Yusuf Sûresi18. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وجاءواج ي اCYEve cā'ūve getirdilerAnd they brought
2علىǎlāüzeriupon
3قميصهق م صGMṦḳamīSihigömleğininhis shirt
4بدمد م وD̃MVbideminkanlıwith false blood.
5كذبك ذ بKZ̃Bkeƶibinyalandanwith false blood.
6قالق و لGVLḳālededi kiHe said,
7بلbelherhalde"""Nay,"
8سولتس و لSVLsevveletaldattıp sürüklemişhas enticed you
9لكمlekumsizihas enticed you
10أنفسكمن ف سNFSenfusukumnefislerinizyour souls
11أمراا م رEMRemranbir işe(to) a matter,
12فصبرص ب رṦBRfeSabrunartık (tek çarem) sabretmektirso patience
13جميلج م لCMLcemīlungüzelce(is) beautiful.
14واللهvallahuancak Allan'tanAnd Allah
15المستعانع و نAVNl-musteǎānuyardım istenir(is) the One sought for help
16علىǎlākaşıagainst
17ماwhat
18تصفونو ص فVṦFteSifūnedediğinize"you describe."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وجاءو على قميصه بدم كذب قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل والله المستعان على ما تصفون

Arapça (Harekeli)

وَجَاءُوا عَلَى قَمِيصِهِ بِدَمٍ كَذِبٍ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ وَاللَّهُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ

Transliterasyon

Ve câû alâ kamîsıhî bi demin kezib(kezibin), kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(emren), fe sabrun cemîl(cemîlun), vallâhul musteânu alâ mâ tesıfûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Waj<span class="u">a</span>oo AAal<span class="u">a</span> qamee<span class="u">s</span>ihibidamin ka<span class="u">th</span>ibin q<span class="u">a</span>la bal sawwalat lakum anfusukumamran fa<span class="u">s</span>abrun jameelun wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu almustaAA<span class="u">a</span>nuAAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> ta<span class="u">s</span>ifoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gömleğini de kana bulayıp yalanlarını ispât için getirmişlerdi. Yakup, olsa olsa demişti, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim ve anlattıklarınıza karşı da ancak Allah'tan yardım dilerim.

Ali Bulaç

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (Kendisi'nden) yardım istenecek olan Allah'tır."

Bayraktar Bayraklı

Gömleğinin üzerinde sahte bir kan getirdiler. Ya‘kûb dedi ki: “Bilakis; nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi. Artık bana düşen, hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında, yardım edecek olan ancak Allah'tır.”

Diyanet İşleri

Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yakub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah'tır.*

Edip Yüksel

Gömleğine yalandan kan bulaştırmışlardı. Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış. Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."

Erhan Aktaş

Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: “Nefisleriniz* size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey güzelce sabredip, Allah’tan yardım istemektir.”

Hakkı Yılmaz

Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirdiler. Babaları dedi ki: “Tam tersine, nefisleriniz aldatıp size bir iş yaptırtmış. –Artık güzel bir sabır!– Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'tır.”

Muhammed Esed

(Böyle diyerek) üzerinde yalancı bir kan lekesi bulunan (Yusuf'un) gömleğini çıkarıp gösterdiler. (Yakub:) "Yoo" dedi, "sizi kendi hayal gücünüz bu kötü oyuna sürükledi! Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Ve bu anlattığınız bahtsızlığa karşı bana dayanma gücü bahşetmesi için kendisine yönelebileceğim (yegane) hâmî Allah'tır."

Mustafa İslamoğlu

Üstelik, üzerinde yalandan bir kan lekesi bulunan gömleğini de getirmiştiler. (Yakub) "Olamaz" dedi, "tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynayarak sizi yanıltmış olmalı! Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır; ve anlattığınız bütün bu şeyler karşısında kendisinden yardım dilenilecek tek merci Allah'tır."

Suat Yıldırım

Onlar Yusuf'un gömleğine sahte kan bulaştırarak getirmişlerdi. Babaları Yâkub: “Hayır! ” dedi, nefisleriniz sizi aldatmış, bu işe sevk etmiş. ”Artık bana düşen, ümitvar olarak güzelce sabretmektir. Ne diyeyim, sizin bu anlattıklarınız karşısında, Allah'tan başka yardım edebilecek hiç kimse olamaz! ” {KM, Tekvin 37, 31-33}*

Süleyman Ateş

(Yusuf'un) gömleğinin üstünde yalan kan getirdiler. (Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürükledi. Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"

Şaban Piriş

Ve ona üzerine sahte bir kan ile Yusufun gömleğini getirdiler. Babaları:-Hayır, sizi nefsiniz bu işi yapmaya sürükledi. Bana da sabretmek kaldı. Anlattıklarınıza ancak Allahtan yardım istenir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yusuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: "İş söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi aldatıp bir işe itmiş. Artık bana düşen, güzelce sabretmek. Anlattıklarınıza karşı yalnız Müstean olan Allah'tan yardım istenir."

Edip-Layth-Martha

They came with his shirt stained in false blood. He said, "You have invented this tale yourselves. Patience is good, and God's help is sought against what you describe."

Muhammad Asad

and they produced his tunic with false blood upon it. [But Jacob] exclaimed: "Nay, but it is your [own] minds that have made [so terrible] a happening seem a matter of little account to you!* But [as for myself,] patience in adversity is most goodly [in the sight of God]; and it is to God [alone] that I pray to give me strength to bear the misfortune which you have described to me."*

Rashad Khalifa

They produced his shirt with fake blood on it. He said, "Indeed, you have conspired with each other to commit a certain scheme. All I can do is resort to a quiet patience. May GOD help me in the face of your conspiracy.",

The Monotheist Group

Andthey came with his shirt stained in false blood. He said: "You have invented this tale yourselves. So sweet patience, and God is sought for help against what you describe."