Kehf Sûresi63. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (Uşağı) dedi | He said, |
| 2 | أرأيت | ر ا يREY | eraeyte | gördün mü? | """Did you see," |
| 3 | إذ | — | iƶ | vakit | when |
| 4 | أوينا | ا و يEVY | eveynā | sığındığımız | we retired |
| 5 | إلى | — | ilā | to | |
| 6 | الصخرة | ص خ رṦḢR | S-Saḣrati | kayaya | the rock? |
| 7 | فإني | — | feinnī | gerçekten ben | Then indeed, I |
| 8 | نسيت | ن س يNSY | nesītu | unuttum | [I] forgot |
| 9 | الحوت | ح و تḪVT | l-Hūte | balığı | the fish. |
| 10 | وما | — | ve mā | fakat | And not |
| 11 | أنسانيه | ن س يNSY | ensānīhu | bana unutturmadı | made me forget it |
| 12 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 13 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytandan | the Shaitaan |
| 14 | أن | — | en | that | |
| 15 | أذكره | ذ ك رZ̃KR | eƶkurahu | onu söylememi | I mention it. |
| 16 | واتخذ | ا خ ذ EḢZ̃ | vetteḣaƶe | ve tuttu | And it took |
| 17 | سبيله | س ب لSBL | sebīlehu | yolunu | its way |
| 18 | في | — | fī | içinde | into |
| 19 | البحر | ب ح رBḪR | l-beHri | denizin | the sea |
| 20 | عجبا | ع ج بACB | ǎceben | şaşılacak biçimde | "amazingly.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال ارءيت اذ اوينا الى الصخرة فانى نسيت الحوت وما انسىنيه الا الشيطن ان اذكره واتخذ سبيله فى البحر عجبا
Arapça (Harekeli)
قَالَ أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَ وَمَا أَنسَانِيهُ إِلَّا الشَّيْطَانُ أَنْ أَذْكُرَهُ وَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي الْبَحْرِ عَجَبًا
Transliterasyon
Kâle eraeyte iz eveynâ ilas sahrati fe innî nesîtul hût|e|, ve mâ ensânîhu illeş şeytânu en ezkureh|u|, vettehaze sebîlehu fîl bahri acebâ(aceben).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la araayta i<span class="u">th</span> awayn<span class="u">a</span>il<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>akhrati fa-innee naseetu al<span class="u">h</span>ootawam<span class="u">a</span> ans<span class="u">a</span>neehu ill<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nuan a<span class="u">th</span>kurahu wa<span class="b">i</span>ttakha<span class="u">th</span>a sabeelahu fee alba<span class="u">h</span>riAAajab<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mâni olan da ancak Şeytan'dır; balık, şaşılacak bir sûrette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.
Ali Bulaç
(Genç-yardımcısı) Dedi ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."
Bayraktar Bayraklı
Genç adamı, “Gördün mü, kayaya sığındığımızda, balığı orada unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak şekilde denizde yolunu bulup gitti” dedi.
Diyanet İşleri
(Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.*
Edip Yüksel
Dedi ki: "Bak gördün mü, o kayalığa vardığımızda balığı unuttum. Onu bana sapkın unutturdu ve böylece denizde yolunu tutup gitti. Ne kadar da ilginç!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Adam: "Gördün mü! dedi. Kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmişti."
Erhan Aktaş
“Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben balığı unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu.”
Hakkı Yılmaz
Delikanlı: “Gördün mü/ hiç düşündün mü? O Kaya'ya sığındığımız vakit doğrusu ben bunalımdan/ sıkıntıdan kurtuldum, onu söylememi de kesinlikle bencilliğim engelledi. Bunalım/ sıkıntı, şaşılacak bir şekilde bilgin insanda kaybolup gitti” dedi.
Muhammed Esed
(Yardımcısı): "Olacak şey mi, bu" dedi, "O kayanın yanında dinlenmek için durduğumuzda, nasıl olduysa, balığı unutmuşum. Bunu olsa olsa bana Şeytan unutturmuş olacak! Tuhaf şey, nasıl da yol bulup suya ulaştı!"
Mustafa İslamoğlu
"Bak şu işe" dedi o, "hani dibinde dinlendiğimiz kaya vardı ya, işte orada balığı unutmuşum; bunu söylemeyi bana unutturan da Şeytan'dan başkası olamaz: ama o (balık), şaşırtıcı bir biçimde kendi yoluna koyulup gözden kaybolmuştu!"
Suat Yıldırım
“Gördün mü? ” dedi, “O kayanın yanında mola verdiğimizde, ben balığı unutmuşum! Muhakkak ki onu sana söylememi unutturan da şeytandan başkası değildir. Doğrusu balık, çok acayip bir şekilde canlanarak denizde yolunu tutup gittiydi. ”
Süleyman Ateş
(Uşağı): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit balığı unuttum. Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!
Şaban Piriş
-Gördün mü, kayalığa sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu bana Şeytandan başkası unutturmadı. Şaşılacak şekilde o, denizde yol aldı, demişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Genç adam dedi: "Bak sen şu işe, hani kayaya sığınmıştık ya, işte o sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana unutturan, şeytandan başkası değildi. Balık, denizin içinde acaip bir biçimde yolunu tuttu."
Edip-Layth-Martha
He said, "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil that made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"
Muhammad Asad
Said [the servant]: "Wouldst thou believe it?* When we betook ourselves to that rock for a rest, behold, I forgot about the fish-and none but Satan made me thus forget it* - and it took its way into the sea! How strange!"
Rashad Khalifa
He said, "Remember when we sat by the rock back there? I paid no attention to the fish. It was the devil who made me forget it, and it found its way back to the river, strangely.",
The Monotheist Group
He said: "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil who made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"