Hud Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأن | — | ve eni | ve | And that |
| 2 | استغفروا | غ ف رĞFR | steğfirū | bağışlanma dileyin | """Seek forgiveness" |
| 3 | ربكم | ر ب بRBB | rabbekum | Rabbinizden | (of) your Lord |
| 4 | ثم | — | ṧumme | sonra | and |
| 5 | توبوا | ت و بTVB | tūbū | tevbe edin | turn in repentance |
| 6 | إليه | — | ileyhi | O'na | to Him, |
| 7 | يمتعكم | م ت عMTA | yumettiǎ'kum | sizi yararlandırsın | He will let you |
| 8 | متاعا | م ت عMTA | metāǎn | nimetlerden | enjoy |
| 9 | حسنا | ح س نḪSN | Hasenen | güzel | a good |
| 10 | إلى | — | ilā | -ye kadar | for |
| 11 | أجل | ا ج لECL | ecelin | bir süre- | a term |
| 12 | مسمى | س م وSMV | musemmen | belirli | appointed. |
| 13 | ويؤت | ا ت يETY | ve yu'ti | ve versin | And give |
| 14 | كل | ك ل لKLL | kulle | her | (to) every |
| 15 | ذي | — | ƶī | sahibine | owner |
| 16 | فضل | ف ض لFŽL | feDlin | ihsan | (of) grace |
| 17 | فضله | ف ض لFŽL | feDlehu | kendi ihsanını | His Grace. |
| 18 | وإن | — | vein | ve eğer | But if |
| 19 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | yüz çevirirseniz | you turn away |
| 20 | فإني | — | feinnī | gerçekten ben | then indeed, I |
| 21 | أخاف | خ و فḢVF | eḣāfu | korkarım | fear |
| 22 | عليكم | — | ǎleykum | sizin hakkınızda | for you |
| 23 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabından | (the) punishment |
| 24 | يوم | ي و مYVM | yevmin | bir günün | (of) a Great Day. |
| 25 | كبير | ك ب رKBR | kebīrin | büyük | (of) a Great Day. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يمتعكم متعا حسنا الى اجل مسمى ويوت كل ذى فضل فضله وان تولوا فانى اخاف عليكم عذاب يوم كبير
Arapça (Harekeli)
وَأَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَاعًا حَسَنًا إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِي فَضْلٍ فَضْلَهُ وَإِن تَوَلَّوْا فَإِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ
Transliterasyon
Ve enistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti’kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu’ti kulle zî fadlin fadleh|u|, ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr(kebîrin).
Transliteration (Eng.)
Waani istaghfiroo rabbakum thumma toobooilayhi yumattiAAkum mat<span class="u">a</span>AAan <span class="u">h</span>asanan il<span class="u">a</span>ajalin musamman wayu/ti kulla <span class="u">th</span>ee fa<span class="u">d</span>lin fa<span class="u">d</span>lahuwa-in tawallaw fa-inee akh<span class="u">a</span>fu AAalaykum AAa<span class="u">tha</span>bayawmin kabeer<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Rabbinizden yarlıganma dileyin, sonra da tövbe edin ona da sizi mukadder zamânadek güzel bir sûrette geçindirsin, nîmetlerinden faydalandırsın ve her ihsân sâhibine, ettiği lütuf ve ihsânın mükâfatını versin. Fakat döner, yüz çevirirseniz şüphe yok ki ben, o büyük günün azâbına uğrayacağınızdan korkmaktayım.
Ali Bulaç
Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten Ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.
Bayraktar Bayraklı
“Rabbinizden af dileyesiniz ve O'na tövbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.”
Diyanet İşleri
Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz için (indirildi. Eğer bu emrolunanları yaparsanız), Allah sizi, tayin edilmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatır, fazlasını yapan herkese de iyiliğinin karşılığını verir. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım."
Edip Yüksel
Rabbinizin bağışlamasını dileyip O'na tövbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir süreye kadar güzelce geçindirir ve lütfu hakkeden herkese lütfundan verir. Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra ona tevbe edin ki sizi, belli bir süreye kadar güzel güzel yaşatsın. Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.
Erhan Aktaş
Ve Rabb’inizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.
