Hud Sûresi68. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كأن | — | keen | sanki | As if |
| 2 | لم | — | lem | not | |
| 3 | يغنوا | غ ن يĞNY | yeğnev | hiç yaşamamışlardı | they (had) prospered |
| 4 | فيها | — | fīhā | orada | therein. |
| 5 | ألا | — | elā | iyi bilin ki | No doubt, |
| 6 | إن | — | inne | şüphesiz | indeed, |
| 7 | ثمود | — | ṧemūde | Semud (halkı) | Thamud |
| 8 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar ettiler | disbelieved |
| 9 | ربهم | ر ب بRBB | rabbehum | Rabblerini | (in) their Lord, |
| 10 | ألا | — | elā | dikkat edin | so |
| 11 | بعدا | ب ع دBAD̃ | buǎ'den | uzak olsun | away |
| 12 | لثمود | — | liṧemūde | Semud halkı | with Thamud. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كان لم يغنوا فيها الا ان ثمودا كفروا ربهم الا بعدا لثمود
Arapça (Harekeli)
كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا فِيهَا أَلَا إِنَّ ثَمُودَ كَفَرُوا رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّثَمُودَ
Transliterasyon
Ke en lem yagnev fîhâ, e lâ inne semûde keferû rabbehum, e lâ bu’den li semûd|e|.
Transliteration (Eng.)
Kaan lam yaghnaw feeh<span class="u">a</span> al<span class="u">a</span>inna thamooda kafaroo rabbahum al<span class="u">a</span> buAAdan lithamood<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sanki orada hiç yaşamamışlar, hiç oturmamışlardı. Bilin ki hiç şüphe yok Semûd, Rablerine karşı kâfir oldu, bilin, uzaklık Semûd'a.
Ali Bulaç
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkar etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi.)
Bayraktar Bayraklı
Sanki orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi biliniz ki Semûd kavmi Rabblerini inkâr ettiler ve iyi bilin ki Semûd kavmi defolup gittiler.
Diyanet İşleri
Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semud kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semud kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak kılındı.
Edip Yüksel
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Doğrusu Semud (halkı) Rab'lerine karşı geldi; Semud yok olup gitti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sanki orada güzel güzel yaşayıp durmamışlardı. Bak işte Semud, gerçekten de Rablerine küfretmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.
Erhan Aktaş
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud kavmi Rabb’lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud kavmi yok olup gitti.
Hakkı Yılmaz
Sanki orada hiç zengince yaşamamışlardı. Haberiniz olsun! Hiç şüphesiz Semûd toplumu gerçekten Rablerine inanmadılar. Haberiniz olsun! Semûd için uzaklık verildi.
Muhammed Esed
sanki (daha önce) orada hiç yaşamamışlar gibi. Bakın, işte Rablerini böyle yok saydı Semûdlular! Bakın, işte böyle yok olup gitti Semûd!
Mustafa İslamoğlu
sanki orada hiç yaşamamıştılar: unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkar edenler işte bu Semud idi; unutmayın, Semud tarih sahnesinden böyle silindi.
Suat Yıldırım
67, 68. Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet. . . inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
Süleyman Ateş
Orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi bilin ki Semud (kavmi), Rablerini inkar ettiler ve iyi bilin ki Semud (kavmi) def olup gittiler!
Şaban Piriş
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semudlular,Rablerini yok saydılar. Bilin ki Semud, helak edildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Sanki hiç hayat sürmemişlerdi orada. Dikkat edin! Semud kavmi, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Semud geri dönmez olmuştur.
Edip-Layth-Martha
It is as if they never lived there. For Thamud rejected their Lord. There is no more Thamud.
Muhammad Asad
as though they had never lived there. Oh, verily, [the tribe of] Thamud denied their Sustainer! Oh, away with the Thamud!
Rashad Khalifa
It was as if they never lived there. Indeed, Thamoud have rejected their Lord. Absolutely, Thamoud have incurred their annihilation.,
The Monotheist Group
It is as if they had never lived there. For Thamud rejected their Lord. So away with Thamud.