Kehf Sûresi62. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (12 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فلماfelemmāne zaman kiThen when
2جاوزاج و زCVZcāvezāorayı geçip gittiklerindethey had passed beyond
3قالق و لGVLḳāle(Musa) dedihe said
4لفتاهف ت يFTYlifetāhuuşağınato his boy,
5آتناا ت يETYātinābize getir"""Bring us"
6غداءناغ د وĞD̃Vğadā'enākahvaltımızıour morning meal.
7لقدleḳadandolsun kiCertainly
8لقينال ق يLGYleḳīnāçektikwe have suffered
9منminin
10سفرناس ف رSFRseferināyolculuğumuzdanour journey
11هذاhāƶāşuthis,
12نصبان ص بNṦBneSabenyorgunluk"fatigue."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فلما جاوزا قال لفتىه ءاتنا غداءنا لقد لقينا من سفرنا هذا نصبا

Arapça (Harekeli)

فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَاهُ آتِنَا غَدَاءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَذَا نَصَبًا

Transliterasyon

Fe lemmâ câvezâ kâle li fetâhu âtinâ gadâenâ lekad lekînâ min seferinâ hâzâ nasabâ(nasaben).

Transliteration (Eng.)

Falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>waz<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>lalifat<span class="u">a</span>hu <span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> ghad<span class="u">a</span>an<span class="u">a</span> laqadlaqeen<span class="u">a</span> min safarin<span class="u">a</span> h<span class="u">atha</span> na<span class="u">s</span>ab<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Oradan geçtikten sonra Mûsâ, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi.

Ali Bulaç

(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk."

Bayraktar Bayraklı

İkisi de orayı geçip gittiklerinde Mûsâ, genç adamına, “Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan dolayı iyice yorulduk” dedi.

Diyanet İşleri

(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.

Edip Yüksel

Orayı geçtiklerinde, genç yoldaşına, "Yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuz bizi gerçekten yordu" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İki denizin birleştiği yeri geçtikleri zaman, Musa genç arkadaşına: "Kuşluk yemeğimizi getir. Gerçekten biz bu yolculuğumuzda epey yorulduk" dedi.

Erhan Aktaş

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, “Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir.” dedi.

Hakkı Yılmaz

Bu şekilde geçtikleri zaman Mûsâ, delikanlısına: “Getir kuşluk yemeğimizi, gerçekten biz bu yolculuğumuzda yorulduk” dedi.

Muhammed Esed

Ve biraz uzaklaştıktan sonra (Musa) yardımcısına: "Öğlen azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu, bu yolculuk bizi bir hayli yordu!"

Mustafa İslamoğlu

Ve bir miktar uzaklaştıklarında, (Musa) yardımcısına "Azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu bu yolculuk bizi hayli yormuştur."

Suat Yıldırım

Buluşma yerini farkına varmaksızın geçip gidince Mûsâ yardımcısına: “Getir artık kahvaltımızı! ” dedi, “Gerçekten bu seyahatimizde epey yorgun düştük. ”

Süleyman Ateş

Orayı geçip gittiklerinde (Musa) uşağına: "Kahvaltımızı bize getir (de yiyelim), andolsun ki, bu yolculuğumuzdan (epey) yorgunluk çektik." dedi.*

Şaban Piriş

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: -Yiyeceğimizi getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Orayı geçtiklerinde Musa, genç arkadaşına dedi ki: "Hadi, getir şu sabah yemeğimizi. Vallahi bu yolculuğumuz yüzünden epey çektik."

Edip-Layth-Martha

When they had passed further on, he said to his youth: "Bring us our lunch; we have found much fatigue in this journey of ours."

Muhammad Asad

And after the two had walked some distance, [Moses] said to his servant: "Bring us our mid-day meal; we have indeed suffered hardship on this [day of] our journey!"

Rashad Khalifa

After they passed that point, he said to his servant, "Let us have lunch. All this traveling has thoroughly exhausted us.",

The Monotheist Group

And when they passed further on, he said to his youth: "Bring us our lunch; we have found much fatigue in this journey of ours."