Yusuf Sûresi111. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (23 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1لقدleḳadelbetteVerily,
2كانك و نKVNkāne(there) is
3فيvardırin
4قصصهمق ص صGṦṦḳaSaSihimonların hikayelerindetheir stories
5عبرةع ب رABRǐbratunibreta lesson
6لأوليا و لEVLliūlīsahipleri içinfor men
7الألبابل ب بLBBl-elbābiakıl(of) understanding.
8ماNot
9كانك و نKVNkāne(bu) değildir(it) is
10حديثاح د ثḪD̃S̃Hadīṧenbir söza narration
11يفترىف ر يFRYyufterāuydurulacakinvented,
12ولكنvelākinancakbut
13تصديقص د قṦD̃GteSdīḳadoğrulanmasıdıra confirmation
14الذيlleƶīkimsenin(of that) which
15بينب ي نBYNbeyne(was) before it
16يديهي د يYD̃Yyedeyhikendinden öncekinin(was) before it
17وتفصيلف ص لFṦLve tefSīleve açıklamasıdırand a detailed explanation
18كلك ل لKLLkulliher(of) all
19شيءش ي اŞYEşey'inşeyinthings,
20وهدىه د يHD̃Yve hudenve bir hidayettirand a guidance
21ورحمةر ح مRḪMve raHmetenve rahmettirand mercy
22لقومق و مGVMliḳavmintoplumlar içinfor a people
23يؤمنونا م نEMNyu'minūneinananwho believe.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

لقد كان فى قصصهم عبرة لاولى الالبب ما كان حديثا يفترى ولكن تصديق الذى بين يديه وتفصيل كل شىء وهدى ورحمة لقوم يومنون

Arapça (Harekeli)

لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِّأُولِي الْأَلْبَابِ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَى وَلَكِن تَصْدِيقَ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Transliterasyon

Lekad kâne fî kasasıhim ibretun li ûlîl elbâb|i|, mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Laqad k<span class="u">a</span>na fee qa<span class="u">s</span>a<span class="u">s</span>ihimAAibratun li-olee al-alb<span class="u">a</span>bi m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na <span class="u">h</span>adeethanyuftar<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>kin ta<span class="u">s</span>deeqa alla<span class="u">th</span>eebayna yadayhi wataf<span class="u">s</span>eela kulli shay-in wahudan wara<span class="u">h</span>matanliqawmin yu/minoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki onların hikâyelerinde akıl ve dirâyet sâhiplerine ibretler var. Uydurulmuş bir söz değil, önceki kitapları gerçekleyen ve her şeyi bildiren bir söz bu ve inanan topluluğa da hidâyet ve rahmet.

Ali Bulaç

Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, onların olgularında akıl sahipleri için pek çok ders vardır. Kur'ân, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat Kur'ân, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan; iman eden toplum için bir rahmet ve bir rehberdir.

Diyanet İşleri

Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.

Edip Yüksel

Onların tarihinde, bilinç sahipleri için bir ders vardır. Bu, uydurma bir hadis değil; fakat kendisinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin detaylı açıklaması ve gerçeği onaylayanlar için bir hidayet ve Rahmettir.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçekten de onların kıssalarında üstün akıllılar için bir ibret vardır. Bu Kur'ân uydurulmuş herhangi bir söz değildir. Lâkin kendisinden önce gelen kitapların tasdiki her şeyin ayrıntılarıyla açıklayıcısı ve iman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki; onların kıssalarında* sağlıklı düşünen temiz akıl sahipleri için ibretler, alınacak dersler vardır. Bu* uydurulan bir söz değildir. Bilakis, kendinden öncekilerini onaylayan ve her şeyi ayrıntılı olarak açıklayan ve aynı zamanda inanan toplumlar için bir yol gösterici ve bir rahmettir.

Hakkı Yılmaz

Andolsun ki Yûsuf, babası, kardeşleri kıssalarında kavrama yeteneği olanlar için bir ibret vardır. Kur’ân, uydurulan bir söz değildir. Ancak sadece, içinde konu edilenlerin doğrulaması, inananlar için her şeyin ayrıntılı açıklaması, bir yol gösterme ve rahmettir.”

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, bu insanların kıssalarında kendilerine kavrayış yeteneği verilmiş kimseler için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır. (Vahye gelince,) o hiçbir şekilde (insan tarafından) uydurulmuş bir söz olamaz: tersine, o, kendisinden önceki vahiylerden doğru ve gerçek adına ne kalmışsa doğrulayan ve inanmak isteyen insanlara her şeyi açık seçik bir biçimde dile getiren, hidayet ve rahmet (bahşeden ilahî bir metin)dir.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu onların kıssalarında, derin kavrayış sahiplerinin alacağı bir hayli ibret vardır. (Vahye gelince:) o asla uydurulmuş bir söz değildir. Aksine önceki (vahiylerden) kendisine ulaşan hakikatleri doğrulayan ve her şeyi(n dayanacağı temelleri) açık seçik ortaya koyan ve yürekten inanan bir toplum için bir kılavuz ve bir rahmet olan (hitaptır).

Suat Yıldırım

Peygamberlerin kıssalarında elbette tam akıl sahipleri için alacak dersler vardır. İyi bilin ki, bu Kur'ân uydurulmuş bir söz değildir. Sadece daha önceki kitapları tasdik eden, dine ait her şeyi açıklayan, iman edecek kimseler için hidâyet, rehber ve rahmettir.

Süleyman Ateş

Elbette onların hikayelerinde akıl sahipleri için ibret vardır. Bu (Kur'an), uydurulacak bir söz değildir; ancak kendinden önceki(Hak Kitabı)nın doğrulanması, her şeyin açıklaması; inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.

Şaban Piriş

Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, sağduyu sahipleri için ibretler vardır. Bu, uydurma bir söz değildir. Kendinden önceki Kitabları tasdik eden, iman eden bir toplum için her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir.

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun ki, resullerin hikayelerinde, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis / bir söz değildir; aksine o, kendinden önceki vahyi tasdik eder, herşeyi ayrıntılarıyla gösterir. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve rahmettir.

Edip-Layth-Martha

In their stories is a lesson for the people of intelligence. It is not a hadith that was invented, but an authentication of what is already present, a detailing of all things, and a guidance and mercy to a people who acknowledge.*

Muhammad Asad

Indeed, in the stories of these men* there is a lesson for those who are endowed with insight. [As for this revelation,* ] it could not possibly be a discourse invented [by man]: nay indeed,* it is [a divine writ] confirming the truth of whatever there still remains [of earlier revelations], clearly spelling out everything,* and [offering] guidance and grace unto people who will believe.

Rashad Khalifa

In their history, there is a lesson for those who possess intelligence. This is not fabricated Hadith; this (Quran) confirms all previous scriptures, provides the details of everything, and is a beacon and mercy for those who believe.,

The Monotheist Group

In their stories is a lesson for those who possess intelligence. It is not a narration that has been invented, but an authentication of what is between his hands and a detailing of all things, and a guidance and a mercy for a people who believe.