Hicr Sûresi83. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأخذتهم | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶethumu | fakat onları da yakaladı | But seized them |
| 2 | الصيحة | ص ي حṦYḪ | S-SayHatu | (o) korkunç ses | the awful cry |
| 3 | مصبحين | ص ب حṦBḪ | muSbiHīne | sabaha girerlerken | (at) early morning, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاخذتهم الصيحة مصبحين
Arapça (Harekeli)
فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ
Transliterasyon
Fe ehazethumus sayhatu musbıhîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faakha<span class="u">th</span>at-humu a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>ay<span class="u">h</span>atumu<span class="u">s</span>bi<span class="u">h</span>een<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helâk olup gittiler.
Ali Bulaç
Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi.
Bayraktar Bayraklı
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
Diyanet İşleri
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
Edip Yüksel
Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
Erhan Aktaş
Derken, sabaha karşı korkunç bir ses onları yakaladı.
Hakkı Yılmaz
(83,84)Derken onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakalayıverdi. Böylece kazanmakta oldukları şeyler, kendilerinden hiçbir şeyi savmadı.
Muhammed Esed
ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da (hak ettikleri azabın) gürültüsü apansız yakalayıverdi;
Mustafa İslamoğlu
fakat sabahın ilk ışıklarıyla (dehşetli) sayha onları kıskıvrak yakalayıverdi;
Suat Yıldırım
Bir sabah o korkunç ses bastırıverdi onları!
Süleyman Ateş
Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.
Şaban Piriş
Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.
Edip-Layth-Martha
But the blast took them in the morning.
Muhammad Asad
and so the blast [of Our punishment] overtook them at early morn,
Rashad Khalifa
The disaster hit them in the morning.,
The Monotheist Group
So the scream took them in the morning.