Beni İsrail Sûresi106. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقرآنا | ق ر اGRE | ve ḳur'ānen | ve Kur'an'ı | And the Quran |
| 2 | فرقناه | ف ر قFRG | feraḳnāhu | parçalara ayırdık | We have divided, |
| 3 | لتقرأه | ق ر اGRE | liteḳraehu | okuman için | that you might recite it |
| 4 | على | — | ǎlā | to | |
| 5 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlara | the people |
| 6 | على | — | ǎlā | at | |
| 7 | مكث | م ك ثMKS̃ | mukṧin | ağır ağır | intervals. |
| 8 | ونزلناه | ن ز لNZL | ve nezzelnāhu | ve onu indirdik | And We have revealed it |
| 9 | تنزيلا | ن ز لNZL | tenzīlen | birbiri ardınca | (in) stages. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقرءانا فرقنه لتقراه على الناس على مكث ونزلنه تنزيلا
Arapça (Harekeli)
وَقُرْآنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَأَهُ عَلَى النَّاسِ عَلَى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنزِيلًا
Transliterasyon
Ve kur’ânen faraknâhu li takreehu alen nâsi alâ muksin ve nezzelnâhu tenzîlâ(tenzîlen).
Transliteration (Eng.)
Waqur-<span class="u">a</span>nan faraqn<span class="u">a</span>hulitaqraahu AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si AAal<span class="u">a</span>mukthin wanazzaln<span class="u">a</span>hu tanzeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir Kur'ân'dır ki onu insanlara dura dura, yavaş yavaş okuman için âyet âyet, sûre sûre ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Ali Bulaç
Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Bayraktar Bayraklı
Biz onu Kur'ân olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.
Diyanet İşleri
Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (ayet ayet, sure sure) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Edip Yüksel
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.
Erhan Aktaş
Kur’an’ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman* için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Hakkı Yılmaz
Ve Kur’ân'ı, Biz onu insanlara beklentilere göre öğrenip öğretesin diye parça parça ayırdık ve Biz onu indirdikçe indirdik!
Muhammed Esed
ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kur'an, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Mustafa İslamoğlu
Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.
Suat Yıldırım
Hem o vahyi, insanların zihinlerine sindire sindire okuman içinzaman zaman gelen Kur'ân dersleri halinde indirdik [16, 101-102; 25, 32]
Süleyman Ateş
Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Şaban Piriş
Kuranı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. Onu yavaş yavaş indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.
Edip-Layth-Martha
A Quran/Recitation that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
Muhammad Asad
[bearing] a discourse which We have gradually unfolded,* so that thou might read it out to mankind by stages, seeing that We have bestowed it from on high step by step, as [one] revelation.*
Rashad Khalifa
A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.,
The Monotheist Group
And a revelation that We have separated, so that you may read it to the people over time; and We have brought it down gradually.