Beyyine Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | oysa | And not |
| 2 | أمروا | ا م رEMR | umirū | emredilmedi | they were commanded |
| 3 | إلا | — | illā | dışında (bir şey) | except |
| 4 | ليعبدوا | ع ب دABD̃ | liyeǎ'budū | kulluk etmeleri | to worship |
| 5 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 6 | مخلصين | خ ل صḢLṦ | muḣliSīne | halis kılarak | (being) sincere |
| 7 | له | — | lehu | kendilerine | to Him |
| 8 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīne | dini | (in) the religion, |
| 9 | حنفاء | ح ن فḪNF | Hunefā'e | birleyerek | upright, |
| 10 | ويقيموا | ق و مGVM | ve yuḳīmū | ve -doğrulmaları | and to establish |
| 11 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe | the prayer, |
| 12 | ويؤتوا | ا ت يETY | ve yu'tū | ve vermeleri | and to give |
| 13 | الزكاة | ز ك وZKV | z-zekāte | zekatı | the zakah |
| 14 | وذلك | — | ve ƶālike | ve budur | And that |
| 15 | دين | د ي نD̃YN | dīnu | -yargı/din | (is the) religion |
| 16 | القيمة | ق و مGVM | l-ḳayyimeti | doğrulacağın- | the correct. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما امروا الا ليعبدوا الله مخلصين له الدين حنفاء ويقيموا الصلوة ويوتوا الزكوة وذلك دين القيمة
Arapça (Harekeli)
وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاءَ وَيُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ وَذَلِكَ دِينُ الْقَيِّمَةِ
Transliterasyon
Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> omiroo ill<span class="u">a</span> liyaAAbudooAll<span class="u">a</span>ha mukhli<span class="u">s</span>eena lahu a<span class="b">l</span>ddeena <span class="u">h</span>unaf<span class="u">a</span>awayuqeemoo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta wayu/too a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>tawa<span class="u">tha</span>lika deenu alqayyima<span class="b">ti</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ancak özleri hâlis olarak ve onun gerçek dînine uyarak Allah'a kulluk etmeleri emredildi onlara, doğru olmaları emredildi ve namaz kılmaları ve zekât vermeleri ve işte budur hükümleri sâbit doğru kitaplardaki din de.
Ali Bulaç
Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.
Bayraktar Bayraklı
Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.
Diyanet İşleri
Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekat vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.*
Edip Yüksel
Oysa onlardan, dini sadece ALLAH'a ait kılan tektanrıcılar (monoteist) olarak O'na hizmet etmeleri, namazı gözetmeleri ve zekatı vermeleri istenmişti. İşte dosdoğru din budur.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.
Erhan Aktaş
Oysa Allah’a kulluktan ve dini hanifler* olarak O’na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten*, zekâtı vermekten* başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.
Hakkı Yılmaz
Oysa ki onlara sadece, dini yalnız Allah için arındıran kişiler hâlinde sadece Allah'a kulluk etmeleri, salâtı ikame etmeleri [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturmaları, ayakta tutmaları], zekâtı/vergiyi vermeleri emredilmişti. Ve işte bu, doğru/eksiksiz/aşınmaz dindir.
Muhammed Esed
Oysa kendilerine yalnızca Allah'a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O'na iman ederek bâtıl olan her şeyden uzak durmaları; namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları; ve karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu: çünkü bu, doğruluğu kesin ve açık olan bir ahlakî değerler sistemidir.
Mustafa İslamoğlu
Oysa kendileri yalnızca Allah'a kulluk etmek, din koyma yetkisinin sadece O'na mahsus olduğuna iman edip batıl olan her şeyden uzak durmak, ibadeti hakkıyla eda etmek, arınmak ve artmak için verilmesi gerekeni vermekle emrolunmuşlardı: İşte insanlığın ebedi değerler sistemi budur.
Suat Yıldırım
Halbuki onlara, şirkten uzak olarak yalnız Allah'a ibadet etmeleri, namazı hakkıyla ifâ etmeleri, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sağlam, dosdoğru din budur. [21, 25; 16, 36]
Süleyman Ateş
Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din oydu.
Şaban Piriş
Onlar, sadece dini/otoriteyi Allaha has kılan hanifler olarak ona kulluk etmek, namazı kılmak, zekatı vermek ile emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Oysa ki onlara, dini yalnız O'na özgüleyerek, dosdoğru yürüyen kişiler halinde sadece Allah'a ibadet etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din.
Edip-Layth-Martha
They were not commanded except to serve God and be loyal to His system, monotheism, and hold the contact prayer and contribute towards betterment. Such is the valuable system.*
Muhammad Asad
And withal, they were not enjoined aught but that they should worship God, sincere in their faith in Him alone, turning away from all that is false;* and that they should be constant in prayer; and that they should spend in charity:* for this is a moral law endowed with ever-true soundness and clarity.*
Rashad Khalifa
All that was asked of them was to worship GOD, devoting the religion absolutely to Him alone, observe the contact prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat). Such is the perfect religion.,
The Monotheist Group
And they were not commanded except to serve God and be loyal to His system, monotheists, and hold the contact prayer and contribute towards purification. Such is the valuable system.