Nahl Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وهو | — | ve huve | O'dur | And He |
| 2 | الذي | — | lleƶī | (is) the One Who | |
| 3 | سخر | س خ رSḢR | seḣḣara | hizmetinize veren | subjected |
| 4 | البحر | ب ح رBḪR | l-beHra | denizi | the sea |
| 5 | لتأكلوا | ا ك لEKL | lite'kulū | yemeniz için | for you to eat |
| 6 | منه | — | minhu | ondan | from it |
| 7 | لحما | ل ح مLḪM | leHmen | et | meat |
| 8 | طريا | ط ر وŦRV | Tariyyen | taptaze | fresh |
| 9 | وتستخرجوا | خ ر جḢRC | ve testeḣricū | ve çıkarmanız için | and that you bring forth |
| 10 | منه | — | minhu | ondan | from it, |
| 11 | حلية | ح ل يḪLY | Hilyeten | süsler | ornaments |
| 12 | تلبسونها | ل ب سLBS | telbesūnehā | kuşanacağınız | (that) you wear them. |
| 13 | وترى | ر ا يREY | ve terā | ve görüyorsun ki | And you see |
| 14 | الفلك | ف ل كFLK | l-fulke | gemiler | the ships |
| 15 | مواخر | م خ رMḢR | mevāḣira | denizi yara yara gitmektedir | ploughing |
| 16 | فيه | — | fīhi | onun içinde | through it, |
| 17 | ولتبتغوا | ب غ يBĞY | velitebteğū | aramanız için | and that you may seek |
| 18 | من | — | min | of | |
| 19 | فضله | ف ض لFŽL | feDlihi | O'nun lutfunu | His Bounty, |
| 20 | ولعلكم | — | veleǎllekum | ve olur ki | and that you may |
| 21 | تشكرون | ش ك رŞKR | teşkurūne | şükredersiniz | (be) grateful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وهو الذى سخر البحر لتاكلوا منه لحما طريا وتستخرجوا منه حلية تلبسونها وترى الفلك مواخر فيه ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون
Arapça (Harekeli)
وَهُوَ الَّذِي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا مِن فَضْلِهِ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Transliterasyon
Ve huvellezî sehharel bahre li te’kulû minhu lahmen tariyyen ve testahricû minhu hilyeten telbesûnehâ, ve terel fulke mevâhira fîhi ve li tebtegû min fadlihî ve leallekum teşkurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wahuwa alla<span class="u">th</span>ee sakhkhara alba<span class="u">h</span>ralita/kuloo minhu la<span class="u">h</span>man <span class="u">t</span>ariyyan watastakhrijoominhu <span class="u">h</span>ilyatan talbasoonah<span class="u">a</span> watar<span class="u">a</span> alfulkamaw<span class="u">a</span>khira feehi walitabtaghoo min fa<span class="u">d</span>lihiwalaAAallakum tashkuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir mabuttur ki râm etmiştir size denizi ondan çıkan terü tâze balıkları yemeniz, çıkardığınız ziynet eşyâsını takınmanız için ve görürsün ki gemi, denizde, suları yara yara gitmede; râm etmiştir size denizi, nasîbinizi onun lûtfundan arayıp bularak şükredesiniz diye.
Ali Bulaç
Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.
Bayraktar Bayraklı
Taze et yemeniz, takındığınız süsleri elde etmeniz, Allah'ın bol nimetlerinden faydalanmanız ve şükretmeniz için gemilerin de yara yara gittiğini gördüğün denize boyun eğdiren de O'dur.
Diyanet İşleri
İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.
Edip Yüksel
O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.
Erhan Aktaş
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O’dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Hakkı Yılmaz
Ve O, denizden taze et yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyasını çıkarasınız diye armağanlarından rızık aramanız için ve kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödemeniz için denizi sizin emrinize verendir. –Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun.–
Muhammed Esed
Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O'nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye (koyduğu tabii yasalara) bağlı kılan O'dur.
Mustafa İslamoğlu
Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.
Suat Yıldırım
Yine O'dur ki denizi sizin hizmetinize verdi ki oradan taptaze et yiyesiniz ve takınıp kuşanacağınız zinet eşyası çıkarasınız. Denizde gemilerin suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. Bütün bunlar Onun lütfedeceği nasibi aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.
Süleyman Ateş
O, denizi de (hizmetinize) verdi ki ondan taptaze et yiyesiniz ve ondan kuşanacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun ki gemiler, denizi yara yara akıp gitmektedir. Allah'ın lutfunu aramanız ve O'na şükretmeniz için.
Şaban Piriş
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin istifadenize sunmuştur. Onun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Artık belki şükredersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve O'dur ki, içinden taze bir et yemeniz ve kuşanacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize vermiştir. Gemileri onda yara yara gider görürsün. Böyle yapmıştır ki, O'nun kereminden nasip arayasınız ve şükredebilesiniz.
Edip-Layth-Martha
He is the One who committed the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. You see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.
Muhammad Asad
And He it is who has made the sea subservient [to His laws], so that you might eat fresh meat from it, and take from it gems which you may wear. And on that [very sea] one sees* ships ploughing through the waves, so that you might [be able to] go forth in quest of some of His bounty, and thus have cause to be grateful [to Him].
Rashad Khalifa
And He committed the sea to serve you; you eat from it tender meat, and extract jewelry which you wear. And you see the ships roaming it for your commercial benefits, as you seek His bounties, that you may be appreciative.,
The Monotheist Group
And He is the One who has commissioned the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. And you see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.