İbrahim Sûresi46. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقد | — | ve ḳad | ve kuşkusuz | And indeed |
| 2 | مكروا | م ك رMKR | mekerū | onlar kurdular | they planned |
| 3 | مكرهم | م ك رMKR | mekrahum | tuzaklarını | their plan, |
| 4 | وعند | ع ن دAND̃ | veǐnde | oysa yanındadır | but with |
| 5 | الله | — | llahi | Allah'ın | Allah |
| 6 | مكرهم | م ك رMKR | mekruhum | onların tuzakları | (was) their plan, |
| 7 | وإن | — | vein | eğer | even if |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | olsa bile | was |
| 9 | مكرهم | م ك رMKR | mekruhum | tuzakları | their plan |
| 10 | لتزول | ز و لZVL | litezūle | yerinden kaldıracak | that should be moved |
| 11 | منه | — | minhu | by it | |
| 12 | الجبال | ج ب لCBL | l-cibālu | dağları | the mountains. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقد مكروا مكرهم وعند الله مكرهم وان كان مكرهم لتزول منه الجبال
Arapça (Harekeli)
وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِندَ اللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِن كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ
Transliterasyon
Ve kad mekerû mekrehum ve indallâhi mekruhum, ve in kâne mekruhum li tezûle minhul cibâl|u|.
Transliteration (Eng.)
Waqad makaroo makrahum waAAinda All<span class="u">a</span>himakruhum wa-in k<span class="u">a</span>na makruhum litazoola minhu aljib<span class="u">a</span>l<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Düzenlerini yaptılar, düzdükleri hîlelerin cezâsıysa Allah katında, hattâ hîlelerinden dağlar bile yerinden oynasa.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.
Bayraktar Bayraklı
Kâfirler tuzaklarını kurdular. Onların tuzakları sebebiyle dağlar yerinden oynayacak nitelikte olsa bile, tuzakları Allah'ın katındadır.
Diyanet İşleri
Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi!*
Edip Yüksel
Onlar planlarını yaptılar, hâlbuki planları ALLAH'ın kontrolündeydi. Planları dağları yerinden oynatacak kadar olsa bile…
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun
Erhan Aktaş
Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planlarını Allah boşa çıkarmıştı.
Hakkı Yılmaz
Ve gerçekten onlar, tuzaklarını kurdular. Onların tuzakları, Allah katındadır. Tuzakları, dağları yerinden oynatacak olsa bile…
Muhammed Esed
(Hal böyleyken,) onlar yine de, çürük ve asılsız tasarımlara dayanan oyunlarını oynamaya devam etmekteler; oysa, onların bütün oyunları, bütün düzenleri Allah'ın bilgisi içindedir. (Kafirler hakikat karşısında asla başarıya ulaşamazlar) velev ki bu oyunları dağları yerinden oynatacak kadar (yetkince kurgulanmış veyahut güçlü kuvvetli) olsun.
Mustafa İslamoğlu
Ama onlar hilelerini sürdürdüler; isterse onlar hileleri dağları yerinden oynatmayı vaad etsin; yine de hileleri bütünüyle Allah'a ayandır.
Suat Yıldırım
Onlar tuzaklar kurdular, ama Allah nezdinde de onlara tuzak var, isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun!
Süleyman Ateş
Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları, Allah'ın yanındaydı (Allah onların tuzaklarını bozar, cezalarını verirdi).
Şaban Piriş
Onlar tuzaklar kurmuşlardı; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu tuzakları hep Allahın elindeydi.
Yaşar Nuri Öztürk
Tuzaklarını kurmuşlardı ama Allah katında da onlar için tuzak var. Zaten onların tuzakları dağları yerinden oynatacak türden olsa neye yarar!
Edip-Layth-Martha
Indeed they schemed their scheming, and their scheming was at God; though their scheming was enough to eliminate mountains.
Muhammad Asad
And [this retribution will befall all evildoers because] they devise that false imagery of theirs* - and all their false imagery is within God's knowledge. [And never can the blasphemers prevail against the truth - not] even if their false imagery were so (well devised and so powerful] that mountains could be moved thereby.
Rashad Khalifa
They schemed their schemes, and GOD is fully aware of their schemes. Indeed, their schemes were sufficient to erase mountains.,
The Monotheist Group
Andthey schemed their scheming, and their scheming is known to God; and their scheming was enough to make the mountains cease to exist.