Nahl Sûresi41. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | And those who | |
| 2 | هاجروا | ه ج رHCR | hācerū | göç edenleri | emigrated |
| 3 | في | — | fī | uğrunda | in (the way) |
| 4 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 5 | من | — | min | after | |
| 6 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 7 | ما | — | mā | [what] | |
| 8 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zulimū | kendilerine zulmedildikten | they were wronged, |
| 9 | لنبوئنهم | ب و اBVE | lenubevviennehum | yerleştireceğiz | surely We will give them position |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünyada | the world |
| 12 | حسنة | ح س نḪSN | Haseneten | güzelce | good, |
| 13 | ولأجر | ا ج رECR | veleecru | ve mükafatı ise | but surely the reward |
| 14 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahiret | (of) the Hereafter |
| 15 | أكبر | ك ب رKBR | ekberu | daha büyüktür | (is) greater, |
| 16 | لو | — | lev | keşke | if |
| 17 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they |
| 18 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilselerdi | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين هاجروا فى الله من بعد ما ظلموا لنبوئنهم فى الدنيا حسنة ولاجر الءاخرة اكبر لو كانوا يعلمون
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ هَاجَرُوا فِي اللَّهِ مِن بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû li nubevvi ennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber|u|, lev kânû ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena h<span class="u">a</span>jaroofee All<span class="u">a</span>hi min baAAdi m<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulimoolanubawwi-annahum fee a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>asanatanwalaajru al-<span class="u">a</span>khirati akbaru law k<span class="u">a</span>noo yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarından göçenlere mutlaka dünyâda güzel yurtlar vereceğiz ve âhiret mükâfâtıysa elbette bundan da büyüktür bilseler.
Ali Bulaç
Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Bilmiş olsalardı.
Bayraktar Bayraklı
Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse, âhiretin ödülü elbette daha büyüktür.
Diyanet İşleri
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
Edip Yüksel
Zulme uğradıktan sonra ALLAH uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret ödülleri ise daha büyüktür; bir bilseler…
Elmalılı Hamdi Yazır
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, biz dünyada mutlaka onları güzel bir yere yerleştiririz. Halbuki bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
Erhan Aktaş
Zulme uğramalarından sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, kesinlikle dünyada iyi bir yere yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke hicretten geri kalanlar bunu bilselerdi!
Hakkı Yılmaz
(41,42)Ve haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda hicret eden kişiler, kesinlikle Biz onları, sabretmiş ve sadece Rablerine işin sonucunu havale eden şu kimseleri bu dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Ötekinin/âhiretin ücreti ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
Muhammed Esed
İMDİ, (benimsediği dinden ötürü) zulme uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; Biz onları, şüphesiz, bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; ama onların ahirette hak ettikleri ödül daha da büyük olacaktır. (Hakkı inkar edenler böylece) bir anlayabilselerdi,
Mustafa İslamoğlu
Beri yandan, uğradıkları zulmün ardından Allah yolunda hicret edenlere gelince: kesinlikle onları dünyada güzel bir konuma yerleştireceğiz, fakat öte dünyadaki karşılıkları çok daha büyük olacaktır. (İnkarcılar) keşke kavrayabilselerdi.
Suat Yıldırım
Zulme mâruz kaldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Bunu bir bilselerdi!
Süleyman Ateş
Kendilerine zulmedildikten sonra Allah uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz, (onlara vereceğimiz) ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilseler!
Şaban Piriş
Zulme uğradıktan sonra Allah için hicret edenleri biz, dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Ahiret sevabı ise daha büyüktür. Bir bilseler.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme uğratıldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenlere biz dünyada elbette güzelce mekan tutturacağız. Ahiretin ödülü mutlaka daha büyüktür. Bir bilselerdi!
Edip-Layth-Martha
Those who have emigrated for God, after they were oppressed, We will grant them good in the world, and the reward of the Hereafter will be greater, if they knew.
Muhammad Asad
NOW as for those who forsake the domain of evil* in the cause of God, after having suffered wrong [on account of their faith] - We shall most certainly grant them a station of good fortune in this world:* but their reward in the life to come will be far greater yet. If they [who deny the truth] could but understand*
Rashad Khalifa
Those who emigrated for the sake of GOD, because they were persecuted, we will surely make it up to them generously in this life, and the recompense of the Hereafter is even greater, if they only knew.,
The Monotheist Group
And those who have emigrated for God, after they were oppressed, We will grant them good in the world, and the reward of the Hereafter will be greater, if only they knew.