Hud Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولئك | — | ulāike | onlar | Those |
| 2 | لم | — | lem | not | |
| 3 | يكونوا | ك و نKVN | yekūnū | değillerdir | will be |
| 4 | معجزين | ع ج زACZ | muǎ'cizīne | aciz bırakacak | (able to) escape |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 7 | وما | — | ve mā | yoktur | and not |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 9 | لهم | — | lehum | onların | for them |
| 10 | من | — | min | besides | |
| 11 | دون | د و نD̃VN | dūni | başka | besides |
| 12 | الله | — | llahi | Allah'tan | Allah |
| 13 | من | — | min | any | |
| 14 | أولياء | و ل يVLY | evliyā'e | dostları | protectors. |
| 15 | يضاعف | ض ع فŽAF | yuDāǎfu | kat kat artırılır | And will be doubled |
| 16 | لهم | — | lehumu | onlar için | for them |
| 17 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābu | azab | the punishment. |
| 18 | ما | — | mā | Not | |
| 19 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they were |
| 20 | يستطيعون | ط و عŦVA | yesteTīǔne | güç yetiremezlerdi | able |
| 21 | السمع | س م عSMA | s-sem'ǎ | işitmeye | (to) hear |
| 22 | وما | — | ve mā | ve | and not |
| 23 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they used (to) |
| 24 | يبصرون | ب ص رBṦR | yubSirūne | göremezlerdi | see. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولئك لم يكونوا معجزين فى الارض وما كان لهم من دون الله من اولياء يضعف لهم العذاب ما كانوا يستطيعون السمع وما كانوا يبصرون
Arapça (Harekeli)
أُولَئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُم مِّن دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُ مَا كَانُوا يَسْتَطِيعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ
Transliterasyon
Ulâike lem yekûnû mu´cizîne fîl ardı ve mâ kâne lehum min dûnillâhi min evliyâ|e|, yudâafu lehumul azâb|u|, mâ kânû yestetîûnes sem’a ve mâ kânû yubsirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ol<span class="u">a</span>-ika lam yakoonoo muAAjizeena feeal-ar<span class="u">d</span>i wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na lahum min dooni All<span class="u">a</span>himin awliy<span class="u">a</span>a yu<span class="u">da</span>AAafu lahumu alAAa<span class="u">tha</span>bu m<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo yasta<span class="u">t</span>eeAAoona a<span class="b">l</span>ssamAAa wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nooyub<span class="u">s</span>iroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, ne yeryüzünde azaptan kaçıp kurtulabilirler, ne de Allah'tan başka bir yardımcıları vardır. Azapları da kat kat arttırılır. Çünkü onların işitmeye tahammülleri yoktu, görmezlerdi de.
Ali Bulaç
Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve bunların Allah'tan başka velileri yoktur. Azap onlar için kat kat artırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.
Bayraktar Bayraklı
İşte bunlar, Allah'ı yeryüzünde âciz bırakamazlar. Onların Allah'tan başka yakın dostları da yoktur. Onlara azap kat kat olacaktır. Çünkü, onlar gerçekleri duymaya dayanamaz ve göremezlerdi.
Diyanet İşleri
Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir; onların Allah'tan başka (yardım isteyecekleri) dostları da yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) ne görebiliyorlar ne de kulak veriyorlardı.
Edip Yüksel
Onlar, yeryüzünde kaçamazlar ve ALLAH'tan aşağı dost ve sahipleri yoktur. Onlar için azap katlanır. Çünkü onlar işitemediler, göremediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar yeryüzünde (herkesi) yıldıracak değillerdir. Kendilerini koruyacak Allah'dan başka kimseleri de yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Üstelik onlar hakkı işitmeye tahammül edemiyorlardı ve de görmüyorlardı.
Erhan Aktaş
Onlar, yeryüzünde Allah’ı aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini, Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya ve görmeye tahammül edemiyorlardı.
Hakkı Yılmaz
İşte onlar, yeryüzünde âciz bırakanlar değillerdir. Kendilerinin Allah'ın astlarından koruyan, yol gösteren, yardım eden yakınları yoktur. Onlar için azap kat kat artırılır. Onlar vahyi işitmeye tahammül edemiyorlardı ve de görmüyorlardı.
Muhammed Esed
Böyleleri, yeryüzünde (yaptıkları yanlarına kalsa bile, nihaî hesaptan) yakalarını kurtaramayacak, kendilerini Allah'a karşı koruyacak bir dost da bulamayacaklar. (Hakkı) işitme yetilerini kullanmadıklarından ve görmek, fark etmek istemediklerinden ötürü (öte dünyada) azap kat kat artırılacaktır onlar için.
Mustafa İslamoğlu
Bu tipler yeryüzünden (cezayı atlatsalar da, ahirette) yakalarını asla sıyıramayacaklar; Allah dışında onlara yardım edecek bir evliya da olmayacak; onların azabı katlandıkça katlanacak: (değil mi ki) onlar hakikati işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı?
Suat Yıldırım
Allah onları azaba uğratmak isterse, onlar dünyadan kaçıp Allah'ın hükmünden kurtulamazlar. Allah'tan başka kendilerini koruyacak hâmiler de bulamazlar. Onların azabı kat kat olur. Çünkü hakkı işitmeye tahammül edemiyorlardı. Hem de gerçeği görmüyorlardı. [6, 134; 67, 10; 16, 88]
Süleyman Ateş
Onlar dünyada Allah'ı aciz bırakacak değillerdir. Ve onların Allah'tan başka dostları da yoktur. Onlar için azab kat kat yapılır. Çünkü (gerçeği) işitmeğe tahammül edemezlerdi ve (onu) görmezlerdi.
Şaban Piriş
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak değillerdir. Onların Allahtan başka bir velisi de yoktur. Onlara kat kat azap vardır. Çünkü onlar, işitemezler, göremezlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunlar yeryüzünde kimseyi aciz bırakamazlar, Allah'tan başka hiçbir dostları da yoktur. Onlara azap kat kat verilecektir. Hem işitmeye güçleri yetmiyordu hem de göremiyorlardı.
Edip-Layth-Martha
These are the ones who will not escape on earth, nor do they have besides God any allies. The retribution will be doubled for them. They were not able to hear, nor could they see.
Muhammad Asad
Never can they elude [their final reckoning, even if they remain unscathed] on earth :* never will they find anyone who could protect them from God. [In the life to come] double suffering will be imposed on them* for having lost the ability to hear [the truth] and having failed to see [it].*
Rashad Khalifa
These will never escape, nor will they find any lords or masters to help them against GOD. Retribution will be doubled for them. They have failed to hear, and they have failed to see.,
The Monotheist Group
These are the ones who will not escape on the earth, nor do they have besides God any allies. The retribution will be doubled for them. They were not able to hear, nor could they see.