Yusuf Sûresi20. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وشروهش ر يŞRYve şeravhuve onu sattılarAnd they sold him
2بثمنث م نS̃MNbiṧemeninbir pahayafor a price
3بخسب خ سBḢSbeḣsindüşükvery low,
4دراهمد ر ه مD̃RHMderāhimeparayadirhams
5معدودةع د دAD̃D̃meǎ'dūdetinbirkaçfew,
6وكانواك و نKVNve kānūve idilerand they were
7فيهfīhiona karşıabout him
8منmineof
9الزاهدينز ه دZHD̃z-zāhidīneisteksizthose keen to give up.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وشروه بثمن بخس درهم معدودة وكانوا فيه من الزهدين

Arapça (Harekeli)

وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍ وَكَانُوا فِيهِ مِنَ الزَّاهِدِينَ

Transliterasyon

Ve şerevhu bi semenin bahsin derâhime ma’dûdeh(ma’dûdetin), ve kânû fîhi minez zâhidîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Washarawhu bithamanin bakhsin dar<span class="u">a</span>himamaAAdoodatin wak<span class="u">a</span>noo feehi mina a<span class="b">l</span>zz<span class="u">a</span>hideen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onu değersiz bir kâr, sayılı birkaç kuruş karşılığında satmışlardı ve onu satarlarken paraya pek o kadar rağbetleri de yoktu.

Ali Bulaç

Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet onu düşük bir fiyata sattılar. Onlar ona karşı isteksiz idiler.

Diyanet İşleri

(Kafile Mısır'a vardığında) onu değersiz bir pahaya, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona değer vermemişlerdi.*

Edip Yüksel

Ona ihtiyaçları olmadığı için ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onu düşük bir değerle birkaç dirheme sattılar. Ona fazla önem vermemişlerdi.

Erhan Aktaş

Onu düşük bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Ona önem vermemişlerdi.

Hakkı Yılmaz

Ve o'nu düşük bir fiyata; birkaç gümüş paraya sattılar. Onlar, Yûsuf'un satılmasında azla yetinenlerden idiler.

Muhammed Esed

Ve sonunda önemsiz bir paha -sadece birkaç gümüş dirhem- karşılığında o'nu sattılar; o kadar az değer biçmişlerdi o'na.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda onu düşük bir değere -sadece bir kaç gümüş paraya- sattılar; zaten onlar ondan kurtulmak istiyorlardı.

Suat Yıldırım

Nihayet Mısır'a varınca, onu düşük bir fiyata, birkaç paraya sattılar. Zaten ona pek kıymet biçmiyorlardı. {KM, 37. 28}

Süleyman Ateş

Nihayet (Mısır'a varınca) onu düşük bir pahaya, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona (Yusuf'a) karşı isteksiz idiler.*

Şaban Piriş

Onu düşük bir fiyatla bir kaç dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar. Ona fazla rağbet gösterenler değillerdi.

Edip-Layth-Martha

They sold him for a low price, a few silver coins, and they regarded him as insignificant.

Muhammad Asad

And they sold him for a paltry price - a mere few silver coins: thus low did they value him.

Rashad Khalifa

They sold him for a cheap price - a few dirhams - for they did not have any need for him.,

The Monotheist Group

Andthey sold him for a low price, a few coins of silver, and they regarded him as insignificant.