Yusuf Sûresi17. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | أبانا | ا ب وEBV | ebānā | babamız | our father |
| 4 | إنا | — | innā | biz | Indeed, we |
| 5 | ذهبنا | ذ ه بZ̃HB | ƶehebnā | gittik | [we] went |
| 6 | نستبق | س ب قSBG | nestebiḳu | yarışıyorduk | racing each other |
| 7 | وتركنا | ت ر كTRK | ve teraknā | ve bırakmıştık | and we left |
| 8 | يوسف | — | yūsufe | Yusuf'u | Yusuf |
| 9 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | yanında | with |
| 10 | متاعنا | م ت عMTA | metāǐnā | yiyeceğimizin | our possessions, |
| 11 | فأكله | ا ك لEKL | fe ekelehu | onu yemiş | and ate him |
| 12 | الذئب | ذ ا بZ̃EB | ƶ-ƶi'bu | kurt | the wolf. |
| 13 | وما | — | vemā | fakat değilsin | But not |
| 14 | أنت | — | ente | sen | you |
| 15 | بمؤمن | ا م نEMN | bimu'minin | inanacak | (will) believe |
| 16 | لنا | — | lenā | bize | us, |
| 17 | ولو | — | velev | şayet | even if |
| 18 | كنا | ك و نKVN | kunnā | (söylesek de) | we are |
| 19 | صادقين | ص د قṦD̃G | Sādiḳīne | dosdoğru | "truthful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا يابانا انا ذهبنا نستبق وتركنا يوسف عند متعنا فاكله الذئب وما انت بمومن لنا ولو كنا صدقين
Arapça (Harekeli)
قَالُوا يَا أَبَانَا إِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَاعِنَا فَأَكَلَهُ الذِّئْبُ وَمَا أَنتَ بِمُؤْمِنٍ لَّنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِقِينَ
Transliterasyon
Kâlû yâ ebânâ innâ zehebnâ nestebiku ve tereknâ yûsufe inde metâınâ fe ekelehuz zi’bu, ve mâ ente bi mu’minin lenâ ve lev kunnâ sâdikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> ab<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span>inn<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>ahabn<span class="u">a</span> nastabiqu watarakn<span class="u">a</span>yoosufa AAinda mat<span class="u">a</span>AAin<span class="u">a</span> faakalahu a<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>i/buwam<span class="u">a</span> anta bimu/minin lan<span class="u">a</span> walaw kunn<span class="u">a</span> <span class="u">sa</span>diqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Baba demişlerdi, biz yarışa gitmiştik, Yûsuf'u da elbiselerimizin başında bırakmıştık, bir kurt gelip yemiş onu, fakat biz doğru söylesek de sen inanmazsın bize.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin."
Bayraktar Bayraklı
“Ey babamız!” dediler, “Biz yarış yapmak üzere uzaklaşmış, Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.”
Diyanet İşleri
Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.
Edip Yüksel
"Ey babamız" dediler, "Gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Sonunda onu kurt yedi. Doğru konuşsak bile sen bizi onaylamayacaksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
Erhan Aktaş
“Ey babamız! Yarışmaya gittik. Yusuf’u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Kurt onu yemiş. Sen bize inanmayacaksın ama doğru söylüyoruz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Onlar dediler ki: “Ey babamız! Şüphesiz biz yarış yaparak gittik. Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, o'nu kurt yiyivermiş. Ve biz doğru kimseler olsak da sen bize inanmazsın.”
Muhammed Esed
"Ey babamız!" dediler, "Yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf'u azıklarımızın yanında bırakmıştık... Meğer kurt kapmış o'nu! Ama (biliyoruz ki,) biz böylece doğruyu söylüyor olsak da sen bize inanmayacaksın!"
Mustafa İslamoğlu
"Ey babamız!" dediler, "Yarış yapma amacıyla uzaklaşmıştık. Yusuf'u da eşyalarımızın başında bırakmıştık. Bir de baktık ki onu kurt yemiş. Ama biz ne kadar doğruyu söylersek söyleyelim, yine de sen bize inanmayacaksın!"
Suat Yıldırım
16, 17. Yatsı vakti, ağlayarak babalarının yanına dönüp dediler ki: “Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf'u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın! ”
Süleyman Ateş
Ey babamız, dediler, biz gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!
Şaban Piriş
- Babamız, inan ki biz yarış yapıyorduk. Yusufu eşyalarımızın yanına bırakmıştık, o sırada kurt onu yemiş. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen yine bize inanmazsın, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey babamız, dediler, gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık, kurt onu yemiş. Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın."
Edip-Layth-Martha
They said, "Our father, we went to race and left Joseph by our things, and the wolf ate him! But you would not trust us even if we are truthful."
Muhammad Asad
[and] said: "O our father! Behold, we went off racing with one another, and left Joseph behind with our things; and thereupon the wolf devoured him! But [we know that] thou wouldst not believe us even though we speak the truth" -
Rashad Khalifa
They said, "Our father, we went racing with each other, leaving Joseph with our equipment, and the wolf devoured him. You will never believe us, even if we were telling the truth.",
The Monotheist Group
They said: "Our father, we went to race and left Joseph by our things, and the wolf ate him! But you would not believe us even if we were truthful."