen kimselere de sorumluluk yoktur.

Diyanet İşleri

Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum, deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur).*

Edip Yüksel

Aynı şekilde, kendilerini bindirmen için sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek bir taşıt bulamıyorum" dediğin ve mali yetersizliklerinden dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak geri dönenler de kınanamaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerini bindirip savaşa gönderesin diye gönüllü olarak sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek birşey bulamıyorum." dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları birşey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp gidenlere de bir günah yoktur.

Erhan Aktaş

Bir de; sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum.” dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.

Hakkı Yılmaz

(91,92)Allah ve Elçisi için samimi oldukları takdirde, zayıflara, hastalara ve de harcamada bulunacak bir şey bulamayan kimselere, bir de kendilerini bindiresin diye sana geldiklerinde, “Sizi üzerine bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, Allah yolunda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp giden kimselere bir günah yoktur. İyilik-güzellik üretenler aleyhine bir yol yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Muhammed Esed

Ve sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için üzüntüden gözleri yaşararak dönüp gidenler de sorumlu tutulmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Bir de sana kendilerine binek sağlaman için geldiklerinde, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin zaman, bu yolda harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden iki gözü iki çeşme geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur.

Suat Yıldırım

Ey Resulüm! Binek temin etmen için sana geldiklerinde: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum. ” deyince, harcayacak para bulamamaları sebebiyle gözyaşı döke döke dönüp gidenleri de kınamak doğru değildir.

Süleyman Ateş

Kendilerini (binek sağlayıp) bindirmen için sana geldikleri zaman, sen: "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" deyince harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönen kimselerin aleyhine de (yol yoktur, Onlar da kınanmazlar).

Şaban Piriş

Binek vermen için sana geldiklerinde:-Size binek bulamıyorum, dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözleri yaş dökerek geri dönenlere bir sorumluluk yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerini bindirmen için sana geldiklerinde sen, "sizi bindirecek birşey bulamam" deyince, harcayacak birşey bulamadıklarından üzüntüyle gözlerinden yaşlar boşalarak geri dönen kimseler için de herhangi bir günah yoktur.

Edip-Layth-Martha

Nor upon those who come to ride out with you, while you said, "I do not have any mounts for you;" they turned away while their eyes were flooded with tears out of sadness, for they could not find anything to contribute.

Muhammad Asad

Nor [shall blame attach] to those who, when they came unto thee [O Prophet, with the request] that thou provide them with mounts, were told by thee, "I cannot find anything whereon to mount you" - [whereupon] they turned away, their eyes overflowing with tears out of sorrow that they had no means to spend [on their equipment].

Rashad Khalifa

Also excused are those who come to you wishing to be included with you, but you tell them, "I do not have anything to carry you on." They then turn back with tears in their eyes, genuinely saddened that they could not afford to contribute.,

The Monotheist Group

Nor upon those who came to ride out with you, while you said: "I do not have any mounts for you;" they turned away while their eyes were flooded with tears out of sadness, for they could not find anything to contribute.