Hicr Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ذرهم | و ذ رVZ̃R | ƶerhum | bırak onları | Leave them |
| 2 | يأكلوا | ا ك لEKL | ye'kulū | yesinler | (to) eat |
| 3 | ويتمتعوا | م ت عMTA | ve yetemetteǔ | ve eğlensinler | and enjoy |
| 4 | ويلههم | ل ه وLHV | ve yulhihimu | ve onları oyalasın | and diverted them |
| 5 | الأمل | ا م لEML | l-emelu | arzu | the hope, |
| 6 | فسوف | — | fesevfe | yakında | then soon |
| 7 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bileceklerdir | they will come to know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ذرهم ياكلوا ويتمتعوا ويلههم الامل فسوف يعلمون
Arapça (Harekeli)
ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Zerhum ye’kulû ve yetemetteû ve yulhihimul emelu fe sevfe ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">Th</span>arhum ya/kuloo wayatamattaAAoowayulhihimu al-amalu fasawfa yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bırak onları, yesinler, geçinsinler ve isteklere düşüp oyalansınlar, yakında bilecekler.
Ali Bulaç
Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
Bırak onları, yesinler, eğlensinler ve boş ümitler onları oyalayadursun. İleride yaptıklarının yanlış olduğunu bilecekler.
Diyanet İşleri
Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalaya dursun. (Kötü sonucu) yakında bilecekler!
Edip Yüksel
Bırak onları, yesinler, eğlensinler ve umutlarıyla oyalansınlar; mutlaka öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
Erhan Aktaş
Bırak onları; yiyip, içip faydalansınlar; beklentileri onları oyalasın. Fakat yakında gerçeği anlayacaklar.*
Hakkı Yılmaz
Bırak onları yesinler, yararlansınlar ve boş umut onları oyalasın. Ama onlar yakında bileceklerdir.
Muhammed Esed
(Şimdi) kendi hallerine bırak onları, yiyip (içsinler), avunsunlar; bu arada (boş hazların) umudu aldatıp oyalasın onları; nasıl olsa günü gelince (gerçeği) öğrenecekler.
Mustafa İslamoğlu
Kendi haline bırak onları; yesinler, geçici hazlarla avunsunlar, oyalasın onları boş umutlar: nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğrenecekler.
Suat Yıldırım
Bırak onları, yesin içsinler, zevklerine düşsünler, arzu ve emelleri kendilerini oyalaya dursun. Yakında bilecekler! [77, 46]
Süleyman Ateş
Bırak onlar yesinler, eğlensinler; arzu onları oyalasın. Yakında (yaptıklarının kötü sonucunu) bileceklerdir.
Şaban Piriş
Onları bırak, yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bırak onları yesinler, nimetlenip zevk etsinler ve sonu gelmez arzu kendilerini oyalasın. Ama yakında bilecekler.
Edip-Layth-Martha
Leave them to eat and enjoy, and let them be preoccupied with hope. They will come to know.
Muhammad Asad
Leave them alone; let them eat and enjoy themselves the while the hope [of vain delights] be guiles them: for in time they will come to know [the truth].
Rashad Khalifa
Let them eat, enjoy, and remain blinded by wishful thinking; they will find out.,
The Monotheist Group
Leave them to eat and enjoy, and let them be preoccupied with wishful thinking. They will come to know.