Hud Sûresi66. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | nihayet | So when |
| 2 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | gelince | came |
| 3 | أمرنا | ا م رEMR | emrunā | emrimiz | Our command |
| 4 | نجينا | ن ج وNCV | necceynā | kurtardık | We saved |
| 5 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | Salih'i | Salih, |
| 6 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseleri | and those who |
| 7 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman eden(leri) | believed |
| 8 | معه | — | meǎhu | beraberindeki | with him, |
| 9 | برحمة | ر ح مRḪM | biraHmetin | bir rahmetle | by a Mercy |
| 10 | منا | — | minnā | bizden | from Us, |
| 11 | ومن | — | ve min | ve | and from |
| 12 | خزي | خ ز يḢZY | ḣizyi | aşağılığından | (the) disgrace |
| 13 | يومئذ | — | yevmiiƶin | o günün | (of) that Day. |
| 14 | إن | — | inne | muhakkak ki | Indeed, |
| 15 | ربك | ر ب بRBB | rabbeke | senin Rabbin | your Lord, |
| 16 | هو | — | huve | O | He |
| 17 | القوي | ق و يGVY | l-ḳaviyyu | güçlüdür | (is) All-Strong, |
| 18 | العزيز | ع ز زAZZ | l-ǎzīzu | mutlak üstündür | All-Mighty. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما جاء امرنا نجينا صلحا والذين ءامنوا معه برحمة منا ومن خزى يومئذ ان ربك هو القوى العزيز
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ
Transliterasyon
Fe lemmâ câe emrunâ necceynâ sâlihan vellezîne âmenû meahu bi rahmetin minnâ ve min hizyi yevmi iz(izin), inne rabbeke huvel kaviyyul azîz|u|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>a amrun<span class="u">a</span>najjayn<span class="u">a</span> <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>an wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoomaAAahu bira<span class="u">h</span>matin minn<span class="u">a</span> wamin khizyi yawmi-i<span class="u">th</span>ininna rabbaka huwa alqawiyyu alAAazeez<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Emrimiz gelince Sâlih'i ve onunla berâber bulunan inananları, bir rahmet olarak kurtardık ve o günün horluğundan necat verdik onlara. Şüphe yok ki Rabbin, çok kuvvetlidir, o, pek üstündür.
Ali Bulaç
Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O’nunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, Aziz olandır.
Bayraktar Bayraklı
Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir; galip gelendir.
Diyanet İşleri
Emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.
Edip Yüksel
Emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde gerçeği onaylamış olanları bizden bir rahmet ile o günün rezilliğinden kurtardık. Rabbin, kuşkusuz Güçlü ve Üstündür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, üstelik o günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür.
Erhan Aktaş
Nihayet emrimiz gelince, Salih’i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb’in, Çok Güçlü’dür, Mutlak Üstün Olan’dır.
Hakkı Yılmaz
Artık ne zaman ki emrimiz geldi, Sâlih'i ve o'nunla birlikte iman etmiş olan kişileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz ki senin Rabbin, o güçlü, mutlak üstün olandır.
Muhammed Esed
Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir esirgemeyle Salih'i ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; ve (onları) o (kıyamet) Gün(ü Bizim lânetimize uğramanın vereceği) alçalmadan (da kurtardık). Doğrusu, senin Rabbin, gerçekten sınırsız kuvvet ve kudret sahibi O yüceler yücesidir.
Mustafa İslamoğlu
Kararlaştırdığımız vakit gelince, Salih'i ve onun inancını paylaşan kimseleri Rahmetimiz sayesinde kurtardık; dahası (onları), o bir Gün (yaşayacakları) utançdan da (kurtarmış olduk). Şüphesiz senin Rabbin var ya: işte O, eşsiz güç sahibidir, mutlak üstün ve yüce olandır.
Suat Yıldırım
Azap emrimiz gelince, tarafımızdan bir lütuf olarak Salih'i ve beraberindeki müminleri azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz ki senin Rabbin kavî ve azîzdir (çok kuvvetlidir, mutlak galiptir).
Süleyman Ateş
Nihayet emrimiz gelince Salih'i ve onunla beraber inanmış olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, (onları) o günün zilletinden (kurtardık). İşte Rabbin öyle güçlü, öyle galiptir.
Şaban Piriş
Emrimiz gelince Salihi ve beraberindeki müminleri, katımızdan bir rahmet ile o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Kuşkusuz Rabbin, güçlüdür, onurludur.
Yaşar Nuri Öztürk
Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. O günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin, evet O, Kavi'dir, Aziz'dir.
Edip-Layth-Martha
So, when Our command came, We saved Saleh and those who acknowledged with him by a mercy from Us against the disgrace of that day. Your Lord is the Powerful, the Noble.
Muhammad Asad
And so, when Our judgment came to pass, by Our grace We saved Salih and those who shared his faith; and [We saved them, too,] from the ignominy of [Our rejection on] that Day [of Resurrection]. Verily, thy Sustainer alone is powerful, almighty!
Rashad Khalifa
When our judgment came, we saved Saaleh and those who believed with him by mercy from us, from the humiliation of that day. Your Lord is the Most Powerful, the Almighty.,
The Monotheist Group
So, when Our command came, We saved Saleh and those who had believed with him by a mercy from Us and against the disgrace of that day. Your Lord is the Powerful, the Noble.