İbrahim Sûresi45. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وسكنتمس ك نSKNve sekentumve oturmuştunuzAnd you dwelt
2فيin
3مساكنس ك نSKNmesākiniyerlerindethe dwellings
4الذينelleƶīnekimselerin(of) those who
5ظلمواظ ل مƵLMZelemūzulmeden(lerin)wronged
6أنفسهمن ف سNFSenfusehumkendilerinethemselves,
7وتبينب ي نBYNve tebeyyeneve belli olmuştuand it had become clear
8لكمlekumsizeto you
9كيفك ي فKYFkeyfenasılhow
10فعلناف ع لFALfeǎlnāyaptığımızWe dealt
11بهمbihimonlarawith them,
12وضربناض ر بŽRBve Derabnāve anlatmıştıkand We put forth
13لكمlekumusizefor you
14الأمثالم ث لMS̃Ll-emṧālemisallerle"the examples."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وسكنتم فى مسكن الذين ظلموا انفسهم وتبين لكم كيف فعلنا بهم وضربنا لكم الامثال

Arapça (Harekeli)

وَسَكَنتُمْ فِي مَسَاكِنِ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْأَمْثَالَ

Transliterasyon

Ve sekentum fî mesâkinillezîne zalemû enfusehum ve tebeyyene lekum keyfe fealnâ bihimve darabnâ lekumul emsâl|e|.

Transliteration (Eng.)

Wasakantum fee mas<span class="u">a</span>kini alla<span class="u">th</span>eena<span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo anfusahum watabayyana lakum kayfa faAAaln<span class="u">a</span>bihim wa<span class="u">d</span>arabn<span class="u">a</span> lakumu al-amth<span class="u">a</span>l<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz ve onlara nasıl azâp ettiğimiz sizce apaçık belli oldu ve size nice örnekler getirdik.

Ali Bulaç

Siz, kendi nefislerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde oturmuştunuz. Onlara ne yaptığımız size açıklanmıştı ve size örnekler vermiştik.

Bayraktar Bayraklı

Siz de kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Size misaller de verdik.

Diyanet İşleri

"(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de verdik."

Edip Yüksel

Hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl azab ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de vermiştik.

Erhan Aktaş

Ve siz, kendilerine zulmeden halkların yurtlarında yaşadınız. Onlara neler yaptığımızı örneklerle açıklamıştık.

Hakkı Yılmaz

(44,45)Ve sen insanları, azabın geleceği gün ile uyar. Artık şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseler, “Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin davetine uyalım ve elçilere tâbi olalım.” derler. –Daha önce siz, sizin için bitişin/tükenişin/yok oluşun olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz? Hem siz, şirk koşarak kendilerine haksızlık edenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl yaptığımız size apaçık belli olmuştu. Ve size örnekler de vermiştik.–

Muhammed Esed

"Üstelik, (sizden önce) kendilerine yazık edenlerin (bir vakitler) yaşamış oldukları yerlerde yaşıyordunuz ve onlara neler yaptığımız da size açıklanmıştı; ve size (günahkarların başlarına gelenler hakkında, kıyamet ve ceza hakkında) pek çok misaller de vermiştik".

Mustafa İslamoğlu

Üstelik siz, kendilerine zulmedenlerin yurdunda yaşıyordunuz; dahası onlara nasıl muamele ettiğimiz size açıklanmıştı; ve size örnekler de göstermiştik.

Suat Yıldırım

Sizden önce, kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz. Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık.

Süleyman Ateş

(Sizden önce 'Ad ve Semud gibi) kendilerine yazık eden milletlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve size benzetmeler de yapıp anlatmıştık (değil mi?)"

Şaban Piriş

Ve zalimlerin yerlerinde oturdunuz, onlara, yaptıklarımız da size açıklanmıştı. Size de örnekler vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz de o kendilerine zulmetmiş olanların barınaklarında oturmuştunuz. Onlara nasıl davrandığımız size açık-seçik belli olmuştu. Size örnekler de vermiştik.

Edip-Layth-Martha

You even resided in the homes of those who had wronged themselves, and it was made clear to you what We did to them. We had cited the examples to you.

Muhammad Asad

And yet, you dwelt in the dwelling-places of those who had sinned against their own selves [before your time],* and it was made obvious to you how We had dealt with them: for We have set forth unto you many a parable [of sin, resurrection and divine retribution]."*

Rashad Khalifa

You dwelled in the homes of those before you, who wronged their souls, and you have seen clearly what we did to them. We have set many precedents for you.,

The Monotheist Group

Andyou resided in the dwellings of those who had wronged themselves, and it was made clear to you what We did to them; and We had put forth the examples for you.