Yusuf Sûresi69. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | دخلوا | د خ لD̃ḢL | deḣalū | girince | they entered |
| 3 | على | — | ǎlā | huzuruna | upon |
| 4 | يوسف | — | yūsufe | Yusuf'un | Yusuf, |
| 5 | آوى | ا و يEVY | āvā | aldı | he took |
| 6 | إليه | — | ileyhi | yanına | to himself |
| 7 | أخاه | ا خ وEḢV | eḣāhu | kardeşini | his brother. |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 9 | إني | — | innī | gerçekten ben | """Indeed, I" |
| 10 | أنا | — | enā | ben | [I] am |
| 11 | أخوك | ا خ وEḢV | eḣūke | senin kardeşinim | your brother |
| 12 | فلا | — | felā | so (do) not | |
| 13 | تبتئس | ب ا سBES | tebteis | üzülme | grieve |
| 14 | بما | — | bimā | sebebiyle | for what |
| 15 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they used (to) | |
| 16 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | onların yaptıkları | "do.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما دخلوا على يوسف ءاوى اليه اخاه قال انى انا اخوك فلا تبتئس بما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا دَخَلُوا عَلَى يُوسُفَ آوَى إِلَيْهِ أَخَاهُ قَالَ إِنِّي أَنَا أَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Ve lemmâ dehalû alâ yûsufe âvâ ileyhi ehâhu, kâle innî ene ehûke fe lâ tebteis bimâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> dakhaloo AAal<span class="u">a</span> yoosufa<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span> ilayhi akh<span class="u">a</span>hu q<span class="u">a</span>la innee an<span class="u">a</span>akhooka fal<span class="u">a</span> tabta-is bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yûsuf'un huzûruna girdikleri zaman Yûsuf, kardeşini yanına aldı da ben senin kardeşinim dedi, onların yaptıkları hareketten kederlenme.
Ali Bulaç
Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı; "Ben" dedi. "Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."
Bayraktar Bayraklı
Yûsuf'un yanına girdiklerinde, öz kardeşini yanına aldı ve ona, “Bilesin ben senin kardeşinim. Onların yaptıklarına üzülme!” dedi.
Diyanet İşleri
Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve "Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme" dedi.*
Edip Yüksel
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, kardeşini yanına yaklaştırdı ve "Ben senin kardeşinim; onların yaptıklarına üzülme" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: "Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"
Erhan Aktaş
Kardeşleri Yusuf’un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, “Ben senin kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve Yûsuf'un yanına girdikleri vakit, Yûsuf, kardeşini yanına aldı: “Şüphesiz ben, senin kardeşinin ta kendisiyim! İşte bundan dolayı onların yapmış olduklarına üzülme!”
Muhammed Esed
VE YUSUF'un yanına vardıklarında, (Yusuf) kardeşi (Bünyamin)i bağrına bastı ve ona (gizlice): "Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte yaptıklarına üzülme!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Ve Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, o, kardeşini bağrına bastı ve (diğerlerinin duymadığı bir ortamda) "Evet ben" dedi, "ben senin kardeşinim; artık geçmişte onların yaptıklarına üzülme!"
Suat Yıldırım
Onlar Yusuf'un huzuruna girince, öz kardeşini yanına çekti ve: “İyi bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme! ” dedi. {KM, 53, 34}
Süleyman Ateş
(Kardeşleri), Yusuf'un yanına girince, (Yusuf, öz) kardeşi(Bünyami)n'i yanına aldı ve: "Ben senin kardeşinim, onların (bizim hakkımızda) yaptıklarına üzülme!" dedi.
Şaban Piriş
Yusufun yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve:-Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kardeşler Yusuf'un yanına girdiklerinde, Yusuf öz kardeşini yanına çekip dedi: "Ben var ya, ben senin kardeşinim. Onların yapıp ettiklerine üzülme."
Edip-Layth-Martha
When they entered upon Joseph, he called his brother to himself and said, "I am your brother, so do not be saddened by what they have done."
Muhammad Asad
AND WHEN [the sons of Jacob] presented themselves before Joseph, he drew his brother [Benjamin] unto himself, saying [to him in secret]: "Behold, I am thy brother! So grieve thou not over their past doings!"*
Rashad Khalifa
When they entered Joseph's place, he brought his brother closer to him and said, "I am your brother; do not be saddened by their actions.",
The Monotheist Group
Andwhen they entered upon Joseph, he called his brother to himself and said: "I am your brother, so do not be saddened by what they have done."