Yusuf Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | نحن | — | neHnu | biz | We |
| 2 | نقص | ق ص صGṦṦ | neḳuSSu | anlatıyoruz | relate |
| 3 | عليك | — | ǎleyke | sana | to you |
| 4 | أحسن | ح س نḪSN | eHsene | en güzelini | the best |
| 5 | القصص | ق ص صGṦṦ | l-ḳaSaSi | kıssaların | of the narrations |
| 6 | بما | — | bimā | in what | |
| 7 | أوحينا | و ح يVḪY | evHaynā | vahyetmekle | We have revealed |
| 8 | إليك | — | ileyke | sana | to you |
| 9 | هذا | — | hāƶā | bu | (of) this |
| 10 | القرآن | ق ر اGRE | l-ḳurāne | Kur'an'ı | the Quran, |
| 11 | وإن | — | vein | ve oysa | although |
| 12 | كنت | ك و نKVN | kunte | sen idin | you were, |
| 13 | من | — | min | before it, | |
| 14 | قبله | ق ب لGBL | ḳablihi | ondan önce | before it, |
| 15 | لمن | — | lemine | kimselerden | surely among |
| 16 | الغافلين | غ ف لĞFL | l-ğāfilīne | bilmeyen | the unaware. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
نحن نقص عليك احسن القصص بما اوحينا اليك هذا القرءان وان كنت من قبله لمن الغفلين
Arapça (Harekeli)
نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ هَذَا الْقُرْآنَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِ لَمِنَ الْغَافِلِينَ
Transliterasyon
Nahnu nakussu aleyke ahsenel kasası bimâ evhaynâ ileyke hâzel kur’âne ve in kunte min kablihî le minel gâfilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Na<span class="u">h</span>nu naqu<span class="u">ss</span>u AAalayka a<span class="u">h</span>sanaalqa<span class="u">s</span>a<span class="u">s</span>i bim<span class="u">a</span> aw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span> ilayka h<span class="u">atha</span>alqur-<span class="u">a</span>na wa-in kunta min qablihi lamina algh<span class="u">a</span>fileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sana bu Kur'ân'ı vahyederek kıssaların en güzelini hikâye edeceğiz ve bundan önce sen elbette onu bilmeyenlerdendin.
Ali Bulaç
Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
Bayraktar Bayraklı
Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.
Edip Yüksel
Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
Erhan Aktaş
Biz, Sana bu kuranı* iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.
Hakkı Yılmaz
Sana bu Kur’ân'ı vahyetmekle Biz, sana kıssaların en güzelini* anlatıyoruz. Hâlbuki sen, bundan önce, kesinlikle bu konu hakkında duyarsız/ bilgisizlerdendin.
Muhammed Esed
Biz bu Kur'an'ı sana vahyettikçe, (ey Peygamber,) bundan önce senin de (vahyin ne olduğundan) habersiz kimselerden olduğunu bilerek onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla açıklıyoruz.
Mustafa İslamoğlu
Bu Kur'an'ı sana vahyetmekle Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz: oysa ki sen, bu hitabtan önce (vahyin ne olduğundan) habersizdin.
Suat Yıldırım
Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş ümmetlerin birtakım haberlerini en güzel şekilde beyan ediyoruz. Şu bir gerçek ki daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
Süleyman Ateş
Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.
Şaban Piriş
Biz, sana bu Kuranı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikayelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysa ki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.
Edip-Layth-Martha
We relate to you the best stories through what We have inspired to you in this Quran; and before it you were of those who were unaware.
Muhammad Asad
In the measure that We reveal* this Qur'an unto thee, [O Prophet,] We explain it to thee in the best possible way,* seeing that ere this thou wert indeed among those who are unaware [of what revelation is].*
Rashad Khalifa
We narrate to you the most accurate history through the revelation of this Quran. Before this, you were totally unaware.,
The Monotheist Group
We tell to you the best stories through what We have inspired to you in this Qur'an; and before it you were of those who were unaware.