Kehf Sûresi78. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (12 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالق و لGVLḳāledediHe said,
2هذاhāƶāişte bu"""This"
3فراقف ر قFRGfirāḳuayrılmasıdır(is) parting
4بينيب ي نBYNbeynībenimlebetween me
5وبينكب ي نBYNve beynikesenin arasınınand between you.
6سأنبئكن ب اNBEseunebbiukesana haber vereceğimI will inform you
7بتأويلا و لEVLbite'vīliiçyüzünüof (the) interpretation
8ماşeylerin(of) what
9لمlemnot
10تستطعط و عŦVAtesteTiǎ'güç yetiremediğinyou were able
11عليهǎleyhiüzerineon it
12صبراص ب رṦBRSabransabırla(to have) patience.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قال هذا فراق بينى وبينك سانبئك بتاويل ما لم تستطع عليه صبرا

Arapça (Harekeli)

قَالَ هَذَا فِرَاقُ بَيْنِي وَبَيْنِكَ سَأُنَبِّئُكَ بِتَأْوِيلِ مَا لَمْ تَسْتَطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا

Transliterasyon

Kâle hâzâ firâku beynî ve beynik|e|, se unebbiuke bi te’vîli mâ lem testetı’ aleyhi sabrâ(sabren).

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>la h<span class="u">atha</span> fir<span class="u">a</span>qubaynee wabaynika saonabbi-oka bita/weeli m<span class="u">a</span> lam tasta<span class="u">t</span>iAAAAalayhi <span class="u">s</span>abr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

O zât, işte dedi, seninle benim aramda artık ayrılık bu. Sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim sana.

Ali Bulaç

Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim.

Bayraktar Bayraklı

O kul şöyle dedi: “İşte bu, artık ayrılmamızın sebebidir. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim.”

Diyanet İşleri

(Hızır) şöyle dedi: "İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."

Edip Yüksel

Dedi ki: "İşte bu, benim seninle olan beraberliğimin sonudur. Dayanamadığın şeylerin açıklamasını ise sana bildireceğim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Hızır dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."

Erhan Aktaş

“İşte bu yollarımızın ayrılma vaktidir. Sabırlı olmaya güç yetiremediğin şeylerin içyüzünü sana açıklayacağım.” dedi.

Hakkı Yılmaz

(78-82)Âlim ve rahmete mazhar kul: “İşte bu, aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin birinci anlamlarını haber vereyim: “Gemi olayına gelince; o, denizde çalışan birtakım miskinlerindi. İşte o nedenle ben onu kusurlu hâle getirmek istedim. Ötelerinde de bütün güzel, sağlam gemileri gasp edip alan bir kral vardı. Delikanlıya da gelince; onun anne-babası mü’min kimselerdi. İşte o nedenle biz, onun, anne-babasını azdırmasından ve küfre; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmeye sürüklemesinden korktuk. Sonra da ‘Rableri onun yerine kendilerine temizlikçe daha hayırlı ve merhamet bakımından daha yakınını versin’ istedik. Duvara da gelince; o, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlar için bir define vardı. Babaları da iyi bir zat idi. İşte onun için, –Rabbinden bir rahmet olmak üzere– Rabbin onların erginlik çağına ermelerini, definelerini çıkarmalarını diledi. Ve ben onu [duvar doğrultma işini] kendi görüşümle yapmadım. İşte senin, üzerine sabretmeye takat getiremediğin şeylerin ilk plândaki anlamı!”

Muhammed Esed

(Bilge:) "İşte böylece seninle yol ayrımına gelmiş olduk." dedi, "Şimdi sana, sabır göstermediğin (bütün o olayların) iç yüzünü açıklayacağım:

Mustafa İslamoğlu

O (kişi) "İşte böylece seninle yol ayrımına gelmiş bulunuyoruz" dedi; "şimdi sana, hakkında bir türlü sabır gösteremediğin olayların arkasında yatan gerçeği bir bir açıklayacağım:

Suat Yıldırım

Hızır: “İşte” dedi, “seninle ayrılmamızın vakti gelmiş bulunuyor. Şimdi sana hakkında sabırsızlık gösterdiğin o meselelerin içyüzlerini tek tek bildireceğim:

Süleyman Ateş

İşte, dedi bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemeğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.

Şaban Piriş

-bu aramızdaki ayrılık noktasıdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin Gerçek yüzünü haber vereceğim.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır. Şimdi sana tahammül edemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."

Edip-Layth-Martha

He said, "For this, we will now part ways. I will inform you of the meanings of those things that you could not have patience over."

Muhammad Asad

[The sage] replied: "This is the parting of ways between me and thee. [And now] I shall let thee know the real meaning of all [those events] that thou wert unable to bear with patience:,

Rashad Khalifa

He said, "Now we have to part company. But I will explain to you everything you could not stand.,

The Monotheist Group

He said: "For this, we will now part ways. I will inform you of the meanings of those things that you could not have patience over."