Yusuf Sûresi70. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | So when |
| 2 | جهزهم | ج ه زCHZ | cehhezehum | hazırlatırken | he had furnished them |
| 3 | بجهازهم | ج ه زCHZ | bicehāzihim | onların yüklerini | with their supplies, |
| 4 | جعل | ج ع لCAL | ceǎle | koydu | he put |
| 5 | السقاية | س ق يSGY | s-siḳāyete | su tasını | the drinking cup |
| 6 | في | — | fī | içine | in |
| 7 | رحل | ر ح لRḪL | raHli | yükünün | the bag |
| 8 | أخيه | ا خ وEḢV | eḣīhi | kardeşinin | (of) his brother. |
| 9 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 10 | أذن | ا ذ نEZ̃N | eƶƶene | seslendi | called out |
| 11 | مؤذن | ا ذ نEZ̃N | mu'eƶƶinun | bir tellal | an announcer |
| 12 | أيتها | — | eyyetuhā | Ey | """O you" |
| 13 | العير | ع ي رAYR | l-ǐyru | kervan | (in) the caravan! |
| 14 | إنكم | — | innekum | şüphesiz siz | Indeed, you |
| 15 | لسارقون | س ر قSRG | lesāriḳūne | hırsızsınız | "surely (are) thieves.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما جهزهم بجهازهم جعل السقاية فى رحل اخيه ثم اذن موذن ايتها العير انكم لسرقون
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا جَهَّزَهُم بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ فِي رَحْلِ أَخِيهِ ثُمَّ أَذَّنَ مُؤَذِّنٌ أَيَّتُهَا الْعِيرُ إِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ
Transliterasyon
Fe lemmâ cehhezehum bi cehâzihim ceales sikâyete fî rahli ahîhi, summe ezzene muezzinun eyyetuhel îru innekum le sârikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> jahhazahum bijah<span class="u">a</span>zihimjaAAala a<span class="b">l</span>ssiq<span class="u">a</span>yata fee ra<span class="u">h</span>li akheehi thummaa<span class="u">thth</span>ana mu-a<span class="u">thth</span>inun ayyatuh<span class="u">a</span> alAAeeruinnakum las<span class="u">a</span>riqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların yüklerini hazırlayınca şerbet içtiği bardağı kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münâdîye nidâ ettirdi.
Ali Bulaç
Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: "Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız."
Bayraktar Bayraklı
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken değerli bir kâseyi, öz kardeşinin yüküne koydu. Sonra da arkadan biri, “Ey kafile, siz mutlaka hırsızlarsınız!” diye bağırdı.
Diyanet İşleri
(Yusuf) onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi.
Edip Yüksel
Onların erzak yükünü hazırlatınca bir su kabını kardeşinin torbasına koydu. Daha sonra birisi şöyle seslendi: "Ey kervan siz hırsızlarsınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!"
Erhan Aktaş
Yüklerini yükletirken su kabını öz kardeşinin yükü içine koydurttu. Sonra bir çağırıcı: “Ey kervancılar! Siz hırsız kimselersiniz.” diye seslendi.
Hakkı Yılmaz
Sonra Yûsuf onlara önemli eşyalarını, malzemelerini hazırlayınca, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir müezzin; ünleyici seslendi: “Hey kervan! Şüphesiz siz kesinlikle hırsızsınız!”
Muhammed Esed
Ve (sonra) onların yüklerini yükletirken (Kral'ın) su kabını (küçük) kardeşinin denkleri arasına koydurttu. Ve (böylece onlar, bundan habersiz, şehirden ayrılırken) bir çığırtkan: "Ey kervancılar!" diye bağırdı, "Meğer ne hırsızlarmışsınız siz!"
Mustafa İslamoğlu
En sonunda, yüklerinin yüklenme işlemi tamamlanınca, su kabını öz kardeşinin denkleri arasına koydurttu. Ardından bir görevli "Siz ey kervancılar! Evet, kesinlikle siz yapmış olmalısınız (bu) hırsızlığı!" diye bağırdı.
Suat Yıldırım
Onların yüklerini hazırlatırken, su kabını, öz kardeşinin yükünün içine koydurdu. Kervan hareket edince de Yusuf'un görevlilerinden biri: “Ey kafile! Durun, siz hırsızlık yapmışsınız! ” diye nida etti.
Süleyman Ateş
Onların yüklerini hazırlatırken su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu. (Kervan hareket ettikten) sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan, siz hırsızlarsınız!"
Şaban Piriş
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir çağırıcı:-Ey kafile, siz hırsızsınız! diye bağırdı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yusuf, kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"
Edip-Layth-Martha
When he furnished them with their provisions, he placed the measuring bowl in his brother's bag. Then a caller cried out: "O you in the caravan, you are thieves!"
Muhammad Asad
And [later,] when he had provided them with their provisions, he placed the [King's] drinking-cup in his brother's camel-pack. And [as they were leaving the city,] a herald* called out: "O you people of the caravan! Verily, you are thieves!*
Rashad Khalifa
When he provided them with their provisions, he placed the drinking cup in his brother's bag, then an announcer announced: "The owners of this caravan are thieves.",
The Monotheist Group
So when he furnished them with their provisions, he placed the measuring bowl in the saddlebag of his brother, then a caller cried out: "O you in the caravan, you are thieves!"