Kehf Sûresi28. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واصبر | ص ب رṦBR | veSbir | tut (sabret) | And be patient, |
| 2 | نفسك | ن ف سNFS | nefseke | nefsini | yourself, |
| 3 | مع | — | meǎ | beraber | with |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 5 | يدعون | د ع وD̃AV | yed'ǔne | yalvaranlarla | call |
| 6 | ربهم | ر ب بRBB | rabbehum | Rablerine | their Lord |
| 7 | بالغداة | غ د وĞD̃V | bil-ğadāti | sabah | in the morning |
| 8 | والعشي | ع ش وAŞV | vel'ǎşiyyi | akşam | and the evening |
| 9 | يريدون | ر و دRVD̃ | yurīdūne | isteyerek | desiring |
| 10 | وجهه | و ج هVCH | vechehu | rızasını | His Face. |
| 11 | ولا | — | ve lā | ve | And (let) not |
| 12 | تعد | ع د وAD̃V | teǎ'du | sapmasın | pass beyond |
| 13 | عيناك | ع ي نAYN | ǎynāke | gözlerin | your eyes |
| 14 | عنهم | — | ǎnhum | onlardan | over them, |
| 15 | تريد | ر و دRVD̃ | turīdu | isteyerek | desiring |
| 16 | زينة | ز ي نZYN | zīnete | süsünü | adornment |
| 17 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāti | hayatının | (of) the life |
| 18 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world, |
| 19 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 20 | تطع | ط و عŦVA | tuTiǎ' | itaat etme | obey |
| 21 | من | — | men | kişiye | whom |
| 22 | أغفلنا | غ ف لĞFL | eğfelnā | alıkoyduğumuz | We have made heedless |
| 23 | قلبه | ق ل بGLB | ḳalbehu | kalbini | his heart |
| 24 | عن | — | ǎn | of | |
| 25 | ذكرنا | ذ ك رZ̃KR | ƶikrinā | bizi anmaktan | Our remembrance, |
| 26 | واتبع | ت ب عTBA | vettebeǎ | ve tâbi olan | and follows |
| 27 | هواه | ه و يHVY | hevāhu | keyfine | his desires |
| 28 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve olan | and is |
| 29 | أمره | ا م رEMR | emruhu | işi | his affair |
| 30 | فرطا | ف ر طFRŦ | furuTen | aşırılık | (in) excess. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واصبر نفسك مع الذين يدعون ربهم بالغدوة والعشى يريدون وجهه ولا تعد عيناك عنهم تريد زينة الحيوة الدنيا ولا تطع من اغفلنا قلبه عن ذكرنا واتبع هوىه وكان امره فرطا
Arapça (Harekeli)
وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَن ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ وَكَانَ أَمْرُهُ فُرُطًا
Transliterasyon
Vasbır nefseke meallezîne yed´ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta´du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı´ men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span><span class="u">s</span>bir nafsaka maAAa alla<span class="u">th</span>eenayadAAoona rabbahum bi<span class="b">a</span>lghad<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>lAAashiyyiyureedoona wajhahu wal<span class="u">a</span> taAAdu AAayn<span class="u">a</span>ka AAanhumtureedu zeenata al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ti a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>tu<span class="u">t</span>iAA man aghfaln<span class="u">a</span> qalbahu AAan <span class="u">th</span>ikrin<span class="u">a</span>wa<span class="b">i</span>ttabaAAa haw<span class="u">a</span>hu wak<span class="u">a</span>na amruhu furu<span class="u">ta</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sabah, akşam, rızâsını dileyerek Rablerine dua edenlerle berâber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini dileyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itâat etme.
Ali Bulaç
Sen de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini Bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi 'istek ve tutkularına (hevasına)' uyan ve işinde aşırılığa gidene itaat etme.
Bayraktar Bayraklı
Sabah akşam Rabblerine O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret! Dünya hayatının süsünü arayarak gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme!
