Ra'd Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (35 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | له | — | lehu | O(insa)nın vardır | For him |
| 2 | معقبات | ع ق بAGB | muǎḳḳibātun | izleyenler | (are) successive (Angels) |
| 3 | من | — | min | from | |
| 4 | بين | ب ي نBYN | beyni | (before) | |
| 5 | يديه | ي د يYD̃Y | yedeyhi | önünden | (him) |
| 6 | ومن | — | ve min | ve | and from |
| 7 | خلفه | خ ل فḢLF | ḣalfihi | arkasından | and behind him, |
| 8 | يحفظونه | ح ف ظḪFƵ | yeHfeZūnehu | onu korurlar | who guard him |
| 9 | من | — | min | by | |
| 10 | أمر | ا م رEMR | emri | emrinden | (the) command |
| 11 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 12 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 13 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 14 | لا | — | lā | (does) not | |
| 15 | يغير | غ ي رĞYR | yuğayyiru | (durumlarını) değiştirmez | change |
| 16 | ما | — | mā | (the condition) | |
| 17 | بقوم | ق و مGVM | biḳavmin | bir milet | of a people, |
| 18 | حتى | — | Hattā | sürece | until |
| 19 | يغيروا | غ ي رĞYR | yuğayyirū | değiştirmediği | they change |
| 20 | ما | — | mā | what | |
| 21 | بأنفسهم | ن ف سNFS | bienfusihim | kendi (durumlarını) | (is) in themselves. |
| 22 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 23 | أراد | ر و دRVD̃ | erāde | istediği | wills |
| 24 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 25 | بقوم | ق و مGVM | biḳavmin | bir kavme | for a people |
| 26 | سوءا | س و اSVE | sū'en | kötülük | misfortune, |
| 27 | فلا | — | felā | artık yoktur | then (there is) no |
| 28 | مرد | ر د دRD̃D̃ | meradde | geri çevirecek | turning away |
| 29 | له | — | lehu | onu | of it, |
| 30 | وما | — | ve mā | zaten yoktur | and not |
| 31 | لهم | — | lehum | onların | for them |
| 32 | من | — | min | from | |
| 33 | دونه | د و نD̃VN | dūnihi | O'ndan başka | besides Him |
| 34 | من | — | min | any | |
| 35 | وال | و ل يVLY | valin | koruyucuları | protector. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
له معقبت من بين يديه ومن خلفه يحفظونه من امر الله ان الله لا يغير ما بقوم حتى يغيروا ما بانفسهم واذا اراد الله بقوم سوءا فلا مرد له وما لهم من دونه من وال
Arapça (Harekeli)
لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِّن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ يَحْفَظُونَهُ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُوا مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِقَوْمٍ سُوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِ مِن وَالٍ
Transliterasyon
Lehu muakkibâtun min beyni yedeyhi ve min halfihî yahfezûnehu min emrillâh|i|, innallâhe lâ yugayyiru mâ bi kavmin hattâ yugayyirû mâ bi enfusihim, ve izâ erâdallâhu bi kavmin sûen fe lâ meredde leh|u|, ve mâ lehum min dûnihî min vâl(vâlin).
Transliteration (Eng.)
Lahu muAAaqqib<span class="u">a</span>tun min bayni yadayhiwamin khalfihi ya<span class="u">h</span>fa<span class="i"><span class="u">th</span></span>oonahu min amri All<span class="u">a</span>hiinna All<span class="u">a</span>ha l<span class="u">a</span> yughayyiru m<span class="u">a</span> biqawmin <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>yughayyiroo m<span class="u">a</span> bi-anfusihim wa-i<span class="u">tha</span> ar<span class="u">a</span>daAll<span class="u">a</span>hu biqawmin soo-an fal<span class="u">a</span> maradda lahu wam<span class="u">a</span>lahum min doonihi min w<span class="u">a</span>l<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca gelip giden melekler var, onu, Allah'ın emriyle koruyup gözetirler. Şüphe yok ki bir topluluk, ahlâkını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez. Allah, bir topluluğun kötülüğünü dilerse o kötülüğü geriye atmaya imkân yoktur ve onlara, ondan başka bir yardımcı da bulunamaz.
Ali Bulaç
O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip-bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiçbir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.
