Meryem Sûresi17. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فاتخذتا خ ذ EḢZ̃fetteḣaƶetçekmiştiThen she took
2منminfrom them
3دونهمد و نD̃VNdūnihimonlarla arasınafrom them
4حجاباح ج بḪCBHicābenbir perdea screen.
5فأرسلنار س لRSLfeerselnābiz de gönderdikThen We sent
6إليهاileyhāonato her
7روحنار و حRVḪrūHanāruhumuzu (Cebrail'i)Our Spirit
8فتمثلم ث لMS̃Lfetemeṧṧelegöründüthen he assumed for her the likeness
9لهاlehāonathen he assumed for her the likeness
10بشراب ش رBŞRbeşeranbir insan şeklinde(of) a man
11سوياس و يSVYseviyyendüzgünwell-proportioned.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاتخذت من دونهم حجابا فارسلنا اليها روحنا فتمثل لها بشرا سويا

Arapça (Harekeli)

فَاتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَا إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا

Transliterasyon

Fettehazet min dûnihim hicâben fe erselnâ ileyhâ rûhanâ fe temessele lehâ beşeren seviyyâ(seviyyen).

Transliteration (Eng.)

Fa<span class="b">i</span>ttakha<span class="u">th</span>at min doonihim <span class="u">h</span>ij<span class="u">a</span>banfaarsaln<span class="u">a</span> ilayh<span class="u">a</span> roo<span class="u">h</span>an<span class="u">a</span>fatamaththala lah<span class="u">a</span> basharan sawiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve âilesiyle arasına bir perde germişti. Derken ona rûhumuzu göndermiştik de gözüne, âzası düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.

Ali Bulaç

Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.

Bayraktar Bayraklı

Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu Cebrail'i gönderdik de, ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

Diyanet İşleri

Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.*

Edip Yüksel

Kendisiyle onlar arasına bir perde çekmişti. Bu durumda ona Ruhumuzu gönderdik ve önünde mükemmel bir insan olarak biçimlendi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymuştu. Biz ona meleğimiz (Cebrail)i gönderdik de ona tam bir insan şeklinde göründü.

Erhan Aktaş

Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti.* O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti.*

Hakkı Yılmaz

Sonra ailesiyle/yakınlarıyla kendisi arasına bir perde edinmişti de Biz ona ruhumuzu/ilâhî mesajımızı* gönderdik, sonra ruhumuzu/mesajlarımızı getiren elçi, Meryem'e mükemmel bir beşerî örnek verdi.

Muhammed Esed

kendini onlardan uzak tutuyordu; bu durumdayken kendisine vahiy meleğimizi gönderdik; (bu melek) ona eli yüzü düzgün bir beşer kılığında göründü.

Mustafa İslamoğlu

Olabildiğince kendini onlardan uzak tutup sakınıyordu; hal böyleyken ona vahiy meleğimizi gönderdik; öyle ki, o ona eli yüzü düzgün bir insan suretinde göründü.

Suat Yıldırım

Onlarla kendisi arasına bir perde gerdi. Biz de ona Ruhumuzu gönderdik de, ona kusursuz, mükemmel bir insan şeklinde görünüverdi. [26, 193-194. ]

Süleyman Ateş

Onlarla kendisi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gönderdik. (O) ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

Şaban Piriş

Kendisini onlardan gizlemek için bir de perde çekmişti. Ona ruhumuzu göndermiştik. O da tam bir insan sûretinde görünmüştü ona.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.

Edip-Layth-Martha

She took to a barrier which separated her from them, so We sent Our Spirit to her, and he took on the shape of a human in all similarity.

Muhammad Asad

and kept herself in seclusion from them,* whereupon We sent unto her Our angel of revelation, who appeared to her in the shape of a well-made human being.*

Rashad Khalifa

While a barrier separated her from them, we sent to her our Spirit. He went to her in the form of a human being.,

The Monotheist Group

So she took a barrier to separate her from them, so We sent Our Spirit to her, and he took on the shape of a human being in all similarity.