Hakkı Yılmaz
(1-4)Elif/1, Lâm/30, Râ/200.* Bu Kur’ân, Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; sadece Allah'a kulluk edin diye, âyetleri,şirk koşarak yapılan yanlışı; kendi zararlarına işi ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeler içertilmiş/bozulması engellenmiş, bir de en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan, her şeyin iç yüzünü/gizli taraflarını da iyi bilen tarafından ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır: “Şüphesiz ben sizin için O'nun tarafından bir uyarıcı ve bir müjdeciyim. Ve Rabbinizden bağışlanma isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, sizi adı konmuş bir süre sonuna kadar güzelce yararlandırsın. Ve her fazilet sahibine armağanlarını versin. Ve eğer yüz çevirirseniz, ben sizin aleyhinize olan büyük bir günün azabından korkarım. Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. Ve O her şeye gücü yetendir.”*
Muhammed Esed
Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve sonra tevbe ve pişmanlık tavrı içinde O'na yönelin ki, O da sizi (bu dünya) hayatında (O'nun belirlediği) bir süre doluncaya kadar güzel bir geçimle geçindirsin; ve (öte dünyada da) erdem sahibi herkese erdemliliğinin karşılığını (fazlasıyla) versin. Fakat eğer (doğru yoldan) dönerseniz, o zaman, doğrusu o zorlu Gün (gelip çattığında) azabın sizin başınıza gelmesinden korkarım!
Mustafa İslamoğlu
Haydi, Rabbinizden kusurlarınız için af dileyin ve bilincinizi yenileyerek O'na yönelin; O da size, sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar (akıbeti) güzel bir hayat bahşetsin ve erdem sahibi herkese erdeminin karşılığını versin. Ama eğer yüz çevirecek olursanız, iyi bilin ki ben korkunç bir günün azabının üzerinize kopmasından korkuyorum!
Suat Yıldırım
Bir maksat da şudur: Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra O'na tövbe edin! O'na dönün ki belirlenmiş bir ömür süresinin sonuna kadar sizi nimetleriyle yaşatsın ve faziletli bir hayat sürenlere, lütuf ve fazlından mükâfatlarını versin. Fakat imandan yüz çevirirseniz sizin tepenize inecek o müthiş günün azabından korkarım. [16, 97]
Süleyman Ateş
Ve Rabbinizden mağfiret dileyesiniz, sonra O'na tevbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her lutuf sahibine lutfetsin. Ve eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.
Şaban Piriş
2,3. Ben, Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz, Rabbinize bağışlanma dileyip, kendisine yönelesiniz diye vakti belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir geçimlikle sizi geçindirmesi ve her fazilet sahibine değerini vermesi için Ondan size bir uyarıcı ve müjdeciyim. Şayet yüz çevirirseniz, başınıza gelecek büyük günün azabından korkarım.
Yaşar Nuri Öztürk
Af dileyin Rabbinizden; sonra da tövbe ile O'na yönelin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir nimetle nimetlendirsin ve her farklı derece sahibine hak ettiği ödülü versin. Eğer yüz çevirirseniz, o taktirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum.
Edip-Layth-Martha
"Seek forgiveness from your Lord, then repent to Him; He will make you enjoy an enjoyment until a predetermined period. He gives His endowment to those who are endowed. If you turn away, then I do fear for you the retribution of a great day!"
Muhammad Asad
Ask your Sustainer to forgive you your sins, and then turn towards Him in repentance - [whereupon] He will grant you a goodly enjoyment of life [in this world] until a term set [by Him is fulfilled];* and [in the life to come] He will bestow upon everyone possessed of merit [a full reward for] his merit.* But if you turn away, then, verily, I dread for you the suffering [which is bound to befall you] on that awesome Day*
Rashad Khalifa
"You shall seek your Lord's forgiveness, then repent to Him. He will then bless you generously for a predetermined period, and bestow His grace upon those who deserve it. If you turn away, then I fear for you the retribution of an awesome day.",
The Monotheist Group
"And seek forgiveness from your Lord, then repent to Him; He will provide you with good provisions to an appointed term. And He bestows His grace upon those who are of grace." And if they turn away: "Indeed, I fear for you the retribution of a great day!"