Meryem Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أسمع | س م عSMA | esmiǎ' | ne güzel işitirler | How they will hear! |
| 2 | بهم | — | bihim | onlar | How they will hear! |
| 3 | وأبصر | ب ص رBṦR | ve ebSir | ne güzel görürler | and how (they will) see! |
| 4 | يوم | ي و مYVM | yevme | gün | (the) Day |
| 5 | يأتوننا | ا ت يETY | ye'tūnenā | bize geldikleri | they will come to Us, |
| 6 | لكن | — | lākini | ama | but |
| 7 | الظالمون | ظ ل مƵLM | Z-Zālimūne | zalimler | the wrongdoers |
| 8 | اليوم | ي و مYVM | l-yevme | bugün | today |
| 9 | في | — | fī | içindedirler | (are) in |
| 10 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | sapıklık | error |
| 11 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اسمع بهم وابصر يوم ياتوننا لكن الظلمون اليوم فى ضلل مبين
Arapça (Harekeli)
أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَكِنِ الظَّالِمُونَ الْيَوْمَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
Esmi’ bihim ve ebsır yevme ye’tûnenâ lâkiniz zâlimûnel yevme fî dalâlin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
AsmiAA bihim waab<span class="u">s</span>ir yawma ya/toonan<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span>kini a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoona alyawmafee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin mubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Neler duyacaklar, neler görecekler bize geldikleri gün; fakat zâlimler, bugün, apaçık bir sapıklıkta.
Ali Bulaç
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
Bize gelecekleri gün, ne güzel işitecekler ve ne güzel görecekler! Fakat, haksızlık yapanlar o gün apaçık bir şaşkınlık içindedirler.
Diyanet İşleri
Onlar, bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyarlar ve ne iyi görürler (bir görsen)! Fakat o zalimler bugün açık bir sapıklık içindedirler.
Edip Yüksel
Bize geldikleri gün onları dinle ve seyret! Zalimler, o gün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Erhan Aktaş
Bize gelecekleri gün, onlara gerçekler işittirilir ve gösterilir. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir şaşkınlık içindeler.
Hakkı Yılmaz
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseler, bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Muhammed Esed
Bizim karşımıza çıkacakları o Gün, (gerçeği) nasıl da apaçık işitecek ve görecekler! Ne var ki, bu zalimler o gün artık aşikar bir biçimde bir kere yoldan çıkmış bulunacaklar:
Mustafa İslamoğlu
Bize gelecekleri o günde neler işitip neler görecekler (bir bilsen)! Fakat zalimler, o gün aşikar bir biçimde yoldan sapmış bulunacaklar.
Suat Yıldırım
Neler işitecek, neler görecekler onlar, huzurumuza gelecekleri gün! Gerçeği pek güzel anlayacaklar o gün. Ama zalimler o gün tam bir şaşkınlık içindedirler.
Süleyman Ateş
Bize geldikleri gün ne güzel işitir, ne güzel görürler. Ama o zalimler, bugün apaçık sapıklık içindedirler!
Şaban Piriş
Bize geldikleri gün, neler görüp işitecekler. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir fasıklık içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bize gelecekleri gün neler işitecekler, neler görecekler. Fakat o zalimler bugün, açık bir sapıklık içindedirler.
Edip-Layth-Martha
Listen to what they say and watch on the day they come to Us. But the wicked today are in clear misguidance.
Muhammad Asad
How well will they hear and see [the truth] on the Day when they come before Us! Today, however, these evildoers are obviously lost in error:
Rashad Khalifa
Wait till you hear them and see them when they come to face us. The transgressors on that day will be totally lost.,
The Monotheist Group
Listen to what they say and watch on the Day they come to Us. But the wicked today are in a clear misguidance.