Kehf Sûresi85. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (2 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأتبع | ت ب عTBA | feetbeǎ | o da tuttu | So he followed |
| 2 | سببا | س ب بSBB | sebeben | bir yol | a course |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاتبع سببا
Arapça (Harekeli)
فَأَتْبَعَ سَبَبًا
Transliterasyon
Fe etbea sebebâ(sebeben).
Transliteration (Eng.)
FaatbaAAa sabab<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O, batıya doğru bir yol tutmuştu.
Ali Bulaç
O da, bir yol tuttu.
Bayraktar Bayraklı
O da bir yol tutup gitti.
Diyanet İşleri
O da bir yol tutup gitti.
Edip Yüksel
Nitekim, o bir yol izledi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.
Erhan Aktaş
Böylece bir sebebe tabi oldu.
Hakkı Yılmaz
Sonra o, bir sebebe tâbi oldu.
Muhammed Esed
Ve bu sayede o da (yaptığı her işde) doğru ve meşru araçlara başvurdu.
Mustafa İslamoğlu
o da kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca başvurdu.
Suat Yıldırım
84, 85. Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve onun ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu.
Süleyman Ateş
O da (kendisini batı ülkelerine ulaştıracak) bir yol tuttu.
Şaban Piriş
O da bir yol tuttu.
Yaşar Nuri Öztürk
O da bir sebebi izledi.
Edip-Layth-Martha
So he followed the means.
Muhammad Asad
and so he chose the right means [in whatever he did].*
Rashad Khalifa
Then, he pursued one way.,
The Monotheist Group
So he followed the means.