Yusuf Sûresi67. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi ki | And he said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | بني | ب ن يBNY | benī | Çocukları | Children |
| 4 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 5 | تدخلوا | د خ لD̃ḢL | tedḣulū | girmeyin | enter |
| 6 | من | — | min | from | |
| 7 | باب | ب و بBVB | bābin | kapıdan | one gate, |
| 8 | واحد | و ح دVḪD̃ | vāHidin | bir | one gate, |
| 9 | وادخلوا | د خ لD̃ḢL | vedḣulū | (fakat) girin | but enter |
| 10 | من | — | min | from | |
| 11 | أبواب | ب و بBVB | ebvābin | kapılardan | gates |
| 12 | متفرقة | ف ر قFRG | muteferriḳatin | ayrı ayrı | different. |
| 13 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 14 | أغني | غ ن يĞNY | uğnī | savamam | I can avail |
| 15 | عنكم | — | ǎnkum | sizden | you |
| 16 | من | — | mine | against | |
| 17 | الله | — | llahi | Allah'tan gelecek | Allah |
| 18 | من | — | min | hiçbir | any |
| 19 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing. |
| 20 | إن | — | ini | yoktur | Not |
| 21 | الحكم | ح ك مḪKM | l-Hukmu | (hiçbir) Hüküm | (is) the decision |
| 22 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 23 | لله | — | lillahi | Allah'ın | with Allah, |
| 24 | عليه | — | ǎleyhi | O'na | upon Him |
| 25 | توكلت | و ك لVKL | tevekkeltu | tevekkül ettim | I put my trust |
| 26 | وعليه | — | ve ǎleyhi | ve O'na | and upon Him, |
| 27 | فليتوكل | و ك لVKL | felyetevekkeli | tevekkül etsinler | let put (their) trust |
| 28 | المتوكلون | و ك لVKL | l-mutevekkilūne | tevekkül edenler | "the ones who put trust.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال يبنى لا تدخلوا من باب وحد وادخلوا من ابوب متفرقة وما اغنى عنكم من الله من شىء ان الحكم الا لله عليه توكلت وعليه فليتوكل المتوكلون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِن بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ أَبْوَابٍ مُّتَفَرِّقَةٍ وَمَا أُغْنِي عَنكُم مِّنَ اللَّهِ مِن شَيْءٍ إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ
Transliterasyon
Ve kâle yâ beniyye lâ tedhulû min bâbin vâhidin vedhulû min ebvâbin muteferrikah(muteferrikatin), ve mâ ugnî ankum minallâhi min şey(şey’in) inil hukmu illâ lillâh|i|, aleyhi tevekkeltu ve aleyhi fel yetevekkelil mutevekkilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> baniyya l<span class="u">a</span>tadkhuloo min b<span class="u">a</span>bin w<span class="u">ah</span>idin wa<span class="b">o</span>dkhuloo minabw<span class="u">a</span>bin mutafarriqatin wam<span class="u">a</span> oghnee AAankum mina All<span class="u">a</span>himin shay-in ini al<span class="u">h</span>ukmu ill<span class="u">a</span> lill<span class="u">a</span>hiAAalayhi tawakkaltu waAAalayhi falyatawakkali almutawakkiloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve oğullarım dedi, hepiniz aynı kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Fakat gene de Allah'ın takdîr ettiği hiçbir şeyi gideremem sizden; hüküm, ancak Allah'ındır. Ona dayandım ve dayananlar da ancak ona dayanmalı.
Ali Bulaç
Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah'tan hiçbir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."
Bayraktar Bayraklı
Ya‘kûb şunu da söyledi: “Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyiniz, ayrı ayrı kapılardan giriniz. Gerçi ben Allah'ın takdir ettiği bir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnız Allah'ındır. Ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül sahipleri de ona güvenip dayansın!”
Diyanet İşleri
Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.*
Edip Yüksel
Dedi ki: "Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. Ne var ki, ALLAH'ın önceden belirlediği şeyden sizi kurtaramam. Hüküm ALLAH'ındır ancak. Ben O'na güvendim. Güvenenler O'na güvenmeli."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve dedi ki: "Ey yavrularım! (şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler."
Erhan Aktaş
Ve “Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah’ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah’ındır. Ben O’na tevekkül* ettim. Tevekkül edecek olanlar O’na tevekkül etsinler.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve dedi ki: “Ey yavrularım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan hiçbir şeyi sizden gideremem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben, sadece O'na sonucu bıraktım. Artık sonucu bırakanlar da sadece O'na sonucu bırakmalıdırlar.”
Muhammed Esed
Ve "Oğullarım!" diye ekledi, "(Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; her biriniz ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber (eğer başınıza yine de bir hal gelirse, bilin ki) Allah'a karşı sizin için elimden bir şey gelmez: çünkü hüküm yalnızca Allah'a aittir. Ben O'na güven duyuyorum. Ve (O'nun varlığına) inananlar da yalnız O'na güvensinler!"
Mustafa İslamoğlu
Ve ekledi: "Yavrularım! (Şehre) tek bir kapıdan girmeyin, farklı farklı kapılardan girin! Ben Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam; (zira) nihai karar yalnızca Allah'a aittir: O'na güvenim tamdır; sağlam bir dayanak arayan kimseler de O'na güvenip dayansınlar!"
Suat Yıldırım
Ve “Evlatlarım! ” diye ilave etti: “Şehre aynı kapıdan değil de, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'tan gelecek takdiri önleyemem. Zira hüküm yetkisi, yalnız Allah'ındır. Onun içindir ki ben ancak O'na dayanır, O'na güvenirim. Tevekkül edenler de yalnız O'na dayanıp güvenmelidirler. ”*
Süleyman Ateş
Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allah'ındır. (O size ne takdir etmişse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenlerde O'na tevekkül etsinler!"
Şaban Piriş
Babaları: -Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allahındır, Ona güvendim, güvenenler de Ona güvensinler, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."
Edip-Layth-Martha
He said, "My sons, do not enter from one gate, but enter from separate gates; and I cannot avail you anything against God, for the judgment is to God. In Him I put my trust, and in Him those who put their trust should trust."
Muhammad Asad
And he added: "O my sons! Do not enter [the city all] by one gate, but enter by different gates.* Yet [even so,] I can be of no avail whatever to you against [anything that may be willed by] God: judgment [as to what is to happen] rests with none but God. In Him have I placed my trust: for, all who have trust [in His existence] must place their trust in Him alone."
Rashad Khalifa
And he said, "O my sons, do not enter from one door; enter through separate doors. However, I cannot save you from anything that is predetermined by GOD. To GOD belongs all judgments. I trust in Him, and in Him shall all the trusters put their trust.",
The Monotheist Group
Andhe said: "My sons, do not enter from one gate, but enter from separate gates; and I cannot avail you anything against God, for the judgment is to God. In Him I place my trust, and in Him those who place their trust should trust."