Hicr Sûresi63. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 2 | بل | — | bel | doğrusu | """Nay," |
| 3 | جئناك | ج ي اCYE | ci'nāke | biz sana getirdik | we have come to you |
| 4 | بما | — | bimā | with what | |
| 5 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olduklarını | they were |
| 6 | فيه | — | fīhi | hakkında | in it |
| 7 | يمترون | م ر يMRY | yemterūne | şüphe etmekte | disputing, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا بل جئنك بما كانوا فيه يمترون
Arapça (Harekeli)
قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا فِيهِ يَمْتَرُونَ
Transliterasyon
Kâlû bel ci’nâke bi mâ kânû fîhi yemterûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo bal ji/n<span class="u">a</span>ka bim<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo feehi yamtaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.
Ali Bulaç
"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helakı) getirdik.
Edip Yüksel
Dediler ki: "Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."
Erhan Aktaş
Elçiler: “Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;”
Hakkı Yılmaz
(63-65)Elçiler dediler ki: “Tam tersine biz sana onların kuşku duyup durduğu şeyi getirdik. Ve sana gerçeği getirdik ve biz elbette doğru olanlarız. Hemen gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından izle. Ve sizden hiç kimse oyalanmasın/ geride bırakılanları düşünmesin, emrolunduğunuz yere doğru geçin gidin.”
Muhammed Esed
Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kö-tülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,
Mustafa İslamoğlu
Dediler ki: "Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,
Suat Yıldırım
63, 64, 65. “Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin. ” [15, 8; 11, 65]*
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
Şaban Piriş
-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Gerçek şu ki biz, günahkarların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik."
Edip-Layth-Martha
They said, "Alas, we have come to you with what they are in doubt."
Muhammad Asad
They answered: "Nay, but we have come unto thee with [the announcement of] something that they [who are given to evil] have always been wont to call in question,*
Rashad Khalifa
They said, "We bring to you what they have been doubting.,
The Monotheist Group
They said: "Alas, we have come to you with that which they are doubting."