Hicr Sûresi74. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فجعلنا | ج ع لCAL | fe ceǎlnā | ve getirdik | And We made |
| 2 | عاليها | ع ل وALV | ǎāliyehā | üstünü | its highest (part) |
| 3 | سافلها | س ف لSFL | sāfilehā | altına | its lowest, |
| 4 | وأمطرنا | م ط رMŦR | ve emTarnā | ve yağdırdık | and We rained |
| 5 | عليهم | — | ǎleyhim | üzerlerine | upon them |
| 6 | حجارة | ح ج رḪCR | Hicāraten | taşlar | stones |
| 7 | من | — | min | of | |
| 8 | سجيل | س ج لSCL | siccīlin | çamurdan pişmiş | baked clay. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فجعلنا عليها سافلها وامطرنا عليهم حجارة من سجيل
Arapça (Harekeli)
فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ
Transliterasyon
Fe cealnâ âliyehâ sâfilehâ ve emternâ aleyhim hıcâreten min siccîl(siccîlin).
Transliteration (Eng.)
FajaAAaln<span class="u">a</span> AA<span class="u">a</span>liyah<span class="u">a</span> s<span class="u">a</span>filah<span class="u">a</span>waam<span class="u">t</span>arn<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">h</span>ij<span class="u">a</span>ratan minsijjeel<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ülkelerinin altını üstüne getirdik, üstlerine balçıktan meydana gelmiş taşlar yağdırdık.
Ali Bulaç
Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.
Bayraktar Bayraklı
Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Diyanet İşleri
Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.*
Edip Yüksel
Onun altını üstüne getirdik. Üzerlerine çamurdan yapılmış sert taşlar indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Erhan Aktaş
Böylece şehri altüst ettik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Hakkı Yılmaz
Böylece Biz, onların üstünü altı yaptık ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Muhammed Esed
ve böylece (bu günahkar şehirlerin) altını üstüne getirdik; belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık.
Mustafa İslamoğlu
ve oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine (püskürtü halinde) akkor balçıktan taşlar yağdırdık.
Suat Yıldırım
Bir anda şehirlerinin üstünü altına çevirdik. Pişirilmiş çamurdan yapılmış taş yağmuruna tuttuk onları!
Süleyman Ateş
O kentin üstünü altına getirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taşlar yağdırdık.
Şaban Piriş
Tavanlarını yerin dibine geçirdik. Üzerlerine de yağmur gibi pişmiş taşlar yağdırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
O kentin üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.
Edip-Layth-Martha
Thus We turned it upside down, and rained upon them with fiery projectiles.
Muhammad Asad
and We turned those [sinful towns} upside down, and rained down upon them stone-hard blows of chastisement pre-ordained.*
Rashad Khalifa
We turned it upside down, and showered them with devastating rocks.,
The Monotheist Group
Thus We made its highest part become its lowest, and We rained upon them fiery projectiles.