Nahl Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وألقى | ل ق يLGY | ve elḳā | ve attı | And He has cast |
| 2 | في | — | fī | in | |
| 3 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzüne | the earth |
| 4 | رواسي | ر س وRSV | ravāsiye | dağlar | firm mountains, |
| 5 | أن | — | en | diye | lest |
| 6 | تميد | م ي دMYD̃ | temīde | sarsmasın | it should shake |
| 7 | بكم | — | bikum | sizi | with you, |
| 8 | وأنهارا | ن ه رNHR | ve enhāran | ve ırmaklar | and rivers |
| 9 | وسبلا | س ب لSBL | ve subulen | ve yollar | and roads |
| 10 | لعلكم | — | leǎllekum | umulur ki | so that you may |
| 11 | تهتدون | ه د يHD̃Y | tehtedūne | doğru yolu bulursunuz | be guided, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والقى فى الارض روسى ان تميد بكم وانهرا وسبلا لعلكم تهتدون
Arapça (Harekeli)
وَأَلْقَى فِي الْأَرْضِ رَوَاسِيَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَارًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ve elkâ fîl ardı revâsiye en temîde bikum ve enhâren ve subulen leallekum tehtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waalq<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i raw<span class="u">a</span>siyaan tameeda bikum waanh<span class="u">a</span>ran wasubulan laAAallakum tahtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizinle berâber sallanmaması, çalkalanmaması için yeryüzünde muhkem ve metin dağlar yaratmıştır, ırmaklar halketmiştir ve gideceğiniz yeri bulmanız için yollar meydana getirmiştir.
Ali Bulaç
Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz.
Bayraktar Bayraklı
(15-16) Sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar, ırmaklar ve doğru yolda olasınız diye yollar ve işaretler yerleştirdi. Onlar yıldızlarla da yol bulurlar.
Diyanet İşleri
Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları, yolunuzu bulmanız için de ırmakları ve yolları yarattı.
Edip Yüksel
Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı.
Erhan Aktaş
O, yeryüzünde sarsılmamanız için dağlar, yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;
Hakkı Yılmaz
(15,16)Ve Allah size sofra olması için yeryüzünün içinde sabit-sağlam dağlar, ırmaklar ve siz kılavuzlandığınız doğru yolu bulasınız diye yollar ve daha nice âlametler bıraktı. Ve Onlar yıldızlarla/ Kur’ân âyetleri öbekleriyle yollarını bulurlar.
Muhammed Esed
Ve sizi sarsmasın diye arza yerinden oynatılmaz dağlar; ve yolunuzu bulasınız diye nehirler yollar yerleştirdi;
Mustafa İslamoğlu
Bir yanda sizi sarsar diye yeryüzüne yerleştirdiği kalkmaz kımıldamaz dağlar, öte yanda yolunuzu bulabilmeniz için nehirler ve yollar,
Suat Yıldırım
Hem dünya hareketiyle sizi sarsmasın diye, yeryüzüne sabit dağlar koydu. Amaçlarınıza ermeniz için ırmaklar, geçitler yerleştirdi. [79, 32; 21, 31] {KM, Mezmurlar 114, 5}
Süleyman Ateş
Sizi sarsar diye arza ağır baskılar attı, ırmaklar ve yollar yaptı ki doğru yolu bulasınız (amaçlarınıza eresiniz).
Şaban Piriş
15,16. -Yeryüzünde sabit dağlar yarattı size; sarsılırsınız diye.(Gideceğiniz yere) ulaşmanız için de nehirler ve yollar.. ve işaretler.. Yıldız ile de onlar yollarını bulurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizi çalkayıp sarsar diye yerküreye ağır dağlar, ırmaklar, yollar koydu. İyiye ve doğruya ulaşmanız umulmaktadır.
Edip-Layth-Martha
He has cast into the earth stabilizers so that it does not sway with you, and rivers, and paths, perhaps you will be guided.
Muhammad Asad
And he has placed firm mountains on earth, lest it sway with you,* and rivers and paths, so that you might find your way,
Rashad Khalifa
And He placed stabilizers (mountains) on earth, lest it tumbles with you, as well as rivers and roads, that you may be guided.,
The Monotheist Group
And He has cast onto the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and rivers, and paths, perhaps you will be guided.