Kehf Sûresi84. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | مكنا | م ك نMKN | mekkennā | güçlü kıldık | [We] established |
| 3 | له | — | lehu | onu | [for] him |
| 4 | في | — | fī | in | |
| 5 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth, |
| 6 | وآتيناه | ا ت يETY | ve āteynāhu | ve ona verdik | and We gave him |
| 7 | من | — | min | of | |
| 8 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 9 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyden | thing |
| 10 | سببا | س ب بSBB | sebeben | bir sebep | a means. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا مكنا له فى الارض وءاتينه من كل شىء سببا
Arapça (Harekeli)
إِنَّا مَكَّنَّا لَهُ فِي الْأَرْضِ وَآتَيْنَاهُ مِن كُلِّ شَيْءٍ سَبَبًا
Transliterasyon
İnnâ mekkennâ lehu fîl ardı ve âteynâhu min kulli şey’in sebebâ(sebeben).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> makkann<span class="u">a</span> lahu fee al-ar<span class="u">d</span>iwa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu min kulli shay-in sabab<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, gerçekten de onu yeryüzünde yerleştirip yüceltmiştik, her şeyin yoluna, yoradamına âit ne bilgi varsa vermiştik ona.
Ali Bulaç
Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona herşeyden bir yol (sebep) verdik.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, biz, ona yeryüzünde imkan sağladık ve kendisine her şeye ulaşacağı bilgiyi verdik.
Diyanet İşleri
Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik.
Edip Yüksel
Biz ona yeryüzünde yönetim gücünü ve her türlü imkanı verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.
Erhan Aktaş
Doğrusu Biz, onu yeryüzünde güçlendirdik ve ona her şeyden bir sebep* verdik.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz iki çağ sahibi için yeryüzünde iktidar sağladık ve ona her şeyden bir sebep verdik.
Muhammed Esed
Ona yeryüzünde güvenli bir yer sağladık ve onu, (ulaşacağı) her şeye doğru araçlarla ulaşma (bilgisiyle) donattık;
Mustafa İslamoğlu
Evet, onun (iktidarı) için yeryüzünde uygun bir zemin hazırladık ve ona eşyanın yasalarıyla uyumlu araçların (bilgisini) bahşettik;
Suat Yıldırım
84, 85. Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve onun ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu.
Süleyman Ateş
Biz onu yeryüzünde güçlü kıldık ve ona herşeyden bir sebep (istediği herşeye ulaşmanın yolunu, aracını) verdik.
Şaban Piriş
Biz, onu yeryüzünde güçlendirmiş ve ona her şeyin yolunu öğretmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onun için yeryüzünde güç ve saltanat hazırladık ve ona herşeyden bir sebep verdik.
Edip-Layth-Martha
We had facilitated for him in the land, and We had given him the means of everything.
Muhammad Asad
Behold, We established him securely on earth, and endowed him with [the knowledge of] the right means to achieve anything* [that he might set out to achieve];
Rashad Khalifa
We granted him authority on earth, and provided him with all kinds of means.,
The Monotheist Group
We had facilitated for him in the land, and We had given him the means to all things.