Diyanet İşleri
Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme.*
Edip Yüksel
Rab'lerinin rızasını dileyerek sabah akşam hizmet edenlerle birlikte olmaya çalış. Dünya hayatının çekici materyallerini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini mesajımızdan gafil kıldığımız ve hevesine uyarak işlerini karıştıran kimseleri izleme.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.
Erhan Aktaş
Sabah akşam* O’nun yoluna yönelerek, Rabb’ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini* zikrimizden gafil kıldığımız*, tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme.
Hakkı Yılmaz
Ve kendini, sürekli olarak Rablerinin rızasını isteyerek Rablerine yalvaran kişiler ile beraber sabreden biri kıl. Basit dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini de ayırma. Ve de sen, Bizim anılmamızdan kalbini ilgisiz/ duyarsız kıldığımız, boş-iğreti arzusuna uymuş ve de işi aşırılık olan kimseye uyma.
Muhammed Esed
Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvarıp yakaranlarla birlikte sen de sabret; ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma; Ve iyi ve güzel olan ne varsa hepsini terk edip (yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız kimseye aldırma.
Mustafa İslamoğlu
Ve Rablerinin rızasını arzu ederek, sabah akşam O'na yalvarıp yakaran kimselerle birlikte sen de sabret! Dünya hayatının çekiciliğine aldanıp da sakın onları gözden çıkarma! Ve ayartıcı arzularına uyarak, işi gücü aşırı uçlarda dolaşmaya döktüğü için (akleden) kalbi kendisini zikrimize karşı duyarsızlaştıran kimselere de uyma!
Suat Yıldırım
Rablerine, sırf O'nun rızasını ve cemaline kavuşmayı umdukları için, sabah akşam yalvaranlarla beraber olmakta sebat et. ! Dünya hayatının süslerini arzulayarak sakın gözlerini onlardan başkasına kaymasın. Kalbini Bizi zikretmekten gafil bıraktığımız, heva ve hevesine uyan ve işi hep aşırılık olan kimselere itaat etme! [6, 52; 20, 131]*
Süleyman Ateş
Nefsini, sabah akşam, rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut (onlarla beraber bulunmağa candan sabret). Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz keyfine uyan ve işi, hep aşırılık olan kişiye itaat etme.*
Şaban Piriş
Sabah, akşam Rablerinin rızasını dileyerek Ona dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini isteyip, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!
Yaşar Nuri Öztürk
Benliğini, sabah-akşam yüzünü isteyerek rablerine yalvaranlarla beraber tut. İğreti dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırıp uzaklaştırma. Ve sakın, kalbini bizim Zikrimiz'den / bizi anmaktan gafil koyduğumuz, boş arzularına uymuş kişiye boyun eğme. Böylesinin işi hep aşırılıktır.
Edip-Layth-Martha
Have patience upon yourself regarding those who call on their Lord at dawn and dusk seeking His presence, and let not your eyes overlook them that you seek the attraction of this worldly life. Do not obey the one whom We have made his heart heedless of Our remembrance and he followed his desire, and his case was lost.
Muhammad Asad
And contain thyself in patience by the side of all who at morn and at evening invoke their Sustainer, seeking His countenance, and let not thine eyes pass beyond them in quest of the beauties of this world's life;* and pay no heed to any whose heart We have rendered heedless of all remembrance of Us* because he had always followed [only] his own desires, abandoning all that is good and true.*
Rashad Khalifa
You shall force yourself to be with those who worship their Lord day and night, seeking Him alone. Do not turn your eyes away from them, seeking the vanities of this world. Nor shall you obey one whose heart we rendered oblivious to our message; one who pursues his own desires, and whose priorities are confused.,
The Monotheist Group
And have patience upon yourself regarding those who call on their Lord at dawn and dusk seeking His face, and let not your eyes overlook them that you seek the beauty of this worldly life. And do not obey he whom We have made his heart heedless of Our remembrance and he followed his desire, and his fate was lost.