Hud Sûresi116. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلولا | — | felevlā | değil miydi? | So why not |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | bulunmalı | had been |
| 3 | من | — | mine | -den | of |
| 4 | القرون | ق ر نGRN | l-ḳurūni | nesiller- | the generations |
| 5 | من | — | min | before you | |
| 6 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden önceki | before you |
| 7 | أولو | ا و لEVL | ūlū | sahipleri | those possessing a remnant, |
| 8 | بقية | ب ق يBGY | beḳiyyetin | fazilet | those possessing a remnant, |
| 9 | ينهون | ن ه يNHY | yenhevne | alıkoyan | forbidding |
| 10 | عن | — | ǎni | -tan | from |
| 11 | الفساد | ف س دFSD̃ | l-fesādi | fesat- | the corruption |
| 12 | في | — | fī | in | |
| 13 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 14 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 15 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | çok azı | a few |
| 16 | ممن | — | mimmen | kendilerini | of those |
| 17 | أنجينا | ن ج وNCV | enceynā | kurtardığımız | We saved |
| 18 | منهم | — | minhum | onlardan | among them? |
| 19 | واتبع | ت ب عTBA | vettebeǎ | peşine takıldılar | But followed |
| 20 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 21 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmedenler | did wrong |
| 22 | ما | — | mā | what | |
| 23 | أترفوا | ت ر فTRF | utrifū | bulundukları refahın | luxury they were given |
| 24 | فيه | — | fīhi | içinde | therein, |
| 25 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve oldular | and they were |
| 26 | مجرمين | ج ر مCRM | mucrimīne | suçlu kimseler | criminals. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلولا كان من القرون من قبلكم اولوا بقية ينهون عن الفساد فى الارض الا قليلا ممن انجينا منهم واتبع الذين ظلموا ما اترفوا فيه وكانوا مجرمين
Arapça (Harekeli)
فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُولُو بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَاتَّبَعَ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَا أُتْرِفُوا فِيهِ وَكَانُوا مُجْرِمِينَ
Transliterasyon
Fe lev lâ kâne minel kurûni min kablikum ûlû bakıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum, vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi ve kânû mucrimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falawl<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na mina alquroonimin qablikum oloo baqiyyatin yanhawna AAani alfas<span class="u">a</span>di feeal-ar<span class="u">d</span>i ill<span class="u">a</span> qaleelan mimman anjayn<span class="u">a</span> minhumwa<span class="b">i</span>ttabaAAa alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo m<span class="u">a</span>otrifoo feehi wak<span class="u">a</span>noo mujrimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizden önceki çağlarda, halkı, yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışan idrâk ve ibâdet ehli bir bölük halk bulunsaydı ne olurdu; halbuki içlerinden kurtardıklarımız pek azdı ve zulmedenler, yalnız kendilerine verilmiş olan devlete uydular ve suçlu oldular.
Ali Bulaç
Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.
Bayraktar Bayraklı
Fakat ne yazık ki, sizden önceki kuşaklar arasından yeryüzünde bozgunculuktan alıkoyacak akıl ve iz‘ân sahibi erdemli insanlar çıkmadı. Fakat onlardan az bir kısmını kurtardık. Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.
Diyanet İşleri
Sizden önceki asırlarda yeryüzünde (insanları) bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimseler bulunsaydı ya! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır (bunlar görevlerini yaptılar). Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.
Edip Yüksel
Sizden önceki nesillerin erdem sahibi olanları, yeryüzünde kötülüklere engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardığımız az kişi hariç… Zalimler ise, kendilerine verilen refaha dalıp şımardılar; böylece suçlulara katıldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.
Erhan Aktaş
Keşke sizden önceki nesiller de, yeryüzünde fesatlığa karşı çıkan faziletli kimseler olmuş olsaydı. Onlardan ancak çok azını kurtuluşa erdirdik. Zulmedenler ise içinde bulundukları refaha dalıp böylece suçlu kimseler oldular.
Hakkı Yılmaz
İşte sizden önceki devirlerden “bakıyye” [söz, eser, erdem] sahipleri; akıllı insanlar, Kitap Ehli, yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı! Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. Allah'ın ortağı olduğunu kabullenerek, Allah'ın ilahlığını ve rabliğini bilerek reddederek yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kişiler ise, şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve suçlular oldular.
Muhammed Esed
FAKAT, NE YAZIK Kİ, (yok ettiğimiz) sizden önceki kuşaklar arasından, yeryüzünde yozlaşmaya karşı çıkan -(doğru yolu izledikleri i-çin) kendilerini kurtardığımız küçük toplulukların dışında- akıl/iz'ân ve erdem sahibi kimseler çıkmadı. Ve zulme eğilim gösteren çoğunluk yalnızca kendilerini yozlaştıran hazların peşine düşüp günaha gömülüp gittiler.
Mustafa İslamoğlu
Keşke çıksaydı, ama ne yazık ki sizden önceki nesiller arasından, kendilerini kurtardığımız bir azınlık dışında, yeryüzünde toplumsal çürümeye karşı direnen akıllı ve erdemli kimseler çıkmadı. Zulme eğilimli çoğunluksa, ayartıcı dünyevi zevklerin peşine takıldılar ve günaha gömülüp gittiler.
Suat Yıldırım
Sizden önceki nesillerde, dünyada fesat ve düzensizliği menedecek, böylece onları helâk olmaktan koruyacak idrâk ve fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onların içinden görevlerini yaptıklarından ötürü kurtardığımız az kimse var. Zalimler ise içinde bulundukları refahın ardına düştüler. Doğrusu onlar suçlu kimselerdi. *
Süleyman Ateş
Sizden önceki nesillerden akıllı kimselerin, yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan men'etmeleri gerekmez miydi? Fakat onlar arasından, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi böyle yaptı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar ve suç işleyenler olup çıktılar.
Şaban Piriş
Sizden önceki devirlerde yeryüzünde fesattan vazgeçirmeye çalışacak fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan sadece çok azını kurtardık. Fakat zalimler kendilerine verilen nimetlerle azdılar. Günahkar oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden önceki kuşakların söz ve eser sahibi olanları, yeryüzünde bozgunculuktan alıkoymalı değiller miydi? Ama içlerinden kurtarmış olduklarımızın az bir kısmı dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.
Edip-Layth-Martha
If only there was from the previous generations a people with wisdom who deterred from the corruption on earth, except the few that We saved of them. Those who were wicked followed the enjoyment they were in, and they were criminal.
Muhammad Asad
BUT, ALAS, among those generations [whom We destroyed] before your time there were no people endowed with any virtue* - [people] who would speak out against the [spread of] corruption on earth -except the few of them whom We saved [because of their righteousness], whereas those who were bent on evildoing only pursued pleasures which corrupted their whole being,* and so lost themselves in sinning.
Rashad Khalifa
If only some of those among the previous generations possessed enough intelligence to forbid evil! Only a few of them deserved to be saved by us. As for the transgressors, they were preoccupied with their material luxuries; they were guilty.,
The Monotheist Group
If only there was from the previous generations a people with wisdom who prohibited corruption on the earth, except the few that We saved of them. And those who were wicked followed the enjoyment they were in, and they were criminal.