Hud Sûresi109. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلا | — | felā | o halde | So (do) not |
| 2 | تك | ك و نKVN | teku | olmasın | be |
| 3 | في | — | fī | hiçbir | in |
| 4 | مرية | م ر يMRY | miryetin | tereddüd | doubt |
| 5 | مما | — | mimmā | hakkında | as to what |
| 6 | يعبد | ع ب دABD̃ | yeǎ'budu | taptıkları | worship |
| 7 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | onların | these (polytheists). |
| 8 | ما | — | mā | Not | |
| 9 | يعبدون | ع ب دABD̃ | yeǎ'budūne | onlar tapmazlar | they worship |
| 10 | إلا | — | illā | başkasına | except |
| 11 | كما | — | kemā | gibi olandan | as what |
| 12 | يعبد | ع ب دABD̃ | yeǎ'budu | taptıkları | worshipped |
| 13 | آباؤهم | ا ب وEBV | ābā'uhum | babalarının | their forefathers |
| 14 | من | — | min | before. | |
| 15 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | daha önce | before. |
| 16 | وإنا | — | ve innā | şüphesiz biz | And indeed, We |
| 17 | لموفوهم | و ف يVFY | lemuveffūhum | vereceğiz | will surely pay them in full |
| 18 | نصيبهم | ن ص بNṦB | neSībehum | onların paylarını | their share |
| 19 | غير | غ ي رĞYR | ğayra | olmadan | without |
| 20 | منقوص | ن ق صNGṦ | menḳūSin | eksik | being diminished. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلا تك فى مرية مما يعبد هولاء ما يعبدون الا كما يعبد ءاباوهم من قبل وانا لموفوهم نصيبهم غير منقوص
Arapça (Harekeli)
فَلَا تَكُ فِي مِرْيَةٍ مِّمَّا يَعْبُدُ هَؤُلَاءِ مَا يَعْبُدُونَ إِلَّا كَمَا يَعْبُدُ آبَاؤُهُم مِّن قَبْلُ وَإِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَصِيبَهُمْ غَيْرَ مَنقُوصٍ
Transliterasyon
Fe lâ teku fî miryetin mimmâ ya’budu hâulâ’(hâulâi), mâ ya’budûne illâ kemâ ya’budu âbâuhum min kabl|u|, ve innâ le muveffûhum nasîbehum gayre menkûs(menkûsin).
Transliteration (Eng.)
Fal<span class="u">a</span> taku fee miryatin mimm<span class="u">a</span>yaAAbudu h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i m<span class="u">a</span> yaAAbudoona ill<span class="u">a</span>kam<span class="u">a</span> yaAAbudu <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ohum min qablu wa-inn<span class="u">a</span>lamuwaffoohum na<span class="u">s</span>eebahum ghayra manqoo<span class="u">s</span><span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık bunların taptıkları şeylerin boşluğunda bir şüphen olmasın; önceden ataları nasıl tapıyorsa onlar da tıpkı o çeşit tapıyorlar ve biz de onların nasîbini eksiksiz olarak vereceğiz.
Ali Bulaç
Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz Biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
Bayraktar Bayraklı
Artık, onların taptıkları putlardan dolayı herhangi bir şüpheniz olmasın. Onlar da, daha önce babalarının taptığı gibi putlara tapıyorlar. Biz onların nasiplerini kesinlikle eksiksiz ödeyeceğiz.
Diyanet İşleri
O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden) şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
Edip Yüksel
Şunların hizmet ettiklerinden hiçbir kuşkun olmasın. Aynen daha önceki atalarının hizmet ettiği gibi hizmet ediyorlar. Onların nasiplerini eksiksiz olarak kendilerine ödeyeceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme. Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar. Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.
Erhan Aktaş
Onların kulluk ettikleri hakkında* hiç tereddüdün olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.
Hakkı Yılmaz
O hâlde sakın şunların kulluk ettikleri şeylerden şüphe içinde olma! Onların ataları daha önce nasıl kulluk ediyor idiyse bunlar da öyle kulluk ediyorlar. Şüphesiz Biz de kendilerine nasiplerini kesinlikle eksiksiz öderiz.(Sonraki 11:111)
Muhammed Esed
BUNUN İÇİNDİR Kİ, (ey Peygamber), o (eğri yolda olan) insanların tapınıp durdukları şeylerin ne idüğü hakkında en küçük bir şüphen olmasın: onların (ahmakça) tapınıp durduğu şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Onlara (iyi ya da kötü, her ne ki kazanmışlarsa) paylarına düşeni elbette eksiksiz vereceğiz.
Mustafa İslamoğlu
Artık, şu adamların (neye) taptıklarından hiçbir kuşkun olmasın: onlar, önceki atalarının kulluk ettiklerinden başkasına kulluk etmiyorlar. Şu var ki Biz, onların payına düşeni hiç eksiksiz ödeyeceğiz.
Suat Yıldırım
Artık o müşriklerin taptıkları şeylerin kendilerini ne feci âkıbete sürükleyeceğinden hiç şüphen olmasın. Daha önce ataları nasıl tapınıyor idiyse bunlar da onları taklid ederek öylece tapınıyorlar. Biz de elbet müstehakları ne ise, eksiksiz tam tamına vereceğiz.
Süleyman Ateş
Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz!
Şaban Piriş
Öyleyse sakın onların taptığı şeylerden kuşkun olmasın ki onlar, daha önce babalarının tapındığı gibi tapınıyorlar. Biz, onlara nasiblerini hiç eksiksiz ödeyeceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar, hepsi bu. Biz onlara da nasiplerini hiç eksiltmeden elbette vereceğiz.
Edip-Layth-Martha
So do not be in doubt as to what these men serve. They serve nothing but what their fathers before them served. We will give them their recompense in full.
Muhammad Asad
AND SO, [O Prophet,] be not in doubt about anything that those [misguided people] worship:* they but [thoughtlessly] worship as their forefathers worshipped aforetime; and, behold, We shall most certainly give them their full due [for whatever good or evil they have earned], without diminishing aught thereof.*
Rashad Khalifa
Do not have any doubt regarding what these people worship; they worship exactly as they found their parents worshipping. We will requite them their due share fully, without reduction.,
The Monotheist Group
So do not be in doubt as to what these people serve. They serve nothing except what their fathers before them served. We will give them their recompense in full.