Kehf Sûresi74. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فانطلقا | ط ل قŦLG | fenTaleḳā | yine yürüdüler | Then they both set out |
| 2 | حتى | — | Hattā | nihayet | until |
| 3 | إذا | — | iƶā | when | |
| 4 | لقيا | ل ق يLGY | leḳiyā | rastladılar | they met |
| 5 | غلاما | غ ل مĞLM | ğulāmen | bir çocuğa | a boy, |
| 6 | فقتله | ق ت لGTL | feḳatelehu | hemen onu öldürdü | then he killed him. |
| 7 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (Musa) dedi ki | He said, |
| 8 | أقتلت | ق ت لGTL | eḳatelte | mı katlettin? | """Have you killed" |
| 9 | نفسا | ن ف سNFS | nefsen | bir canı | a soul, |
| 10 | زكية | ز ك وZKV | zekiyyeten | tertemiz | pure, |
| 11 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | karşılığı olmadan | for other than |
| 12 | نفس | ن ف سNFS | nefsin | bir can | a soul? |
| 13 | لقد | — | leḳad | doğrusu | Certainly, |
| 14 | جئت | ج ي اCYE | ci'te | sen yaptın | you have done |
| 15 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir iş | a thing |
| 16 | نكرا | ن ك رNKR | nukran | çirkin | "evil.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فانطلقا حتى اذا لقيا غلما فقتله قال اقتلت نفسا زكية بغير نفس لقد جئت شيا نكرا
Arapça (Harekeli)
فَانطَلَقَا حَتَّى إِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُ قَالَ أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍ لَّقَدْ جِئْتَ شَيْئًا نُّكْرًا
Transliterasyon
Fentalekâ, hattâ izâ lekıyâ gulâmen fe katelehu kâle e katelte nefsen zekiyyeten bi gayri nefs(nefsin), lekad ci’te şey’en nukrâ(nukren).
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>n<span class="u">t</span>alaq<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> laqiy<span class="u">a</span> ghul<span class="u">a</span>man faqatalahu q<span class="u">a</span>laaqatalta nafsan zakiyyatan bighayri nafsin laqad ji/ta shay-annukr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gene yola düştüler, derken bir erkek çocuğa rastladılar, o zât, çocuğu öldürdü. Mûsâ bir cana kıymamışken tuttun, tertemiz birisini öldürdün, andolsun ki pek kötü ve menedilmiş bir şey yaptın sen dedi.
Ali Bulaç
Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın."
Bayraktar Bayraklı
Yine yürüdüler. Nihayet bir erkek çocuğuna rastladılar. O kul, hemen onu öldürdü. Mûsâ, “Bir can karşılığı olmadan temiz bir çocuğa kıydın ha? Doğrusu sen, çirkin bir iş yaptın!” dedi.
Diyanet İşleri
Yine yürüdüler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında (Hızır) hemen onu öldürdü. Musa dedi ki: Tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmaksızın (kimseyi öldürmediği halde) katlettin ha! Gerçekten sen fena bir şey yaptın!
Edip Yüksel
Böylece yürüdüler. Nihayet bir delikanlıya rastladıklarında onu hemen öldürdü. "Kimseye kıymamış suçsuz bir kimseyi niçin öldürdün? Sen, çok kötü bir iş yaptın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır hemen onu öldürdü. Musa: "Kısas olmadan masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu sen çok fena bir şey yaptın" dedi.
Erhan Aktaş
Tekrar yola koyuldular. Nihayet bir delikanlıya* rastladılar. Onu öldürdü. “Bir cana karşılık olmaksızın masum bir canı öldürdün mü? Gerçekten dehşet verici bir şey yaptın!”
Hakkı Yılmaz
Yine gittiler. Sonunda bir delikanlıya rast geldiler; âlim ve rahmete mazhar kul onu öldürüverdi. Mûsâ: “Bir nefis karşılığı olmaksızın tertemiz bir nefsi mi öldürdün? Kesinlikle çok anlaşılmaz bir şey yaptın!” dedi.
Muhammed Esed
Böylece yeniden yola koyuldular; sonunda genç bir adama rastladılar: (bilge kişi) onu öldürdü, (Musa bunu görünce:) "Bir başka cana karşılık olmaksızın masum bir cana kıydın, öyle mi?" diye çıkıştı, "Gerçekten, çok korkunç bir iş yaptın sen!"
Mustafa İslamoğlu
Tekrar yola koyuldular; en sonunda bir delikanlıya rastladılar; derken, o (alim kişi) onu öldürüverdi. (Musa) "Ne, sen bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana kıydın, öyle mi?" dedi; "Doğrusu sen çok büyük bir yasağı çiğnedin!"
Suat Yıldırım
Yine yola koyuldular. Nihayet bir oğlan çocuğuna rastladılar ve (Hızır) onu öldürdü. Mûsâ atılıp: “Ne yaptın? ” dedi, “masum ve günahsız bir canı, kısas hükmü ile bir can karşılığında olmaksızın mı öldürdün? Doğrusu görülmemiş derecede fena bir iş yaptın! ”
Süleyman Ateş
Yine yürüdüler. Nihayet bir oğlana rastladılar. (O kul) hemen onu öldürdü. (Musa): "Bir can karşılığı olmadan temiz bir cana kıydın ha? Doğrusu sen, çirkin bir iş yaptın!" dedi.
Şaban Piriş
Yine yola devam ettiler. Sonunda bir gençle karşılaştılar. O, hemen onu öldürdü:-Bir cana karşılık olmaksızın, masum bir cana mı kıydın? Gerçekten çok kötü bir iş yaptın.
Yaşar Nuri Öztürk
Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürdü. Musa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!? Vallahi çok kötü bir iş yaptın!"
Edip-Layth-Martha
So they ventured forth until they came upon a youth, and he killed him. He said, "Have you killed an innocent person without justice? You have truly come with something awful!"
Muhammad Asad
And so the two went on, till, when they met a young man, [the sage] slew him -(whereupon Moses] exclaimed: "Hast thou slain an innocent human being without [his having taken] another man's life? Indeed, thou hast done a terrible thing!"
Rashad Khalifa
So they went. When they met a young boy, he killed him. He said, "Why did you kill such an innocent person, who did not kill another person? You have committed something horrendous.",
The Monotheist Group
So they ventured forth until they came upon a youth, and he killed him. He said: "Have you killed an innocent person without justice? You have done something awful!"