Hud Sûresi67. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأخذ | ا خ ذ EḢZ̃ | ve eḣaƶe | ve aldı | And seized |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 3 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmeden(leri) | wronged, |
| 4 | الصيحة | ص ي حṦYḪ | S-SayHatu | korkunç bir çığlık | the thunderous blast |
| 5 | فأصبحوا | ص ب حṦBḪ | feeSbeHū | ve kaldılar | then they became |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | ديارهم | د و رD̃VR | diyārihim | yurtlarında | their homes |
| 8 | جاثمين | ج ث مCS̃M | cāṧimīne | dizüstü çöküp | fallen prone. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واخذ الذين ظلموا الصيحة فاصبحوا فى ديرهم جثمين
Arapça (Harekeli)
وَأَخَذَ الَّذِينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ
Transliterasyon
Ve ehazellezîne zalemûs sayhatu fe asbahû fî diyârihim câsimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waakha<span class="u">th</span>a alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamooa<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>ay<span class="u">h</span>atu faa<span class="u">s</span>ba<span class="u">h</span>oo fee diy<span class="u">a</span>rihimj<span class="u">a</span>thimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helâk oluverdiler.
Ali Bulaç
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Bayraktar Bayraklı
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Diyanet İşleri
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Edip Yüksel
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
Erhan Aktaş
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
Hakkı Yılmaz
Ve şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseleri korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Muhammed Esed
O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;
Mustafa İslamoğlu
Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
Suat Yıldırım
67, 68. Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet. . . inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
Süleyman Ateş
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Şaban Piriş
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.
Edip-Layth-Martha
Those who wronged were taken by the scream, thus they lay motionless in their homes.
Muhammad Asad
And the blast [of God's punishment] overtook those who had been bent on evildoing: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground,*
Rashad Khalifa
Those who transgressed were annihilated by the disaster, leaving them in their homes, dead.,
The Monotheist Group
And those who had wronged were taken by the scream, thus they became lifeless in their homes.