İbrahim Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | مهطعين | ه ط عHŦA | muhTiǐyne | koşarlar | Racing ahead, |
| 2 | مقنعي | ق ن عGNA | muḳniǐy | dikerek | raised up |
| 3 | رءوسهم | ر ا سRES | ru'ūsihim | başlarını | their heads, |
| 4 | لا | — | lā | not | |
| 5 | يرتد | ر د دRD̃D̃ | yerteddu | dönmez | returning |
| 6 | إليهم | — | ileyhim | kendilerine | towards them |
| 7 | طرفهم | ط ر فŦRF | Tarfuhum | bakışları | their gaze, |
| 8 | وأفئدتهم | ف ا دFED̃ | ve ef'idetuhum | ve yüreklerinin içi de | and their hearts |
| 9 | هواء | ه و يHVY | hevā'un | bomboştur | (are) empty. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
مهطعين مقنعى رءوسهم لا يرتد اليهم طرفهم وافدتهم هواء
Arapça (Harekeli)
مُهْطِعِينَ مُقْنِعِي رُءُوسِهِمْ لَا يَرْتَدُّ إِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ وَأَفْئِدَتُهُمْ هَوَاءٌ
Transliterasyon
Muhtıîne mukniî ruûsihim lâ yerteddu ileyhim tarfuhum, ve ef’idetuhum hevâ’(hevâun).
Transliteration (Eng.)
Muh<span class="u">t</span>iAAeena muqniAAee ruoosihim l<span class="u">a</span>yartaddu ilayhim <span class="u">t</span>arfuhum waaf-idatuhum haw<span class="u">a</span>/<span class="b">on</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün, başları göğe çevrilmiş, koşup dururlar, göz çevirip kendilerine bile bakmazlar ve yürekleri bomboştur.
Ali Bulaç
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalpleri (sanki) bomboştur.
Bayraktar Bayraklı
O gün başlarını dikerek koşarlar; bakışları kendilerine dönmez. Yüreklerinin içi de bomboştur.
Diyanet İşleri
Zihinleri bomboş olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göğe dikilmiş bir vaziyette koşarlar.
Edip Yüksel
Başları boyunları üstüne kaskatı dikilmiş, göz kapakları kıpırdamaksızın korkudan dolayı zihinleri bomboş bir halde koşuşurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.
Erhan Aktaş
Bakışlarını yukarı dikerek*, bakışları sabit bir şekilde umutsuzca koşarlar.*
Hakkı Yılmaz
(42,43)Sakın şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların yaptıklarından Allah'ın duyarsız/bilgisiz olduğunu sanma! Ancak O, onları, başlarını dikerek koşacakları, gözlerin dışa fırlayacağı bir gün için erteliyor. Onların bakışları kendilerine dönmez ve onların gönülleri bomboştur.
Muhammed Esed
O Gün onlar, başları (bir medet ararcasına) yukarı kalkık, bakışları kendi hallerini göremeyecek kadar çarpılmış, ve kalpleri bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.
Mustafa İslamoğlu
(O gün) onlar arkaya kaykılmış başları, yuvalarına bir türlü dönmeyen fırlamış bakışları ve tamtakır yürekleriyle panik içinde seğirtip dururlar.
Suat Yıldırım
O gün onlar başlarını dikmiş, gözleri donup kalmış, kalpleri bomboş koşup dururlar. [54, 8; 20, 108-111; 70, 44]
Süleyman Ateş
(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).
Şaban Piriş
Gözleri, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde donuklaşmış ve başları dikilmiş olarak dururlar. Gönülleri ise bomboş...
Yaşar Nuri Öztürk
Başlarını dikerek koşuşurlar. Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.
Edip-Layth-Martha
They will approach with their heads bowed, their eyes will not blink, and their hearts will be void.
Muhammad Asad
the while they will be running confusedly to and fro, with their heads upraised [in supplication], unable to look away from what they shall behold,* and their hearts an abysmal void.
Rashad Khalifa
As they rush (out of the graves), their faces will be looking upward, their eyes will not even blink, and their minds will be horrified.,
The Monotheist Group
They will approach with their heads bowed, and their eyes will not blink, and their hearts will be void.