Hicr Sûresi85. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | خلقنا | خ ل قḢLG | ḣaleḳnā | biz yaratmadık | We created |
| 3 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | the heavens |
| 4 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth |
| 5 | وما | — | ve mā | ve ne de | and whatever |
| 6 | بينهما | ب ي نBYN | beynehumā | bunlar arasındakileri | (is) between them |
| 7 | إلا | — | illā | ancak (yarattık) | except |
| 8 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hak ile | in truth. |
| 9 | وإن | — | ve inne | ve mutlaka | And indeed, |
| 10 | الساعة | س و عSVA | s-sāǎte | o sa'at | the Hour |
| 11 | لآتية | ا ت يETY | lātiyetun | gelecektir | (is) surely coming. |
| 12 | فاصفح | ص ف حṦFḪ | feSfeHi | şimdi sen hareket et | So overlook |
| 13 | الصفح | ص ف حṦFḪ | S-SafHa | bir hoşgörü ile | (with) forgiveness |
| 14 | الجميل | ج م لCML | l-cemīle | güzel | gracious. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما خلقنا السموت والارض وما بينهما الا بالحق وان الساعة لءاتية فاصفح الصفح الجميل
Arapça (Harekeli)
وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَإِنَّ السَّاعَةَ لَآتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلَ
Transliterasyon
Ve mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakk|ı|, ve innes sâate le âtiyetun fasfehıs safhal cemîl|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> khalaqn<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>a wam<span class="u">a</span> baynahum<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi wa-inna a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAata la<span class="u">a</span>tiyatunfa<span class="b">i</span><span class="u">s</span>fa<span class="u">h</span>i a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>af<span class="u">h</span>aaljameel<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, gökleri ve yeryüzünü abes olarak halketmedik ve kıyâmet, mutlaka gelecektir, aldırış bile etme, bir hoşça vazgeç onlardan şimdilik.
Ali Bulaç
Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran.
Bayraktar Bayraklı
Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları bir amaç için yarattık. O saat de mutlaka gelecektir. Şimdi sen onlara karşı iyice tedbirli ol!
Diyanet İşleri
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak hak ile yarattık. O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et.
Edip Yüksel
Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık. O an elbette gelecektir, öyleyse onlara güzel ve yumuşak davran.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.
Erhan Aktaş
Biz; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakilerini hakk ile yarattık. Elbette ki o saat* mutlaka gelecektir. O halde, sen onlara aldırış etme ve güzelce yüz çevir.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz gökleri, yeryüzünü ve aralarındaki şeyleri ancak hak/gerçek ile oluşturduk ve elbette ki, o kıyâmet, kesinlikle kopacaktır. Şimdi sen aldırış etme ve güzel muamele et.
Muhammed Esed
İMDİ, (unutma ki,) Biz gökleri ve yeri ve bu ikisi arasında var olan her şeyi, onları (içsel) bir gerçekliğe bağlı kılmadan yaratmadık; (Bu gerçeğin bütünüyle apaçık ortaya çıkacağı) Saat mutlaka gelecektir. Bunun içindir ki, (insanların kusurlarını) güzel, katıksız bir olgunlukla karşıla:
Mustafa İslamoğlu
İmdi Biz, gökleri, yeri ve o ikisi arasındakileri başka değil, sadece mutlak hakikate atıf olsunlar için yarattık. Şu da bir gerçek ki, Son Saat kesinlikle gelecektir. Şu halde (onlara) hoşgörüyle karşılık ver:
Suat Yıldırım
Öyle ya, Biz gökleri, yeri ve bu ikisinin aralarında bulunan varlıkları elbette boşuna değil, gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Hiç şüphe yok ki o kıyamet saati gelip çatacaktır. Öyleyse müsamaha ile tatlılıkla davran onlara. [23, 115-116; 38, 27; 53, 31; 43, 89]
Süleyman Ateş
Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları hak ile yarattık; (gerçeğin ortaya çıkacağı) o sa'at, mutlaka gelecektir! Şimdi sen güzel bir hoşgörü ile hareket et.
Şaban Piriş
Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet elbette gelecektir. Öyleyse (kavminden) güzel bir ayrılışla ayrıl.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz gökleri, yeri ve bunların arasındakileri hak olarak yarattık, başka değil! O saat elbette gelecektir. Şimdi sen ellerini tut, güzel davran.
Edip-Layth-Martha
We did not create the heavens and the earth and what is in between except with the truth. The moment is coming, so overlook their faults gracefully.*
Muhammad Asad
AND [remember:] We have not created the heavens and the earth and all that is between them without [an inner] truth;* but, behold, the Hour [when this will become clear to all] is indeed yet to come. Hence, forgive [men's failings] with fair forbearance:
Rashad Khalifa
We did not create the heavens and the earth, and everything between them, except for a specific purpose. The end of the world will come, so treat them with benign neglect.*,
The Monotheist Group
AndWe have not created the heavens and the earth and what is in between except with the truth. And the Hour is coming, so overlook their faults gracefully.