Hud Sûresi108. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وأماve emmāveAnd as for
2الذينelleƶīnekimselerthose who
3سعدواس ع دSAD̃suǐdūmutlu olan(lar)were glad
4ففيfefīiçindedirlerthen (they will be) in
5الجنةج ن نCNNl-cenneticennetParadise,
6خالدينخ ل دḢLD̃ḣālidīneonlar sürekli kalıcıdırlar(will be) abiding
7فيهاfīhāoradatherein
8ماas long as remains
9دامتد و مD̃VMdāmetidurdukçaas long as remains
10السماواتس م وSMVs-semāvātugöklerthe heavens
11والأرضا ر ضERŽvel'erDuve yerand the earth,
12إلاillādışındaexcept
13ماwhat your Lord wills -
14شاءش ي اŞYEşā'ediledikleriwhat your Lord wills -
15ربكر ب بRBBrabbukeRabbininwhat your Lord wills -
16عطاءع ط وAŦVǎTā'enbir lütuftura bestowal
17غيرغ ي رĞYRğayraolmaksızınnot
18مجذوذج ذ ذ CZ̃Z̃mecƶūƶinkesintiinterrupted.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واما الذين سعدوا ففى الجنة خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شاء ربك عطاء غير مجذوذ

Arapça (Harekeli)

وَأَمَّا الَّذِينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ إِلَّا مَا شَاءَ رَبُّكَ عَطَاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

Transliterasyon

Ve emmellezîne suidû fe fîl cenneti hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel ardu illâ mâ şâe rabbuk|e|, atâen gayre meczûz(meczûzin).

Transliteration (Eng.)

Waamm<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena suAAidoofafee aljannati kh<span class="u">a</span>lideena feeh<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> d<span class="u">a</span>matia<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tu wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>u ill<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> sh<span class="u">a</span>a rabbuka AAa<span class="u">ta</span>an ghayra maj<span class="u">th</span>oo<span class="u">th</span><span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ama kutlu olanlarsa cennettedir, orada ebedî kalır Rabbinin dilediğinden başka hepsi, gökler ve yeryüzü durdukça; bitip tükenmesi olmayan bir bağıştır bu.

Ali Bulaç

Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.

Bayraktar Bayraklı

Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada süreli kalacaklardır. Bu, bitmez-tükenmez bir lütuftur.

Diyanet İşleri

Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedi kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.*

Edip Yüksel

Mutluluğu hak edenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece bahçede kalıcıdırlar. Rabbin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.

Erhan Aktaş

Mutlu olanlar ise, Cennet’tedirler. Rabb’in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.

Hakkı Yılmaz

Ve şu mutlu olanlara gelince, onlar da gökler ve yer durdukça ardı arkası kesilmeyen bir ikram olarak cennetin içinde sürekli olmak üzere kalacaklardır. –Ancak Rabbinin dilediği müstesnadır.–

Muhammed Esed

Bahtiyar olanlara gelince, onlar (da dünyada yaptıklarından ötürü) cennette (yaşayacak) ve Rabbin bunun aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece -bitmeyen bir lütfun sonucu olarak- orada kalacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Ve bahtiyar olanlara gelince: işte onlar da Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece içerisinde yerleşip kalacaklar: kesintisiz bir bağış olarak!..

Suat Yıldırım

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Senin Rabbinin dilemesi hariç gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır. Kesintisi olmayan bir ihsan içinde olacaklardır.

Süleyman Ateş

Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Bu, Kesintisiz bir vergidir!.

Şaban Piriş

Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbin dilemesi dışında gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Bu sonsuz bir lütufdur.

Yaşar Nuri Öztürk

Mutluluğa erdirilenlere gelince, onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça onlar, hep orada kalacaklardır. Kesintisiz bir lütuf olarak...

Edip-Layth-Martha

As for those who are fortunate, they will be in paradise; in it they will abide as long as the heavens and earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.*

Muhammad Asad

But as for those who [by virtue of their past deeds] will have been blest with happiness, [they shall live] in paradise, therein to abide as long as the heavens and the earth endure -unless thy Sustainer wills it otherwise* -as a gift unceasing.

Rashad Khalifa

As for the fortunate ones, they will be in Paradise. Eternally they abide therein, for as long as the heavens and the earth endure, in accordance with the will of your Lord - an everlasting reward.,

The Monotheist Group

As for those who are happy, they will be in the Paradise; abiding therein as long as the heavens and the earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.