Yunus Sûresi49. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (22 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قلق و لGVLḳulde kiSay,
2لا"""Not"
3أملكم ل كMLKemlikuben dokunduramamI have power
4لنفسين ف سNFSlinefsīkendimefor myself
5ضراض ر رŽRRDerranbir zarar(for) any harm
6ولاve lāveyaand not
7نفعان ف عNFAnef'ǎnyarar(for) any profit
8إلاillābaşkaexcept
9ماwhat
10شاءش ي اŞYEşā'edilediğindenAllah wills.
11اللهllahuAllah'ınAllah wills.
12لكلك ل لKLLlikullihepsi için vardırFor every
13أمةا م مEMMummetinümmetinnation
14أجلا ج لECLecelunbir eceli(is) a term.
15إذاiƶāzamanWhen
16جاءج ي اCYEcā'egeldiğicomes
17أجلهما ج لECLeceluhumecelleritheir term,
18فلاfelānethen not
19يستأخرونا خ رEḢRyeste'ḣirūneöne alınırlarthey remain behind
20ساعةس و عSVAsāǎtenbir saatan hour,
21ولاve lāne deand not
22يستقدمونق د مGD̃Myesteḳdimūnegeriye bırakılırlar"they can precede (it)."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قل لا املك لنفسى ضرا ولا نفعا الا ما شاء الله لكل امة اجل اذا جاء اجلهم فلا يستخرون ساعة ولا يستقدمون

Arapça (Harekeli)

قُل لَّا أَمْلِكُ لِنَفْسِي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ إِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Transliterasyon

Kul lâ emliku li nefsî darran ve lâ nef´an illâ mâ şâallâh|u|, li kulli ummetin ecel(ecelun), izâ câe eceluhum fe lâ yeste´hırûne sâaten ve lâ yestakdimûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Qul l<span class="u">a</span> amliku linafsee <span class="u">d</span>arranwal<span class="u">a</span> nafAAan ill<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> sh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hulikulli ommatin ajalun i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>a ajaluhum fal<span class="u">a</span>yasta/khiroona s<span class="u">a</span>AAatan wal<span class="u">a</span> yastaqdimoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Allah dilemedikçe kendimden bile bir zararı gidermeye, bir hayrı elde etmeye gücüm yetmez. Her ümmetin mukadder bir zamanı var. Mukadder zamanları geldi mi ne bir an geri kalırlar, ne bir an önce helâk olurlar.

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler.

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Ben kendime bile, Allah'ın istediği dışında ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim.” Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.

Diyanet İşleri

De ki: "Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın dilemesi dışında, ben kendime dahi ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim. Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri bitince ne bir an geciktirilir ne de öne alınırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki, "Ben, Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim". Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler.

Erhan Aktaş

De ki: “Ben, kendime dahi Allah’ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.

Hakkı Yılmaz

De ki: “Ben, Allah'ın dilediğinin dışında kendim için bir zarar ve bir yarara güç yetiremem.” Her önderli toplum için bir süre sonu vardır. Onların sürelerinin sonu gelince artık ne bir an erteleyebilirler, ne öne alabilirler.

Muhammed Esed

(Ey Peygamber) de ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim ne bir zararı önleyecek ne de kendime bir yarar sağlayabilecek güçteyim. Her ümmet için bir süre belirlenmiştir: süreleri son bulunca, onu ne bir an geciktirebilirler, ne de çabuklaştırabilirler".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim için dahi ne yarar sağlayacak ne de zararı önleyecek bir güce sahibim. Her ümmet için belirlenmiş bir süre vardır; süreleri dolduğunda artık onu ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler."

Suat Yıldırım

De ki: “Ben kendi kendime bile, Allah'ın dilediğinden başka ne bir zararı savma, ne de bir fayda sağlama imkânına sahip değilim. Her ümmetin belirlenmiş bir ömür süresi vardır. Artık o vâdeleri gelince, onu ne bir saat ileri, ne de bir saat geri alamazlar. ” [7, 34. 188; 63, 11]

Süleyman Ateş

De ki: "Ben kendime dahi, Allah'ın dilediğinden başka, ne zarar, ne de yarar verme gücüne sahip değilim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler."

Şaban Piriş

De ki:-Allahın dilediğinden başka kendim için bir zarar da fayda da sağlayamam. Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiği zaman bir saat bile geri de bırakılmaz; ileri de alınmaz.”

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben kendime bile Allah'ın istediği dışında bir zarar verme yahut yarar sağlama gücünde değilim. Her ümmetin bir eceli var. Ecelleri geldiğinde bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler."

Edip-Layth-Martha

Say, "I do not posses for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one moment nor advance it."

Muhammad Asad

Say [O Prophet]: "It is not within my power to avert harm from, or bring benefit to, myself, except as God may please.* For all people a term has been set: when the end of their term approaches, they can neither delay it by a single moment, nor hasten it."*

Rashad Khalifa

Say, "I possess no power to harm myself, or benefit myself; only what GOD wills takes place." Each community has a predetermined life span. Once their interim comes to an end, they cannot delay it by one hour, nor advance it.,

The Monotheist Group

Say: "I do not possess for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one hour nor advance it."