Hud Sûresi73. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالواق و لGVLḳālūdedilerThey said,
2أتعجبينع ج بACBeteǎ'cebīneşaşıyor musun?"""Are you amazed"
3منminat
4أمرا م رEMRemriişine(the) decree of Allah?
5اللهllahiAllah'ın(the) decree of Allah?
6رحمتر ح مRḪMraHmeturahmetiThe Mercy of Allah
7اللهllahiAllah'ınThe Mercy of Allah
8وبركاتهب ر كBRKve berakātuhuve bereketleriand His blessings
9عليكمǎleykumsizin üzerinizedir(be) upon you,
10أهلا ه لEHLehle(ey) halkıpeople
11البيتب ي تBYTl-beytiev(of) the house.
12إنهinnehuşüphesiz OIndeed, He
13حميدح م دḪMD̃Hamīdunövgüye layıktır(is) All-Praiseworthy,
14مجيدم ج دMCD̃mecīdunlütfu bol olandır"All-Glorious."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قالوا اتعجبين من امر الله رحمت الله وبركته عليكم اهل البيت انه حميد مجيد

Arapça (Harekeli)

قَالُوا أَتَعْجَبِينَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ رَحْمَتُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الْبَيْتِ إِنَّهُ حَمِيدٌ مَّجِيدٌ

Transliterasyon

Kâlû e ta’cebîne min emrillâhi rahmetullâhi ve berekâtuhu aleykum ehlel beyt|i|, innehu hamîdun mecîd(mecîdun).

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>loo ataAAjabeena min amri All<span class="u">a</span>hira<span class="u">h</span>matu All<span class="u">a</span>hi wabarak<span class="u">a</span>tuhu AAalaykum ahlaalbayti innahu <span class="u">h</span>ameedun majeed<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, Allah'ın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allah'ın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye lâyık, kullara müstahak olmadan ihsânda bulunan bir Tanrıdır.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir."

Bayraktar Bayraklı

Melekler dediler ki: “Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır; iyiliği boldur.”

Diyanet İşleri

(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye layıktır, iyiliği boldur.

Edip Yüksel

"ALLAH'ın işine mi şaşıyorsun" dediler, "ALLAH'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir ey ev halkı. O Övgüye En Layıktır, Yücelerin Yücesidir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)."

Erhan Aktaş

“Allah’ın takdirine hayret mi ediyorsun!” dediler. Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegâne Varlık’tır, İyiliği Bol Olan’dır.

Hakkı Yılmaz

Elçiler: “Sen Allah'ın işinden dolayı mı şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bollukları üzerinizdedir. Ey ev halkı! Şüphesiz ki O, övülmeye lâyık olan, cömertliği bol olandır” dediler.

Muhammed Esed

"Allah'ın dilediğini gerçekleştirmesini mi yadırgıyorsun?" dediler, "Allah'ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ey bu evin insanları, (hemen hatırlayın ki,) her zaman her övgüye layık olan O'dur; şanı çok yüce olan O!"

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Sen Allah'ın emrini garip mi karşılıyorsun?" dediler; "Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, kuşku yok ki O'dur hamde en layık olan, O'dur yüceler yücesi!"

Suat Yıldırım

Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun. O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur. ”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! O, övülmeğe layıktır, iyiliği boldur."

Şaban Piriş

-Sen Allahın işine mi şaşırıyorsun? dediler, Ey evin halkı, Allahın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizdedir. Şüphesiz, övgüye layık ve eşsiz cömert Odur.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamid'dir, Mecid'dir."

Edip-Layth-Martha

They said, "Do you wonder at the decree of God? God's Compassion and Blessings are upon you O people of the sanctuary. He is Praiseworthy, Glorious."

Muhammad Asad

Answered [the messengers]: "Dost thou deem it strange that God should decree what He wills?* The grace of God and His blessings be upon you, O people of this house! Verily, ever to be praised, sublime is He!"

Rashad Khalifa

They said, "Do you find it strange for GOD? GOD has bestowed His mercy and blessings upon you, O inhabitants of the shrine. He is Praiseworthy, Glorious.",

The Monotheist Group

They said: "Do you wonder at the decree of God? The mercy of God and blessings are upon you O people of the Sanctuary. He is Praiseworthy, Glorious."