Hud Sûresi97. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إلىilāTo
2فرعونfir'ǎvneFiravun'aFiraun
3وملئهم ل اMLEve meleihive adamlarınaand his chiefs,
4فاتبعوات ب عTBAfettebeǔonlar uydularbut they followed
5أمرا م رEMRemrabuyruğuna(the) command of Firaun,
6فرعونfir'ǎvneFiravun'un(the) command of Firaun,
7وماve māve değildiand not
8أمرا م رEMRemrubuyruğu(the) command of Firaun
9فرعونfir'ǎvneFiravun'un(the) command of Firaun
10برشيدر ش دRŞD̃biraşīdindoğruya yönelticiwas right.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الى فرعون وملايه فاتبعوا امر فرعون وما امر فرعون برشيد

Arapça (Harekeli)

إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَاتَّبَعُوا أَمْرَ فِرْعَوْنَ وَمَا أَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَشِيدٍ

Transliterasyon

İlâ fir’avne ve melâihî fettebeû emre fir’avn|e|, ve mâ emru fir’avne bi reşîd(reşîdin).

Transliteration (Eng.)

Il<span class="u">a</span> firAAawna wamala-ihi fa<span class="b">i</span>ttabaAAooamra firAAawna wam<span class="u">a</span> amru firAAawna birasheed<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun'a ve kavminden ileri gelenlere fakat gene de onlar Firavun'un buyruğuna uymuşlardı, halbuki Firavun'un buyruğu, hiç de doğruyu göstermiyor, hayra sevketmiyordu.

Ali Bulaç

Firavun'a ve onun önde gelen çevresine. Onlar Firavun'un emrine uymuşlardı. Oysa Firavun'un emri doğruya-götürücü (irşad edici) değildi.

Bayraktar Bayraklı

(96-97) Andolsun, Mûsâ'yı da âyetlerimizle ve açık bir kanıtla Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Ama onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri, akla uygun değildi.

Diyanet İşleri

Firavun'a ve onun ileri gelenlerine Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.

Edip Yüksel

Firavun ve konseyine… Ancak onlar Firavunun buyruğuna uydular. Firavunun buyruğu ise akıllıca değildi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun'a ve cemaatine. Bunlar Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri hak değildir.

Erhan Aktaş

Firavun’a ve toplumunun önde gelenlerine. Firavun’un buyruklarına uydular. Oysa Firavun’un buyrukları hiç de akıllıca değildi;

Hakkı Yılmaz

(96,97)Andolsun ki Biz Mûsâ'yı da âyetlerimizle ve apaçık bir belge ile Firavun ve ileri gelenlerine elçi yaptık. Ama onlar Firavun'un emrine uydular. Hâlbuki Firavun'un emri aklı çalıştıran/doğruya ulaştıran değildir.

Muhammed Esed

Firavun ve onun seçkinler çevresine gönderdik. Ama berikiler, Firavun'un hükmüne boyun eğdiler oysa, Firavun'un hükmü hiçbir şekilde sağduyu ürünü değildi.

Mustafa İslamoğlu

Firavun'a ve onun yönetici seçkinlerine göndermiştik. Fakat onlar Firavun'un yönetimine boyun eğdiler. Ne ki firavun(laşmış) bir yönetimin, sağduyulu olması mümkün değildi.

Suat Yıldırım

96, 97. Mûsâ'yı da âyetlerimizle ve özellikle pek âşikâr bir delil ile, Firavun'a ve ileri gelen yardımcılarına Peygamber olarak gönderdik. Ama adamlar tutup Firavun'un emrine tâbi oldular. Oysa Firavun'un emri tutarlı ve doğru bir emir değildi. [3, 128; 7, 60; 73, 16; 79, 21-26]

Süleyman Ateş

Fir'avn'a ve adamlarına. (Ama o insanlar), Fir'avn'ın buyruğuna uydular. Oysa, Fir'avn'ın buyruğu, doğruya iletici değildi.

Şaban Piriş

96,97. -Musayı da ayetlerimizle ve açık bir belge ile Firavun ve çevresine göndermiştik. Onlar, Firavunun emrine uydular; oysa Firavunun buyruğu doğru yola çıkarmazdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun'a ve kodamanlarına. Ama onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa ki, Firavun'un emri doğruya ve güzele ulaştırmıyordu.

Edip-Layth-Martha

To Pharaoh and his entourage; but they followed the command of Pharaoh, and Pharaoh's command was not wise.

Muhammad Asad

unto Pharaoh and his great ones: but these followed [only] Pharaoh's bidding - and Pharaoh's bidding led by no means to what is right.*

Rashad Khalifa

To Pharaoh and his elders. But they followed the command of Pharaoh, and Pharaoh's command was not wise.,

The Monotheist Group

To Pharaoh and his commanders; but they followed the order of Pharaoh; and the order of Pharaoh was not wise.