Bayraktar Bayraklı
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler/melekler vardır. Bir toplumu oluşturan fertler kendi iç dünyalarındakini değiştirinceye kadar, Allah onların oluşturduğu toplumu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.
Diyanet İşleri
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.*
Edip Yüksel
Önünden ve ardından (görünen ve görünmeyen) izleyiciler var da kendisini ALLAH'ın emrinden mi korurlar? Bir topluluk kendisini değiştirmedikçe ALLAH onların durumunu değiştirmez. ALLAH bir topluluk için fenalık istedi mi, hiçbir güç onu durduramaz; onların O'ndan başka bir koruyup kollayanları da olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkan yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz.
Erhan Aktaş
Allah’ın emriyle, onu her şeyi ile izleyen ve yaptığı her şeyi kaydeden izleyiciler vardır. Kuşkusuz bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, bir topluma ceza vermeyi istediğinde* hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O’ndan başka bir veli* yoktur.
Hakkı Yılmaz
Her kişi için, iki elinin arasından ve arkasından –Allah'ın işinden olarak–, onu gözetip koruyan izleyiciler vardır. Gerçekte, bir halk, kendi benliklerinde olanı değiştirmedikçe, Allah hiçbir şeyi değiştirmez. Ve Allah, bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onun geri çevrilmesi söz konusu değildir. Onlar için O'nun astlarından bir yardım eden, koruyan, yol gösteren bir yakın da yoktur.
Muhammed Esed
(Böyle biri sanıyor mu ki) kendisini önünden ve ardından izleyen (ve) onu Allah her ne ki takdir etmişse ona karşı koruyup gözeten refakatçileri vardır. Gerçek şu ki, insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez; ve Allah insanlara (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) bir felaket tattıracağı zaman hiçbir şey bunun önünde duramaz: çünkü onların, kendilerini O'na karşı koruyabilecek kimseleri yoktur.
Mustafa İslamoğlu
önünden ve ardından takip eden koruma korteji var da, kendisini Allah'ın gazabından korur (diye düşünüyorsa), Allah onu da bilir. Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez. Ve Allah (hak eden) bir toplumu cezalandırmayı murad ettiği zaman, onu engellemek mümkün olmaz; O'ndan başka sığınacak bir merci de bulamazlar.
Suat Yıldırım
O insanın önünde ve ardında devamlı sûretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar, Allah'ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar. Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe, hiç şüphe yok ki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. Allah bir toplum için de kötülük irade buyurdu mu, onu geri çevirecek kuvvet yoktur. Artık Allah'ın dışında onları himaye edecek kimse olamaz. [8, 53]*
Süleyman Ateş
O(insa)nın önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar. Bir milet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez. Allah da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyucuları da yoktur.*
Şaban Piriş
İnsanoğlunu arkasında ve önünde takip edenler vardır; Allahın emriyle onu gözetirler. Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir toplumun kahrını dileyince artık o geri döndürülemez. Onların Allahtan başka koruyucusu da yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki, kendisini Allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, iç dünyalarını değiştirmedikçe, değiştirmez. Allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. Ve onlar için Allah dışında koruyucu bir dost ta olamaz.
Edip-Layth-Martha
As if he has followers in his presence and behind him guarding him from God's command! God is not to change what is in a people until they change what is within themselves. If God wanted to harm a people, then there is no turning Him back, nor will they have any protector against Him.*
Muhammad Asad
[thinking that] he has hosts of helpers-both such as can be perceived by him and such as are hidden from him* -that could preserve him from whatever God may have willed.* Verily, God does not change men's condition unless they change their inner selves;* and when God wills people to suffer evil [in consequence of their . own evil deeds], there is none who could avert it: for they have none who could protect them from Him.
Rashad Khalifa
Shifts (of angels) take turns, staying with each one of you - they are in front of you and behind you. They stay with you, and guard you in accordance with GOD's commands. Thus, GOD does not change the condition of any people unless they themselves make the decision to change. If GOD wills any hardship for any people, no force can stop it. For they have none beside Him as Lord and Master.,
The Monotheist Group
Present with him and behind him are retainers, they preserve him from the command of God. God does not change the condition of a people until they change the condition of their souls. And if God wanted to harm a people, then there is no turning Him back, nor will they have any protector against Him.