Meryem Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأشارت | ش و رŞVR | feeşārat | (çocuğu) gösterdi | Then she pointed |
| 2 | إليه | — | ileyhi | onlara | to him. |
| 3 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 4 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | """How" |
| 5 | نكلم | ك ل مKLM | nukellimu | konuşuruz | (can) we speak |
| 6 | من | — | men | kimseyle | (to one) who |
| 7 | كان | ك و نKVN | kāne | olan | is |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | المهد | م ه دMHD̃ | l-mehdi | beşikte | the cradle, |
| 10 | صبيا | ص ب وṦBV | Sabiyyen | çocukla | "a child?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاشارت اليه قالوا كيف نكلم من كان فى المهد صبيا
Arapça (Harekeli)
فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا
Transliterasyon
Fe eşâret ileyh|i|, kâlû keyfe nukellimu men kâne fîl mehdi sabiyyâ(sabiyyen).
Transliteration (Eng.)
Faash<span class="u">a</span>rat ilayhi q<span class="u">a</span>loo kayfanukallimu man k<span class="u">a</span>na fee almahdi <span class="u">s</span>abiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Meryem, çocuğuna işâret etti. Nasıl olur da dediler, beşikteki çocuk konuşur?
Ali Bulaç
Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?"
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. “Biz beşikteki bir bebek ile nasıl konuşuruz?” dediler.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. "Biz, dediler, beşikteki bir sabi ile nasıl konuşuruz?"*
Edip Yüksel
(Tanıklık için) Onu gösterdi. "Nasıl olur da beşikteki bir çocukla konuşuruz?" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Onlar; "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: “Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?” dediler.*
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine Meryem ona; doğum anında aşağısında bulunan kişiye; Zekeriyya’ya işaret etti, ondan gelişmeleri açıklamasını istedi. Zekeriyya, Meryem’in zina etmeden çocuğu doğurduğuna kefil olup çocuğun ma’bedde yetiştirilmesini istedi. Onlar, “Biz, yüksek mevkide olan kişiler, henüz ergenlik çağına gelmemiş birine nasıl söz söyleriz/yüksek mevkide olan kişiler henüz ergenlik çağına gelmemiş birine nasıl söz söyler?” dediler.
Muhammed Esed
Bunun üzerine (Meryem) çocuğa işaret etti. "Daha beşikteki bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz ki!" diye çıkıştılar.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine (Meryem) çocuğa işaret etti. Onlar; "Biz, daha dünkü bir beşik bebesiyle nasıl muhatap oluruz!?" dediler.
Suat Yıldırım
Meryem, (bana değil, çocuğa sorun dercesine) çocuğu gösterdi: “Nasıl olur da, dediler, beşikteki bebekle konuşuruz? ” [23, 50]
Süleyman Ateş
(Meryem), çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?"
Şaban Piriş
Bunun üzerine çocuğu işaret etti.- Biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Meryem, çocuğa işaret etti. Dediler: "Beşikteki bir sabiyle nasıl konuşuruz?"
Edip-Layth-Martha
So she pointed to him. They said, "How can we talk to someone who is a child in a cradle?"
Muhammad Asad
Thereupon she pointed to him. They exclaimed: "How can we talk to one who [as yet] is a little boy in the cradle?"
Rashad Khalifa
She pointed to him. They said, "How can we talk with an infant in the crib?",
The Monotheist Group
So she pointed to him. They said: "How can we talk to someone who is a child in a cradle?"