Meryem Sûresi37. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فاختلفخ ل فḢLFfeḣtelefeayrılığa düştülerBut differed
2الأحزابح ز بḪZBl-eHzābuhiziplerthe sects
3منminfrom among them,
4بينهمب ي نBYNbeynihimkendi aralarındanfrom among them,
5فويلfeveylunartık vay halineso woe
6للذينlilleƶīnekimselerinto those who
7كفرواك ف رKFRkeferūinkar edendisbelieve
8منminötürüfrom
9مشهدش ه دŞHD̃meşhedigörmekten(the) witnessing
10يومي و مYVMyevminbir günü(of) a Day
11عظيمع ظ مAƵMǎZīminbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاختلف الاحزاب من بينهم فويل للذين كفروا من مشهد يوم عظيم

Arapça (Harekeli)

فَاخْتَلَفَ الْأَحْزَابُ مِن بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Transliterasyon

Fahtelefel ahzâbu min beynihim, fe veylun lillezîne keferû min meşhedi yevmin azîm(azîmin).

Transliteration (Eng.)

Fa<span class="b">i</span>khtalafa al-a<span class="u">h</span>z<span class="u">a</span>bumin baynihim fawaylun lilla<span class="u">th</span>eena kafaroo min mashhadiyawmin AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığa / aykırılığa düştüler. Ulaşıp görecekleri büyük günün şiddetli azâbı kâfirlere.

Ali Bulaç

İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkar edenlere.

Bayraktar Bayraklı

Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zaman da vay o kâfirlerin haline!

Diyanet İşleri

Sonra guruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne şahit olunduğu zamanda vay o kafirlerin haline!*

Edip Yüksel

Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük birgüne tanık olacak kafirlerin vay haline!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler. O büyük (dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline!

Erhan Aktaş

Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladırlar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.

Hakkı Yılmaz

Sonra da kendi aralarından çıkan tutarsız gruplar, ihtilâfa düştüler. İşte o büyük günün tanıklığından, duruşmasından o kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kişilerin vay haline!

Muhammed Esed

Hal böyleyken (Kitâb-ı Mukaddes'e bağlı olduklarını iddia eden) hizipler yine de aralarında (İsa'nın doğası hakkında) çekişip duruyorlar! Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman vay hallerine hakkı inkar edenlerin!

Mustafa İslamoğlu

Buna rağmen mezhepler kendi aralarında ayrılığa düştüler. O halde, büyük bir günün sorgusunda (yaşayacaklarından) dolayı, inkarda direnen o kimselerin vay hallerine!

Suat Yıldırım

Sonra onun hakkında birtakım gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o kâfirlerin başına geleceklere! *

Süleyman Ateş

Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!*

Şaban Piriş

Gruplar aralarında ayrılığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!..

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkarcıların haline!

Edip-Layth-Martha

So the parties disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible day.

Muhammad Asad

And yet, the sects [that follow the Bible] are at variance among themselves [about the nature of Jesus* Woe, then, unto all who deny the truth when that awesome Day will appear!*

Rashad Khalifa

The various parties disputed among themselves (regarding the identity of Jesus). Therefore, woe to those who disbelieve from the sight of a terrible day.,

The Monotheist Group

Thus the Confederates disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible Day.